Öykü

ALLAH ONLARI BAŞIMIZDAN HİÇ EKSİK ETMEDİ

Önder TAŞTAN kullanıcısının resmi

Bir gün emekli bir amca bankamatikten emekli maaşını çekip minibüs durağına gidiyor. Onu takip eden hırsız da onunla birlikte minibüs bekliyor. İkisi de minibüse biniyorlar. Hırsız, emekli amcanın yanına oturuyor. Hissettirmeden amcanın cebindeki maaşını çalıyor.

Emekli amca minibüs parasını vermek için elini cebine atıyor, para yok. Arıyor tarıyor ama para yok. Kızarıyor, utanıyor. Ne diyeceğini bilemiyor.

VALİZLER, AH VALİZLER

Akman Gedik kullanıcısının resmi

Almanya’dan uçakla İstanbul’a, İstanbul’dan otobüsle Muş’a, oradan da minibüsle Varto’ya, başımızın gözümüzün üstüne gelirdi babam. O gelince gün bahara dönerdi bizim için. İki gümrükten geçerdi babam. Birincisi, İstanbul Gümrüğü’ydü, doğal olarak takılırdı; ikincisi, Alican Amca’nın oğlu Hamdi’nin gümrüğü.

Alacağın olsun Mardinli

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kutup ayıları etle beslendikleri halde neden penguen yemezler, diye daha önce hiç düşünmemiştim. Meğerse penguenler Güney Kutbu’nda, kutup ayıları ise Kuzey Kutbu’nda yer alıyormuş. Aralarında binlerce kilometre olduğu için birbirlerini görme şansları yokmuş. Kutup ayıları ve penguenleri birkaç fincan kahve eşliğinde izlerken gözlerimde uyku akmıyor değildi.

“SMS”

Habil Yashar kullanıcısının resmi

 Öncə nömrənin Azərbaycana məxsus olmadığını dəqiqləşdirəndən sonra “Google” də həmin nömrənin-“+19825467123659871” kodunun hansı ölkəyə aid olduğunu aydınlaşdırmağa çalışdım.                                                                                        
 Dəhşətli dərəcədə qəribə olan o idi ki, kod heç bir ölkəyə məxsus olmamaqla yanaşı , həmçinin heç bir adiyyatı orqanlara da aid deyildi. Bir anlıq özümü fantastik filmlərin içərisindəki kimi hiss elədim. Daha sonra ismarıcı oxumağa başladım və daha bir müdhiş qəribəliyə şahid oldum.

Yanına değil yarına kalandır şiir

Veli Bayrak kullanıcısının resmi

İşte dostum, arkadaşım şair Esma Temur Ekinci’nin “Sabır yastığı” isimli şiir kitabı bize tutunacak bir dal uzatıyor.
 
Ben hüznün, özlemin, gülümsemenin ve hatta öfkenin kadınların kirpikleri arasında olduğunu düşünüyorum. Esma Temur Ekinci’nin “Sabır yastığı” isimli şiir kitabıyla birlikte artık parmakları arasında olduğunu da düşünmeye başladım. Kitap henüz baskı aşamasındayken sancının bütün hallerini birlikte yaşadığımız için şu cümleleri not almışım:
 

UZUN KOŞU

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
 UZUN KOŞU
                Aydınlığa kavuşup, yüreğinin sesiyle hakikate yol alan yolcu; uzun bir koşunun başlangıcında olduğunu unutma. Anlamanın yürekteki kıpırtısı coşkun nehre dönüp akmaya başladığında yerinde durulamaz. Anlamak söze, söz eyleme dönüştüğünde karar verilmiştir. Bahardaki nehirler gibi coşmak, anlamak ve anladığını yaşamak, insanlaşmadır.

Ben Denizde Bir Gemi, Dalgalar Vurur Beni/ Hacer Şirin

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Adına “Dilsiz Ayşe” diyorlardı kimseyle konuşmadığı için. O gözleriyle konuşuyordu ama kimse onu anlamıyordu.
Oysa Ayşe bülbül gibi şakıyan, gülünce yanaklarında güller açan birisiydi eskiden.
Ablası üç çocuğunu geride bırakarak ölünce, çocuklara en iyi teyzeleri bakar diyerek, ablasının kocasıyla evlendirmişlerdi henüz on yedi yaşındayken. Ve o evlendiği gün konuşmayı bırakmıştı.
Ablası mezara giderken Ayşe'nin tüm umutlarını, hayallerini, gülüşünü ve sesini alıp gitmişti. Ayşe yaşayan ölü olmuştu.

GÜNEŞE ASILAN MAHPUSLAR

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
GÜNEŞE ASILAN MAHPUSLAR
                Ne kadar havalandırılsa da vıcık vıcık neminden bir dirhem olsun eksilmeyen hücrenin iliklerine işleyen havasına uyanan Tekin, pencereyi aralayıp oksijensiz kalmış balık telaşıyla astımlı ciğerlerini şişirmeye başladı. Don-gömlek on altı basamaklı merdiveni göz açıp kapayıncaya kadar inen Talat, lavaboya kendisini zor attı ve yıllardır performansından bir şey kaybetmediğini gösterdi! Tufan ise, oflayıp puflayarak varis çorabını sağ bacağına geçirmeye çalıştığı rutin günlerden biri daha böylece başlamış oldu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
Öykü beslemesine abone olun.