Ağ Günlükleri

DOLDUR SAKİ İÇEYİM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Doldur saki içeyim
Kendimden geçeyim
Sanma ki zevkten içeceğim
Derdim çok
Param hiç yok
Var mısın? Deftere yaz şu hesabımı
Alacağım birkaç şişeden ibaret şarabı

Doldur saki
Şarabım berrak
Gün gibi beyaz olsun
Çünkü aydınlığa
Duruluğa hasretim
Muhtacım
Şu yaşamı bana haram edenlere
Her şey zehir her şey köz, ateş gibi olsun

İçeceğim kutsal şarabı
Yâd edeceğim dertleri
Hırsızlara, sömürenlere, döneklere
Yaşamın değerini bilmeyenlere söverek

Hapsedilen Kadınlar.../ Gülazer Akın

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Evet çok kadın var içeride. Siyasi-adli fark etmez. Hapsedilmişliğin ağırlığı hepsinde aynı değeri taşır.
 
Sanki “dışarıda” iken, hayatın her anı bir sınırlandırılmışlıkla yüz yüze bırakmıyordu bizi.
 
Sanki zaten hep eve hapsedilmiyordu kadın.
 
Sanki ev dışında ille de bir erkeğin refakatinde çıkmıyordu sokağa bir de böyle ayrıca hapsediliyor, yüksek güvenlikli cezaevlerinde.
 
Sanki kararlarını kendisi alabiliyor, hayatına kendisi yön verebiliyordu gibi. Şimdi de böyle içerisi kadınlarla tıka basa dolduruluyor.
 

HARMAN SAVURMA ZAMANI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dağları gül
Havası buğday
Yaylası çemen
Yürekleri sevda kokan
Gülü, gülistanı olan Kağızman

Ceylan gibi
Sekerek yürüyen
Gelin, kızları sıcakkanlı olan sılam

Çobanların kavallardan
Yanık ezgiler dökülen
Büyülü akşamlarında hüzün
Mehtaplı gecelerde
Harman savuran
Çağlayanım
Pınarım
Hasretim
Sapı samandan ayıran
Emekçi köylüsü olan şirin sılam

ADALET BU MUDUR?

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Onur, şeref, izzet olmadan olmaz,
Hiç akıl parayla-pulla alınmaz,
İnsanoğlu cahil kalma, kâmil ol…
Umut biterse hedefe varılmaz.

Herkes çırılçıplak gelir dünyaya!
Çırılçıplak da konur sandukaya;
Saç kapalı, açık olsa ne yazar?
İster kapan istersen uy modaya.

Mevla bu dünyayı yönetmiyor mu?
Mademki hep uludur bilmiyor mu?
Neden kimi zengin kimi de fakir?
Eşitsizliği bozsa olmuyor mu?

Seher

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

       Bugün bir tuhaflık var üzerinde. Yine aynı yerine oturmuş, çantasından çıkardığı sigarasını arayıp bulduğu çakmağı ile yakmaya çalışıyordu. Her zaman güzel sözler duymak bahanesi ile yanına çağırdığı falcı kadını da yanından tersleyerek uzaklaştırmıştı. Kadın buna anlam verememişti. Ama onun delice bakan gözlerinden ürkmüştü.

Dostluk ve Düşmanlık...

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kolları sıvayıp hazırlıklara başladık hemen. Gültepe Gördüren Sinema Salonu tarihe tanıklık edecekti. Ozan Emekçi dışındaki tüm aktiviteler Meh-Der Kültür Derneğimiz tarafından yapılacaktı. Tiyatro oyunu ve folklor gösterisi hazırdı. Sıra gecenin tanıtımına ve bilet satışına gelmişti. Biletleri kısa sürede tükettik. Ama kimse Ozan Emekçi’yi getireceğimize inanmıyordu, hatta aralarında buna ihtimal bile vermeyenler vardı. Kimileri de, ‘‘Partizandır bunlar! ‘Getiririz’ diyorlarsa mutlaka getirirler.‘‘

Hawar Romanı /Ali Oruç

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

5 Nolu size neyi hatırlatıyor?

Ali Oruç: Diyarbakır Zindanı bana gençliğimin yok olmasını hatırlatıyor. Yine Diyarbakır Zindanı bana işkenceyi, ihaneti ve dişe diş direnişi hatırlatıyor. Kürt halkının öldürülmek istenilen kimliğini ve buna karşı Kürt devrimcilerinin işkence, ihanete karşı duruşunu ifade ediyor. Diyarbakır Zindanında ihanet de direniş de yaşanacak kadar yaşandı. Bundan dolayı da 5 Nolu bir mücadele alanını, varoluşu ifade ediyor.

YÂR GÖNÜL BU

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yâr bana unutturma dileğimi
Parçalama kanayan ciğerimi
Bülbüllerin öttüğü bu bağlarda
Bahar gülüşün sarsın yüreğimi

Kendi güzel, huyu güzel çiçeğim
Dön bak bana sana ne diyeceğim
Ne olur gel şu gönül sarayıma
Sana tüm yüreğimi vereceğim

Engeller geçit versin ki gelesin
Beni gördüğünde bana gülesin
Ay yüzlü, karakaşlı sevdiceğim
Umarım bana bir buse veresin

Yüreğimi yoğurdum sevgin ile
Çağır şu dağlar, taşlar gelsin dile
Eğer bir nebze yalanım var ise
Hayatıma dolsun dert ile çile

YAŞAMAK GEREKİR SENİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bahar dolu bir esinti aktı
Gül kokunla
Yüreğimin
En derinliklerine
Karanlığı terk eden
Güneş saçan öpülesi yanakların
Yaktı dudaklarımı, ateş aktı içime

Mavi göğün altında
Börtü böceklerin
Çobanların uğrağı olan
Yaşam dolu
Berrak pınarım
Sen içime
Akıp duruyorsun
Sakin ve sessiz
Kalbimin
En derinliğine doğru umut dolu

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.