Güncel
Şeyh Bedreddin: “Sözü, Bakışı, Soluğu Aramızdan Çıkıp Gelecektir”[*]
kimse karanlığa uyanmasın diye…”[1]
Şeyh Bedreddin (ile Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal) İsyanı’ndan söz etmek kolay değil; tarihten felsefeye, başkaldırıdan devrimci praksise uzanan (ütopik de olsa) yeni bir dünya talebini içeren muazzam bir deneyim olmasından elbette…[2]
Şeyh Bedreddin başkaldırısı, Osmanlı düzenine karşı eşitlikçi bir isyandır ve devrimci mücadele tarihinin bugüne taşıdıkları açısından çok önemlidir.
Umudu –Tüketmeden- Çoğaltandı Sennur Sezer [*]
Kaya çatlayacak, tohum yeşerecektir.”[1]
“Evliyim/ İki çocukluyum/ Ozanım/ Düzeltirim/ Çocuklarımdır/ Bütün çocukları dünyanın,” derdi; hayatı boyunca işçi sınıfı için eserler üreten şair-yazar Sennur Sezer; sınıfın edebiyatçısıydı; ilk işi de tersane işçiliğiydi.
* * * * *
Hüseyin Doğan'ın Anısına
Bugün eski CHP Milletvekillerinden Hüseyin Doğan'ın Hakk’a yürümesinin birinci yıldönümü.
Çocukluğum, cemli semli, dedeli, talipli ilişkilerin kıyısında geçti. Bir köşede oturur yetişkin bir insan gibi dinlerdim. Çoğu kez rakı kokan o ağır sohbetlerden bunalır, bana biçilen büyük adam rolü ile çocukluğum arasında gider gelirdim.
O sohbetlerde sıklıkla duyduğum Veli Baba isminde biri vardı ki, kimmiş diye merak ederdim. Övgüyle söz edildiğine göre, ‘Cace ablamın kocası Hasan Baba gibi biri olmalı’ diye düşünürdüm.
“Kırık Mozaik”(imiz)in Parçası Süryaniler[*]
Bu niçinler niçin böyle yanıtsız?”[1]
Olup da Bitmeyen: Maraş’tan Bugüne Alevîler
II. AYRIM: MARAŞ KATLİAMI
II.1) TARİHSEL ARKA PLAN
II.2) DEVLET BELGELERİ’NDEKİ MARAŞ GERÇEĞİ
II.3) VERİLER, TANIKLIKLAR, SORUMLULAR VE SORU(N)LAR
III. AYRIM: OSMANLILAR’DAN CUMHURİYET’E ALEVÎLER
III.1) OSMANLILAR’DA KIZILBAŞLAR
III.2) CUMHURİYET’TE ALEVÎLER
III.3) ORTACA, SİVAS (MADIMAK), ÇORUM, GAZİ, VD’LERİ…
Gelişimin Diyalektiği
“İnsan bilmediklerinin esiridir, öğrendikçe özgürleşir” der Sipinoza. Bilginin önemine, bilgisizliğin esaretine değinir. Bilgi, insan topluluklarının tarihsel gelişim evrelerinde önemli bir yere sahiptir. Topluluklarla başlayan bilgi serüveni, yine onlar tarafından kaydedilerek, kullanılarak, değerlendirilerek, geliştirilerek, kuşaktan kuşağa aktarılıp arşivlenerek sonsuzluğa doğru yol alır.
Öykü(müz) deyince veya Sait Faik ile Sabahattin Ali[*]
fêkiyan nagirin.”[1]
Adım adım katliam 4
Taranma korkusu içinde ilerliyoruz. Taş yapılı eski bir evin önünden geçerken, kafesli penceresinden, ince, esmer bir gelin, sağ yumruğunu sol avcuna vura vura küfretti bize. Uzaktı ne dediği anlaşılmadı. Musa Dayı arka kapağın üzerinden bacağını uzatmakla yetindi. Mesajı alan kadın başı kopmuş tavuk gibi çırpındı. Askerler bu sessiz filmden habersiz, Musa Dayı'ya bakıyorlardı.
Kapıçam'a yetiştiğimizde kurtulup özgürce solumanın zevkini tattık.
''Ohh be dünya varmış!''






