NARİN'İN KATİLİ BİZİZ
Dostlar alışverişte görsün diye fotoğrafını paylaşıp üç gün sonra da unutan toplumun balık hafızasından da bahsetmeyeceğim. Toplumun daha korkunç bir kötülükle sıradanlaştırdığı ölümün perde arkasındaki anlatacağım.
Dostlar alışverişte görsün diye fotoğrafını paylaşıp üç gün sonra da unutan toplumun balık hafızasından da bahsetmeyeceğim. Toplumun daha korkunç bir kötülükle sıradanlaştırdığı ölümün perde arkasındaki anlatacağım.
Fakir Baykurt’un romanları, Moskova Radyosu’nun yorumları, Pekin Radyosu’nun Büyük Proleter Kültür Devrimi’ne ilişkin yayınları, TİP’in faaliyetleri ve Yön dergisi, yaratıcı melaikelerimin harekete geçmesinde etken oldu. Siyasetle edebiyatın iç içe geçtiği makaleler yazmaya başladım. O zamanlar Atatürk’ü seven parlamenter bir sosyalist idim. Rize Öğretmen Okulu’nda romanlar okumuş, şiirler yazmıştım duvar gazetesine.
kalesinin içindeki bilinmeyen
odaların anahtarları gibidir.”[1]
Yaşama mündemiç farkı, zenginliği görebilenlerin meselesi olarak edebiyata ilişkin soruyu yanıtlamak önemlidir: Dik durup diklenen yazarları olmasaydı, insan(lık)ın hâli nice olurdu, hiç düşündünüz mü?
Kimine göre de yaşlı,
Mesela bana soracak olursanız
Ne gencim ne yaşlı...
Ben bu devrin insanı değilim.
Bu dönemin epeyce bir gerisindeyim...
Benim ruhum hâlâ mektupları seviyor, kalemle karalamayı seviyor.
Hâlâ mahcubiyet nedir yüreğinde hissediyor...
Hâlâ araba plakları görünce tuhaf bir hüzne dalıp gidiyor...
Ben hâlâ insanlarda minnet vefa arıyorum
Hâlâ iyi insan demek için önce merhameti baz alıyorum, gördüğüm meziyetler arasında...
Hâlâ maddiyatı manevi değerlerimden önce değil sonraya koyuyorum
kadınlar için başka
bir yasanız olmasın.”[1]
Günün ak ekmeğine
yazarım adını
Tarlalara ve ufka
Kuşların kanadına
Gölgede değirmene
Yazarım.”[1]
MEKTUP
“Mektuplar alırım ayda, yılda bir/Bursa’dan, İzmir’den, ya Adana’dan/Yazanlar ne hısım, ne hemşeridir:/Bunları yedi kat eller gönderir,/Güç haber alırken oğul anadan/En yakın dostluğun, aşinalığın/İmtihan gördüğü ahir zamanda,/Hâl hatır soranlar çıkar bir yığın./Masaldır ey gönül, garip kaldığın/Bunca dert ortağın varken cihanda!”
50 MAHPUS VE 50 FOTOĞRAFÇININ BİRLİKTE HAZIRLADIĞI SERGİ “ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ” 11 TEMMUZ'DA MANNHEİM'DA AÇILIYOR
Adresse: Die Hüte Maulbeerinsel (WSV-Wiese) Lauffener Str. 68259 Mannheim