Ağ Günlükleri

ŞERVANEKE LEHENG İM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ez hesin û polat im
Keça gelê Kurdan im
Natewim û nakevim
Bendewarê welat im

Venamirim, nahelim
Ez bi topan namirim
Şoreşvan û şervan im
Rizgarî yê dixwazim

Botan tim canê min e
Xerzan jî çavê min e
Rûmet jî azadî ye
Welat jî dilê min e

Têk naçim û naweşim
Şervaneke leheng im
Axa me jî pir geş e
Ez her tim lê dimeşim

Koletî yê naxwazim
Azadî yê dixwezim
Bindestî şerma min e
Ku ez welat nexwezim

Mehmet Çobanoglu
19.05.2014
Stanbol

DÊMÊN TE PİR XWEŞİKİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Delala min bextiyra min
Rindê neçe û were ba min
Ev dil qet gotinan fêhm nake
Ez qurban bigire destê min

Dêmên te xweşik in wek baxan
Zû were em herin ser kaxan
Çavreşê, gulê, xezala min
Em herin têkevin nav şaxan

Rinda min, birhên te kevan e
Mijangên te jî wek tîran e
Xwezî dilê min de biçikî
Qedir ê te ba min pir girann e

Heyv û stêrkên ser diyaran
Gul û gulpikên nav zozanan
Min şake ûmin bextîyar ke
Em herin nav mêrg û xozanan

MADENCİ FERYADI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bir acı kaynaştı
Yüreğimizin derinliğinde
Bir sancı doldu şakağımıza
Maden ocağına
Cephaneye dolduk
Alaca bir karanlık üşüştü üzerimize
Yürüttüğümüz ekmek kavgasıdır, bizim
Gelir miyiz, gelmez miyiz? Hiç bilinmez

Fersahlarca yer altında
Bir kasırgadır peşimizde
Anadan üryan
Duygularımıza
Diş biliyor, kin gidiyor
Karanlığın rengi gibi simsiyah olan! Bu ülkede
Boğazlamak, öldürmek için yürüyor üstümüze

SOMA KÖMÜR OCAĞI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yürüdük kömür ocağına
Düştük ölümün kucağına
Bu kader değil büyük ihmal
Gömüldük zulmün sapağına

Madenciyiz koşturuyoruz
Soma Dağ’ını eşiyoruz
Kömür ocağı çok derindir
Yeraltında hep üşüyoruz

Bıktık düzenin açlığına
Gaz, zehir, ateş kaçağına
Yine ölüme yenik düştük
Doyamadık yâr yanağına

Her yer gaz, göz gözü görmüyor
Kimi ölmüş kimi inliyor
Maden ocağı gece gibi
Zaman durmuş güneş doğmuyor

HALK AYAĞA KALKTI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dağlara, vadilere gaz, zehir attılar
Ateş yakıp çok köyler, ilçeler yaktılar
Tank, toplarla tüm kapılara dayandılar
Her yeri toz, duman içinde bıraktılar

Kanayan bir yara büyüdü bağrımızda
Can acıtan bir pranga ayağımızda
Yürek dayanmaz oldu tüm acılara
Birde zalimlerden kalanlar başımızda

Yalan-dolanla çok aramızda kaldılar
Allem -kulem ettiler her şeyi çaldılar
Evveli, sonu kötü olan şu düzende
Kurşun, mermi sıkıp nice canlar aldılar

Emek ve yaşam

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Bize tarihte gerek sözel, gerekse yazınsal anlatımda, genellikle toplumun temelini oluşturan aile yapısını şöyle anlatırlar:
“Başlangıçta herkes bir aile ya da kabilenin kolektif yaşamı içinde sürüp gidiyordu…”
İnsanlar o zamanlar yalnızlığın ne olduğundan habersizdiler.
Kendilerini ayrı birer bireycik olarak düşünmek akıllarına dahi gelmiyordu.
Derken tarihte birliktelik, refaha el ele ilerleyince yalnızlık salgını dünyayı kasıp kavurmaya başladı.
Günümüzde ise, tüm dünyada, iş ve aile hayatı arasındaki uyuşmazlık önemli bir sorundur.

AŞK TARLASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kavgamızı yürütür
Sevdamızı büyütür
Şafağın peşinde koşar
Sımsıcak güneşi, aydınlığı
Alnından öperiz
Biz el öpmesini de
Yârin dudaklarından
Masum bir öpücük almasını da biliriz

Bizde ne yalan
Nede hile olur
Gerçekleri savunur
Doğruları dillendirir
Gizemli sayfalarda
Yaşanan acı ve tatlı şeyleri saklamayız
Biz mütemadiyen her mevzuda şeffafız

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.