Ağ Günlükleri

BİLMEK

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
 
Bilmek,
Zamanın burçlarında
Sabrın hurcunu çözmek.
Ezmek kuşkuların yedi başlı ifritini,
Ay ışığında bulutları silmek.
 
Bilmek,
Sevgilerin kavşağında
Kaldırımları ezen gizleri çözmek.
Gezmek yürek atlasında evreni
Çiçek çiçek yüreklere ekilmek.
 
Bilmek,

BRE EŞKIYA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yolu yanlış, dili sivri…
Her bir kelâmı ağı, ateş!
Her bakışı suç,
Yaşantısı hile,
Midesi haram,
Cebi dolar dolu,
Seni akrep, seni çıyan…
Bayağılığı tercih ettin,
Bre eşkıya, sen de adam mısın?

Annelerin gözyaşları, feryadı…
Sel olup taştı,
Sayende ülke yanıyor,
Her yer karanlık,
Göz gözü görmüyor,
Ey seri katil,
Kürt, Alevi tüm halk düşmanı,
Çocukların kanı ellerine bulaştı!
Sıktırdığın kurşunlarda imzan;
Adolf Hitler’e, Saddam’a da özentin var.

Güneşi Saracağız Yaralarımıza

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Tanıdık gözlere rastlıyoruz, bulutları dağılmış parlak bir gökyüzüne benzeyen gözlere.
Yüzlerini bezlerle maskelemişler çünkü.
Adresimizi sakladığımız günleri anımsıyoruz.
Arkada bıraktıklarımızın endişeleri bile bizi ısıtırdı çünkü o illegal zamanlarda.
Ellerinde yüreğe benzeyen bir şeyler var. Tutup fırlatacaklar caddenin ortasına.
"Örgütlü halk yenilmez" pankartı heyecanlandırıyor en çok beni.
Ve en çok direnen, polisin soluğunu kesen, hırçınlaştıran bu pankartın arkasında duranlar oluyor.

Güm güm vuran yüreklerimizle

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Püskürtüp son icat silahlarınızı
Alnınızın ortasına yazdık sokakta
“İnsanız” diye adımızı
Siz “ölüm “dediniz 
Önce ağaçlara
Sonra kuşlara
Biz “olmaz” dedik 
“Kutsaldır yaşam hakkı onlara da”
Birlikte direndik
Biz, ağaçlar, kuşlar, börtü böcek
Bu zaferi ders olsun diye 
Tarih her zaman önünüze sürecek…

SEVGİ DİLENİYORUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dudaklarından
Tadı bal misali
Bir ufak busen
İçime doldu
Gün doğumunda
Seninle açan güllerde
Uçuşan kelebeklere
Öykündüm
Divane gönlüm
Şimdi çok özgür
Bak işte soluğunu, nefesini
İçime çekiyorum
Yüzün sanki cennet-i ala
Her köşesi gül, gülistan bir bahar oldu bana

Yıldızlara sinen bakışlarını
Şafak yüklü gülüşünü
Ab-ı revan olup akan
Kahkahalarını
Hepsini yüreğime kattım
Eğer bir nebze yalanım varsa
Boynuma yağlı urganlar yağlı ipler çekilsin

YOKSULLUK BİTMİYOR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dert, keder, açılık, yoksulluk bitmiyor
Ülkeye pislik doldu aşılmıyor
Hırsızlar başa geldi, insanlar aç
Ar-namus var mı, yok mu? Bilinmiyor

Patronların, beylerin hali budur
Gittikleri tüm yollar kötü yoldur
İnançları, düşleri hep bomboştur
Dümenleri, hileleri çok boldur

Kimi sofu kimi de hacı –hoca
Kimi yurtsuz, kimi istiyor loca
Akıl almaz şu şeyler neyin nesi
Kimi kanalarda arıyor koca

WWLAT XWESTİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ka axa me ka warê me
Ka bajarok ka gundên me
Tank û topan me qelibîn
Digîrîn zarok, jinên me

Mal û gundên me hilşandin
Jahr û alev me reşandin
Nav kuçen de em qêrîyan
Jiyana me jî hêrandin

Koletî ar û agir e
Qet azadî yê nagire
Dîsa li me xwîn dikişe
Derdê û kulên me jî gire

Ereb û Ecem û Tirk’in
Tu biratîya nasnakin
Heşyarbin, gelê birûmet
Hêzdarî welat avakin

Em nexulam, nebindestin
Bo rizgarî yê nawestîn
Xortên me meşîyan çiyan
Karkerên me welat xwestin

ŞÊRÎNA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şêrina min, canana min
Aramîya dilê min î
Qet wîzar û fîgan neke
Tu bilbila baxê min î

Ey dîlberê ev der xweş e
Were ba min venekişe
Em herin geşt û seyranê
Ava çeman tim dikişe

Bedewa min, çavreşa min
Xemdar nebe, xema neke
Bibe kenên ser lêvên min
Gul û kulbikan min şake

Dev kenê û zar şêrinê
Binefş, sosin, nêrgiza min
Dixwazim bihara me bê
Gul vede bibe gula min

Taştê ya min, şîva min î
Delala min were ba min
Xişirên te ken û gulin
Tu roja dinyaya min î

Kamp Yeri

Rauf Akar kullanıcısının resmi

“Cebimde on liram var, yemek yemeye yeterli midir?” diye sordu.
“Yeterli, yetrli .. Benimle gelin lütfen "
.
Kafenin hemen karşısında küçük bir lokanta vardı. Oraya gitti. İçerde yirmi-yirmi beş yaşlarında bir genç kız ortalığı düzenliyordu.Müşterisini görünce, işini yarıda kesti:
“Buyurun buyurun” dedi gülümseyerek.
 “Vallahi cebimde on liram var. Neler yiyebilirim?”
 “Biz tabldot veriyoruz. Ederi de 9 liradır”
Önündeki yemek listesine baktı adam. “Neler yiyebilirim?” diye sordu tekrar.

Yaşamak

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Atmaktır kendini dalgalara
Ta orta yerinden
Dalmaktır fırtınaya
Kemanı dinlerken
Kapatıp gözlerini sevgiliyi görebilmektir
Aşık olabilmektir yaşamak
Koklamaktır bir çiçeği dalında
Şarabın kırmızı ve mayhoş deminde
Karşılamaktır günbatımını
Şarkı söylemektir örneğin
Ya da
Bir uzun havayı dağlara serip
Arkasında beklemektir sevgiliyi
Yaşamak
Dövüşmektir
Denizdeki balığın
Topraktaki karıncanın
Ormandaki ağacın
Yaşamasını savunabilmektir.
Yaşamak

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.