"Gizli bir Kemalist: Haydar Karataş,"
Ve yerer hükümeti. Ya diğer kahramanlar, onlara ne diyeceğiz? Roman ve Film kahramanlarından yola çıkarak, şu kişi "gizli" bilmem neymiş denebilse ne olur?
Ve yerer hükümeti. Ya diğer kahramanlar, onlara ne diyeceğiz? Roman ve Film kahramanlarından yola çıkarak, şu kişi "gizli" bilmem neymiş denebilse ne olur?
ya sen ya da bendir.
İkimiz birden değil.”[1]
Kapitalizm, parıltılı bir çöp yığını hâline getirdiği yerkürede; yaşa(tıl)dığımız “karmaşık” gerçekliği, “basitçe” ifade etmemizi, anlamamızı sağlayan bir felakettir.
Günümüzün en korkunç gerçekliğidir![2]
Komutan Yardımcısı Marcos, “Düşmanın birçok yüzü vardır, ama tek bir ismi var; kapitalizm,” uyarısına konu olan “İleri bir korsanlık sistemidir,” Thorstein Veblen’in saptamasındaki üzere!
I) KISA BİR ÇERÇEVE
I.1) “TOPLUMSAL MUHALEFET” DEYİNCE
I.2) “OLMAZSA OLMAZ”LAR
I.3) PRATİK VEYA ROL(ÜMÜZ), POZİSYON(UMUZ)
I.4) ÖĞRENCİ GENÇLİK
II) SOMUT GERÇEK(LER)
II.1) GENÇLİĞİ(MİZİ)N BUGÜNÜ
II.2) BİR ŞEYLER DAHA!
III) BU TABLODA GENÇLİK!
IV) “İYİ DE NASIL” MI?
daha çok müzik var.”[1]
Attila Özdemiroğlu... Türkiye müzik ve sinema tarihiyle bütünleşmiş bir ömür... Gezi Direnişi’nde de vardı, sansüre karşı mücadelede de... Müziğin insanlık için ortak bir dil olduğunu her fırsatta söylerdi ve kavgasıyla da hep yanımızdaydı
yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar…”[1]
Aslında, hep vardı… Tarihi, olasıdır ki insanlık tarihinden eskilere dayanır. Hatta kendini koruma/savunma refleksine temel olduğundan, en azından memeli hayvanlar (ama belki de omurgalılar, kıkırdaklılar… hava ve deniz hayvanları) için türü sürdürmeye yarayan yararlı bir içgüdü olduğu da söylenebilir. Kara ve deniz hayvanlarının çoğu ve de kanatlılar kendi türleri için tehdit oluşturan başka hayvanlardan korkarak kaçarlar…
Zordur bu ülke vatandaşı olmak, gerçekten çok zor! Hele hele; Çocuk olmak... Genç olmak... Kadın olmak…
Genç olursun, daha dünkü genç EREN gibi vurulursun…
Konuşamazsın,
Küçük gelin olursun,
Küçük işçi olursun,
Taciz edilirsin,
Giyiminle yargılanırsın,
Mucit olur desteklenmezsin,
Olmadık örgütlerin içine çekilmek istersin…
Sorgulayamazsın…
Oysa, o aydınlık ve tertemiz yüreğinize bırakmayı ne de çok isterdim bu dünyayı:
Çocukluğunuzdaki, neşenizi saçabilseniz…
tutsak olursanız
belanızı bulursunuz.”[1]
Tek bir dileği vardı: Üniversiteyi kazanıp öğretmen olmak istiyordu. Ailesi fakirdi. Yaşadığı köy ilçeye yakın olduğu için, taşımalı eğitim sistemiyle liseye kadar okuyabilmişti.
Şövalyeler diyarı Rodos, Osmanlı’nın işgaline uğramış. Osmanlı’ya ait eserler birkaç camiden ibaret yalnızca. Ada ise buram buram tarih kokuyor. Sonraları İtalyanlar da işgal etmiş. Adanın özgün bir kültürü var. Sembolleri ise Rodos şehrindeki geyik heykelleri…
1.1) BASKI(LAR) VE SALDIRI(LAR)
1.2) YOLSUZ(LUK)LAR
1.3) YSK PİYONU
1.4) KÜRT FAKTÖRÜ
1.5) 16 NİSAN ABARTILARI, ZIRVALARI
2) REFERANDUM SONRASI
2.1) OYSA!
2.2) CHP’NİN TAVIR(SIZLIĞ)I
3) POST-REFERANDUM GÜZERGÂHI
3.1) REJİMİN SİYASAL VEÇHESİ