Öykü

DÜŞ

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Bir gece düşünde incecik yağan bir yağmur altında dolaştı. Sabah uyandığında bütün vücudu ıslaktı. Şaşırdı. Dışarı çıktı. Güneşte kuruttu kendini. Ertesi gece avucuna biraz toprak aldı. Düşlerinin tabanına serdi. Yağmur hâlâ yağıyordu. Islak toprak kokusu her yanını sardı ve ardından güneş doğdu. Uyanmaya yakın toprakların üzerine “Bir gece daha,” dedi, "sadece bir gece. Bir dahaki sefere elimde tohumla geleceğim düşüme, avucumda sakladığım toprağa…"

Baba Sen Anamı…?

Akman Gedik kullanıcısının resmi

Emekli olduktan sonra tam rahata erdim diyecekken başlamış ağrıları amca ile eşinin. Ne zaman doktora varsa derdini anlatamadan geri gelmiş. El kol işaretleri ya da bildiği yarım yamalak Almancası ile anlatmaya çalışmış derdini, ama nafile. Ne o tam anlatabilmiş ne de doktor anlayabilmiş. Doktorun verdiği ilaçlar ağrılarını dindirememiş. Her gün bir yerleri ağrıyıp durmaktaymış.

ALLAH ONLARI BAŞIMIZDAN HİÇ EKSİK ETMEDİ

Önder TAŞTAN kullanıcısının resmi

Bir gün emekli bir amca bankamatikten emekli maaşını çekip minibüs durağına gidiyor. Onu takip eden hırsız da onunla birlikte minibüs bekliyor. İkisi de minibüse biniyorlar. Hırsız, emekli amcanın yanına oturuyor. Hissettirmeden amcanın cebindeki maaşını çalıyor.

Emekli amca minibüs parasını vermek için elini cebine atıyor, para yok. Arıyor tarıyor ama para yok. Kızarıyor, utanıyor. Ne diyeceğini bilemiyor.

VALİZLER, AH VALİZLER

Akman Gedik kullanıcısının resmi

Almanya’dan uçakla İstanbul’a, İstanbul’dan otobüsle Muş’a, oradan da minibüsle Varto’ya, başımızın gözümüzün üstüne gelirdi babam. O gelince gün bahara dönerdi bizim için. İki gümrükten geçerdi babam. Birincisi, İstanbul Gümrüğü’ydü, doğal olarak takılırdı; ikincisi, Alican Amca’nın oğlu Hamdi’nin gümrüğü.

Alacağın olsun Mardinli

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kutup ayıları etle beslendikleri halde neden penguen yemezler, diye daha önce hiç düşünmemiştim. Meğerse penguenler Güney Kutbu’nda, kutup ayıları ise Kuzey Kutbu’nda yer alıyormuş. Aralarında binlerce kilometre olduğu için birbirlerini görme şansları yokmuş. Kutup ayıları ve penguenleri birkaç fincan kahve eşliğinde izlerken gözlerimde uyku akmıyor değildi.

“SMS”

Habil Yashar kullanıcısının resmi

 Öncə nömrənin Azərbaycana məxsus olmadığını dəqiqləşdirəndən sonra “Google” də həmin nömrənin-“+19825467123659871” kodunun hansı ölkəyə aid olduğunu aydınlaşdırmağa çalışdım.                                                                                        
 Dəhşətli dərəcədə qəribə olan o idi ki, kod heç bir ölkəyə məxsus olmamaqla yanaşı , həmçinin heç bir adiyyatı orqanlara da aid deyildi. Bir anlıq özümü fantastik filmlərin içərisindəki kimi hiss elədim. Daha sonra ismarıcı oxumağa başladım və daha bir müdhiş qəribəliyə şahid oldum.

Yanına değil yarına kalandır şiir

Veli Bayrak kullanıcısının resmi

İşte dostum, arkadaşım şair Esma Temur Ekinci’nin “Sabır yastığı” isimli şiir kitabı bize tutunacak bir dal uzatıyor.
 
Ben hüznün, özlemin, gülümsemenin ve hatta öfkenin kadınların kirpikleri arasında olduğunu düşünüyorum. Esma Temur Ekinci’nin “Sabır yastığı” isimli şiir kitabıyla birlikte artık parmakları arasında olduğunu da düşünmeye başladım. Kitap henüz baskı aşamasındayken sancının bütün hallerini birlikte yaşadığımız için şu cümleleri not almışım:
 

UZUN KOŞU

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
 UZUN KOŞU
                Aydınlığa kavuşup, yüreğinin sesiyle hakikate yol alan yolcu; uzun bir koşunun başlangıcında olduğunu unutma. Anlamanın yürekteki kıpırtısı coşkun nehre dönüp akmaya başladığında yerinde durulamaz. Anlamak söze, söz eyleme dönüştüğünde karar verilmiştir. Bahardaki nehirler gibi coşmak, anlamak ve anladığını yaşamak, insanlaşmadır.

Ben Denizde Bir Gemi, Dalgalar Vurur Beni/ Hacer Şirin

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Adına “Dilsiz Ayşe” diyorlardı kimseyle konuşmadığı için. O gözleriyle konuşuyordu ama kimse onu anlamıyordu.
Oysa Ayşe bülbül gibi şakıyan, gülünce yanaklarında güller açan birisiydi eskiden.
Ablası üç çocuğunu geride bırakarak ölünce, çocuklara en iyi teyzeleri bakar diyerek, ablasının kocasıyla evlendirmişlerdi henüz on yedi yaşındayken. Ve o evlendiği gün konuşmayı bırakmıştı.
Ablası mezara giderken Ayşe'nin tüm umutlarını, hayallerini, gülüşünü ve sesini alıp gitmişti. Ayşe yaşayan ölü olmuştu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Öykü beslemesine abone olun.