Ağ Günlükleri

ŞÎRÎNÊ Û KUBARÊ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Lê keçê bejn ziravê,
Dimeşî diçî avê,
Pir rind û bedewî…
Rûçikê te wek tavê.

Por reşê kember zîvê,
Pir başî lê qemerê,
Tenûrê nîn dipêjî,
Bêna wî ket herderê.

Şîrînê û kubarê,
Dest hine por keverê;
Daxwazim were malê,
Rûgeş be bo êvarê.

Havîne jî wek te xweşe,
Lez bike tu bimeşe,
Warê ba min ez şa bim
Bête jiyan nebaşe

Pêşmala te nedere
Keske, sore û zere
Ez qurbana canê te
Bête jîyan kesere

Mehmet Çobanoglu
29.03.2014
Stenbol

AÇ YÜREĞİNİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güneşe koşuyorum
O sensin
Topraktır kokluyorum
Misk i amber tenindir
Gelincikleri
Sana öykünen bahar geldi
Sürü güden
Kavruk tenli çobanların
Yanık kavallardan dökülüyor
Duygu seli, yürek sesi o da sensin ey yâr

Bağrımı ateş sardı
Zaman şehvet zamanı
Bitsin artık gamım
Kederim
Beni öldüren hasret
Ne edeyim budur mizacım
Niyetim hiç seni üzmek değil
Bana kucak aç
Veya aç yüreğini
Bir buse ver hayat bulsun sevdam
Yemyeşil baharda yaşamak istiyorum seni

pes etme arkadaş

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

pes etme arkadaş

arkadaş,
Düşün;hayal kur
belki;istediğimi bulamadım
hayallerime yetişemedim belki
öyle çok öyle masum ki!
ne kimseleri incitmek istedim
ne kimseyi mutsuz etmekti iseğim
neyleyim beceremedim

coşkun bir ırmak gibi coştum
vadiler yaratmak isterdim
sümbül tarlaları yamaçlarda
dostumu ağırlamak isterdim
bir gönülü kırmaktansa
toprak olmak isterdim
her yağmurda çiçekler veren
karıncalara yuva olan
cümle canlıya barınak olan 
toprak olmak isterdim

PERİ KIZI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Gün ışığına koşuyorum
Şafak süzülürken
Dağlara
Bayırlara
Yaylalara
İçimdeki karanlığı
Geceyi
Tutup attım
Dipsiz uçurumlara
Şimdi
Gaydalardan
Sipsilerden
Ezgi, nağme, şarkılar yükseliyor

Umutlarımı
Hecelere
Beni yakan
Acıtan aşkımı
Sevdamı
Dizelere, şiirlere, yüreğime yazdım

Kendimi bıraktım
Sabahın kollarına
Yolcuyum umuda
Özlemin ağ ördü içime
Fiziğin beynime perçinlendi
Yüreğimi halen sana tutsak, halen bir köle.

Genç yazara üçüncü öğüt: Dokunulmayana dokunma cesareti

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Geri dönüp baktığımda yarattığım ilk roman kahramanım arkadaşlarımdı. O zaman kaldığım Yozgat Cezaevi’nde bir koğuşta topu topu 9 kişiydik. Bir ara sayımız altıya kadar düştü.  Şöyle düşünün, duvarlar aynı, insanlar aynı, oysa insanoğlu dokunduğu her şeyi değiştirerek bugüne gelmiştir. Bazen yapmış, bazen bozmuştur, ancak bu tip yerlerde hiç bir şey size ait değildir. Ranzalar yere ve tavana montelidir. Dolaplar sabittir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.