Güncel

Türkiye'de İlan Edilmeden Yaşatılan Şeriatın, İlanında Son Viraj

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Kim hangi mantık, düşünce ile inanırsa inansın Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam birbirinin içerisinden, birbirine düşmanlaşarak çıkan İbrani, Süryani ve Arapların uydurma dinleridir. Her üç halk birbiriyle aynı etnik yapıdan olan kardeş toplumlar olduğundan, dini masallarının kendilerine hoş gelmesi demek, diğer toplumlarda da aynı hazzı uyandıracak diye bir mantık söz konusu edilemez. Çünkü bu dinler Allah’ın var ettiği dinler değil, üç kardeş toplumun gelişkin masalcı hikayelerinin bir ürünüdür.

Değerli Dost(lar),

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 27 Aralık 1861’de Londra'daki Karl Marx’ın Manchester'daki Friedrich Engels'e yazdığı üzeredir:

“Sevgili Engels,

(...) Bu arada yeni yıl için şimdiden mutluluklar dilerim. Eskisi gibiyse ben kendi adıma şeytana havale ederim.

Selam,

Senin, K.M.” (Karl Marx-Friedrich Engels Collected Works, Cilt 41, p.337)

İçtenlikle
 
Temel Demirer

AŞK, İLLE DE AŞK[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?”[1]
 
Marcel  Proust’un, “Hayata hak ettiği görkemi tekrar veren insanlar,” ifadesi, belki de en çok şairler için geçerlidir.
“Teşekkürler Hayat!” (s.152) yani “Gracias a La Vida!” diyen bir şairin şiirine dair yazmak hiç de kolay değil. Kimi zaman düz bir cümle kurmakta bile zorlanılırken, derin anlamlar içeren aşk şiiri yazmak kolay olabilir mi? Hem de hepimize, “Nullis amor est sanabilis herbis/ Aşkın ilâcı yoktur,” gerçeğini bir kere daha anımsatırken.

Vicdanı Şiirine Dahil Etti Salih Bolat[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Çünkü şiir alacakaranlıkta
görebilen bekleyiştir.”[1]
 
Salih Bolat ile, 70’li yılların başında, Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki -bol cıgara dumanlı- ‘Petek’ edebiyat dergisi bürosunda tanışmıştım.
Onu nasıl anlatabilirim? Şairi (şiirini) anlatmaya kalkışmak zor olsa da, şiirinin hakkını verendir şair, dizeleri okurlarıyla bütünleşip, topluma mal olandır; tabii ki Füruğ Ferruhzad’ın, “Şair olmak, insan olmaktır,” deyişini “es” geçmeden…

Filistin Hep Vardı, Var, Varolacak Da[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
 
Filistin’de yaşanan vahşet bir katliamın ötesinde, Siyonist sömürgeciliğin soykırımından başka bir şey değildir. Varsın kimileri bu tabloyu “HAMAS ile İsrail arasındaki savaş” olarak sunmaya kalkışsın; bu, gerçeği yansıtmayan bir manipülasyondur. Gerçek çok daha farklıdır. Ortada Siyonizm’e karşı anti-sömürgeci Filistin’in özgürlük mücadelesi vardır. Yaşananlar “Siyonizm”siz kavranıp/ sunulamaz.

“SEMT-İ ÇUKUR” HAKKINDA

Adil Okay kullanıcısının resmi

 
 
3 fotoğrafçı / belgeselci arkadaşın  aylar süren  çalışmalar sonucu hazırladıkları bu sergi “kentsel dönüşüm” adıyla gerçekleştirilen bir kıyıma, toplu sürgüne, bir toplumsal travmaya dikkat çekiyor. Görmezden  gelinen başka / öteki hayatlara dokunuyor. Postmodern "Sınıf kardeşliği" söylemini de yerle bir ediyor.
Daha açık bir ifadeyle söyleyecek olursam: "Herkesin aynı gemide" olmadığını gösteriyor. Aynı gemide olanların bile kimisinin "küpeşte yolcusu" olduğu gerçeği yalın biçimde ekrana / objektife  yansıyor.
 
Göstermek ilk adımdır...

Savaş Karşıtlığında ve Barışta Kim Ne Kadar Samimi?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Bireysel, bölgesel, kıta ve uluslararası çapta savaşa karşı olmak için, önce kültürel, maddi, siyasal ve askeri alt yapı kültürler oluşturmakla mümkündür. Sıralanan güven sağlayıcı yapıları oturtmayan kişi, topluluk ve devletlerin savaşa karşıyım demesi üçyüzlülüktür. 
 

DEVRİMCİ BİR GELENEK: AST[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Sabahattin Kudret Aksal’ın, “Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur. Eğitir, geliştirir insanı, dünyasının sınırlarını genişletir”; Genco Erkal’ın, “Tiyatro insandan insana bir iletişimdir. Araya elektronik ya da mekanik bir aygıt girmeden yapılan bir iletişim,” vurgularını önemsediğim için “Tiyatro kutsal amaçlardan gittikçe uzaklaşıyor,”[2] saptaması üzerine bir de 2000’lerde kafa yormakta yarar olduğunu düşünüyorum.

İnsan, Güven, Güvensizlik ve Yaşam

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Asırlardır güvensizliğin tamamen dibe vurduğu toplumlarsa din, ırk kutsallığına sarılıp, namusu kadın şahsında gören teokratik anlayışlardır. Bu toplumlar olaylar karşısında profesyonel timsah gözyaşı dökerken, samimi olanlara taş çıkartırlar. Diğer modern timsah gözyaşıysa, Avrupa ve Amerika’nın, Rusya ile Ukrayna’yı savaştırıp, Ukraynalılara döktükleri gözyaşları, insanlık kırıntısını da yok etmiştir. Timsah gözyaşı politikası dünya toplumlarına o kadar derinlemesine nüfuz etti ki iki kardeş, akraba, aynı siyasi ve kültürden olanlarda dahi duygu, dostluk, güven bırakmadı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.