DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI VII
100 Tutsak 100 Hapishane....Sonsuz Edebiyat
Görülmüştür ve Görüşeceğiz Kolektifleri olarak politik tutsakların hapishanelerde yazdıkları kitapları “100 Tutsak 100 Hapishane Sonsuz Edebiyat” başlığıyla sizlerle buluşturuyoruz.
Dört duvar arasında, hapishanelerde, üretilen eserleri okurlarıyla buluşturmak aradaki tel örgüleri ve duvarları kaldırmaya biraz olsun katkı sağlamaktır. Yasama ve sanata dair üreten, sanatın her dalının sınırlamalara, zorluklara, kilitli kapılar arkasına sığmayan gücünü kitaplaştıran tutsak yazarlar ve şairler ile buluşmak ister misiniz?
bir toplumun çığlıklarını duyabileceği
tek kürsü edebiyat kürsüsüdür.”[1]
Mahpustaki mektupdaş(ımız) Hasan Şeker’in ‘İsyandır Her Gülüşün’[2] başlıklı hikâyeleri okunduktan sonra insana ister istemez; Friedrich Nietzsche’nin,“Her sözcük bir ön yargıdır,”[3] ile Albert Camus’nün, “Bir insanın yapıtları, çoğu kez, onun özlediği, heveslendiği şeylerin hikâyesidir,” saptamalarını anımsatıyor.
İÇERDE SÖZLÜK ÇALIŞMASI
Sözlükler bizi kelimelerin sihirli dünyasına çeken kapsamlı çalışmalardır. Zor ve meşakkatli bir sürecin sonunda gün yüzüne çıkarlar. Hemen hemen tüm sözlük çalışması yapan kurum ve bağımsız şahısların hemfikir olduğu bir gerçektir bu sürecin zorluğu. Hele hele bunu Kürtçe gibi bir dil için söylemeye kalkarsak bu zorluk iki-üç kat daha fazla öne çıkıyor dersek yerinde olur.
HAVA DÖNDÜ… 1 MAYIS GELDİ!
Şiirlerim, melodilerimin notaları özgürce uçmak istiyordu artık. Özlemim, özlemlerimiz dur, durak bilmiyordu. Örülen hasretlik duvarını yarıp; memleketime, davadaşlarıma, dostlarıma kavuşmak için, ver elini memleket dedik. Atladık uçağa...
Adeta, uçağın kanatları yerine, yüreklerimiz uçuyordu.
FİRARİ YAZILAR KİTABINA DAİR DEĞİNMELER
(İçerideki Yazarlarla Söyleşiler)
Havalandırmada (cezaevi avlusu) geziyordum. “Seni mazgaldan çağırıyorlar” dediler. Gittim baktım, “Firari Yazılar geldi, al” dedi ilgili personel, daha lafı bitmeden, mazgal1 kapanmadan arkadan sesler yükselmeye başladı.
“Kim firar etmiş?”
“Geri mi getirmişler?”
“Niye yakalanmış? Nereliymiş?”
“Ne zaman gelecek? Sen nereden tanıyorsun?”
“İnsan firar ettikten sonra bir daha gelir mi?”
Merhaba!
Sevgi ve selamlarımı gönderiyor/corona’lı bu günlerde sağlık, sıhhat ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum, iyi olmanız dileklerimle… Ben de, bizler de iyiyiz. Cumhuriyetimizde aynı rutin uygulamalarla yaşamaya devam ediyoruz.
Aslına bakarsanız şanslısınız sizler dışarıda bu da bizlerin bulunduğu hapishane cumhuriyetleri tarafından oluyor. “Ne şansıymış bu” diyebilirsiniz… Çünkü dışarıda küçük esnafına vs. vs. vs.ni açık olmasına rağmen, corona’ya karşı en önemli önlem hapishanelerdeki açık ziyaretlerin kapalı olmasından. (...)
ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ
50 MAHPUS İLE 50 FOTOĞRAFÇININ ÖZGÜRLÜK BETİMLEMESİ