E Harfi Yazım Kılavuzu
Lê keçê bejn ziravê,
Dimeşî diçî avê,
Pir rind û bedewî…
Rûçikê te wek tavê.
Por reşê kember zîvê,
Pir başî lê qemerê,
Tenûrê nîn dipêjî,
Bêna wî ket herderê.
Şîrînê û kubarê,
Dest hine por keverê;
Daxwazim were malê,
Rûgeş be bo êvarê.
Havîne jî wek te xweşe,
Lez bike tu bimeşe,
Warê ba min ez şa bim
Bête jiyan nebaşe
Pêşmala te nedere
Keske, sore û zere
Ez qurbana canê te
Bête jîyan kesere
Mehmet Çobanoglu
29.03.2014
Stenbol
Güneşe koşuyorum
O sensin
Topraktır kokluyorum
Misk i amber tenindir
Gelincikleri
Sana öykünen bahar geldi
Sürü güden
Kavruk tenli çobanların
Yanık kavallardan dökülüyor
Duygu seli, yürek sesi o da sensin ey yâr
Bağrımı ateş sardı
Zaman şehvet zamanı
Bitsin artık gamım
Kederim
Beni öldüren hasret
Ne edeyim budur mizacım
Niyetim hiç seni üzmek değil
Bana kucak aç
Veya aç yüreğini
Bir buse ver hayat bulsun sevdam
Yemyeşil baharda yaşamak istiyorum seni
pes etme arkadaş
arkadaş,
Düşün;hayal kur
belki;istediğimi bulamadım
hayallerime yetişemedim belki
öyle çok öyle masum ki!
ne kimseleri incitmek istedim
ne kimseyi mutsuz etmekti iseğim
neyleyim beceremedim
coşkun bir ırmak gibi coştum
vadiler yaratmak isterdim
sümbül tarlaları yamaçlarda
dostumu ağırlamak isterdim
bir gönülü kırmaktansa
toprak olmak isterdim
her yağmurda çiçekler veren
karıncalara yuva olan
cümle canlıya barınak olan
toprak olmak isterdim
"Ç" Harfi - Yazım Kılavuzu
Gün ışığına koşuyorum
Şafak süzülürken
Dağlara
Bayırlara
Yaylalara
İçimdeki karanlığı
Geceyi
Tutup attım
Dipsiz uçurumlara
Şimdi
Gaydalardan
Sipsilerden
Ezgi, nağme, şarkılar yükseliyor
Umutlarımı
Hecelere
Beni yakan
Acıtan aşkımı
Sevdamı
Dizelere, şiirlere, yüreğime yazdım
Kendimi bıraktım
Sabahın kollarına
Yolcuyum umuda
Özlemin ağ ördü içime
Fiziğin beynime perçinlendi
Yüreğimi halen sana tutsak, halen bir köle.
Geri dönüp baktığımda yarattığım ilk roman kahramanım arkadaşlarımdı. O zaman kaldığım Yozgat Cezaevi’nde bir koğuşta topu topu 9 kişiydik. Bir ara sayımız altıya kadar düştü. Şöyle düşünün, duvarlar aynı, insanlar aynı, oysa insanoğlu dokunduğu her şeyi değiştirerek bugüne gelmiştir. Bazen yapmış, bazen bozmuştur, ancak bu tip yerlerde hiç bir şey size ait değildir. Ranzalar yere ve tavana montelidir. Dolaplar sabittir.
hem de kapitalist gericiliğin ortasında,
hiç kimse bir şeylerini feda etmeden
kurulacağını düşünmek bir masaldır."
Che