Öykü

Domatesle Tanışmak

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dedem, nenem ve birlikte yaşayan evli üç oğul, bunlardan doğan çocuklarla birlikte, toplam 16 nüfustuk. Dedem ve nenem yaşlı olduklarından ötürü, tarla ve çayırların kontrollerini yapar ve daha kolay işlerle uğraşırlardı. Diğer üç kardeşten en büyüğü, terzi olarak yöredeki köylülere ya aldıkları kumaştan elbise dikerdi ya da eski yırtılmış elbiselere, yeni yamalar yaparak, düşük de olsa aileye önemli bir gelir sağlıyordu. Diğer iki kardeş ise sürekli tarla, çayır ve hayvanların bakımıyla uğraşan rençberlerdi. 
 

Musa'nın Davası...

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
                                                   Musa’nın Davası
“Neden babam, anne? Neden babamın yerini söylemiyorsun? Ben sizin oğlunuz değil miyim? Babamın yerini öğrenme hakkım yok mu? Dönülmeyen yerlere mi gitti? Söyle anne, söyle! Allah aşkına söyle! Öldüyse bir Fatiha okumak hakkım değil mi?”
Kamile Hanım suskundu. Gözleri bir şey anlatır gibiydi. Gözyaşlarının yanakları sıyırıp aktığı gözler: “Lütfen Musa sorma babanı, bilmek senin ölümün demek… Bilmek kötü, çok kötü…” der gibiydi.

İnsanız Mutlu Olmak Doğamızda Var

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

                                   
Turistler şehrin sokaklarını arşınlarken; ormanlık alanlarına, yürüyüş parkurlarına, bisiklet binme alanlarına, etrafı süslü sanat eserlerine, göl ve göletlerinin yanı sıra genç yaşlı demeden herkesi bir araya toplayan yemyeşil çimenlerine uzanmış esrar çeken gençlere, banka oturmuş bebeğini emziren anneye hayretle bakarken , hep aynı şeyi mi demek istiyordu?
 

Mevsimlik Ölüler Geçişi

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Tıka basa dolu koltuklar, otlu peynir, turşu kokuyor koridor. Minibüs, sırtında yatak yorganla emek koşusunda kısık farla ilerliyor. İple bağlanmış naylon yalnızlıklar sarkıyor üstündeki balık istifi bagajdan. Rüzgârın önünde uçuşan naylon leğen, plastik maşrapa görüntüsü yol boyu. Peşi sıra öndekileri çok yakından kovalayan otoban korosu ritmini arttırıyor. Karnaval havası değil sanki ölüm mangasının hedefinde çığlık yankısı artan kalabalık.
 

Mevsimlik Ölüler Geçişi

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Tıka basa dolu koltuklar, otlu peynir, turşu kokuyor koridor. Minibüs, sırtında yatak yorganla emek koşusunda kısık farla ilerliyor. İple bağlanmış naylon yalnızlıklar sarkıyor üstündeki balık istifi bagajdan. Rüzgârın önünde uçuşan naylon leğen, plastik maşrapa görüntüsü yol boyu. Peşi sıra öndekileri çok yakından kovalayan otoban korosu ritmini arttırıyor. Karnaval havası değil sanki ölüm mangasının hedefinde çığlık yankısı artan kalabalık.
 

MASAL GİBİ BİR ŞANS

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
MASAL GİBİ BİR ŞANS
*Voltaire; “masal, tarihin ablasıdır” der.
Benim masal gibi bir ablam var.
 Vefanın, fedakârlığın, kardeşliğin masalı…
 
            İnsan, sırtını bir kadının vicdanına dayadığında dağları devirebilir.
            Ve hayat öyle huzurlu, öylesine mutlulukla dolar ki…
            Hayatın ışığını içinizde hissedersiniz.
            Kalbinizde bir cevher ışıldar.
            Çeyrek asırlık bir tutsak bile olsanız, hayatınız özgürlüklerle dolup taşar.

Çerçi

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Atlı araba tepelerin ardından kıvrılarak gıcırtılı tekerlek sesleriyle tozlu topraklı yolları ardında bırakır, köy meydanında ya da evlerin oluşturduğu koyu gölgelerden birinde dururdu. Arabanın üstünde metalden ışıl ışıl parlayan bilezikler, yüzükler, küpeler olurdu. Kumaşlar, pazenler, terlik, leğen, akide şekerleri, gofret, bisküvi, kırık leblebi...

Annesinin elinde tutarak ayaklarında lastikten pabuçları, takunyaları topuklarına vura vura doluşurdu çocuklar çerçinin başına.

İnsanlık Adına

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

 
Sonra durdu. Dalların arkasından onun baktığı yöne bakınca genç ve güzel kadını  gördüm. İhtiyacı olmadığı halde, yüzüne özenle makyaj yapmıştı. Davetlerde giyilen ve vücudunu kabuk gibi saran mavi elbisesi üzerindeydi. Elini uzattı, fakat Beyefendi’nin öpmesine fırsat vermeden geri çekti.
                Benim yakınımda mermer bir sütunun dibinde masaya oturdular. Beyefendi, garsona iki içki istediğini söyledi.
                Kadın alaycı bir tavırla:

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Öykü beslemesine abone olun.