Şiir

ben o ben değilim dedi

ADNAN DURMAZ kullanıcısının resmi

bir damla ışığı parmaklarının arasına alıp
hani sen gelmeden önceki
sen geldin 
bana bir defa baktın
evrenin bütün sırlarını baktın ki artık
o bakış kadar sen karıştı bana –daha ne olsun
ama al bu bir damla ışık
kaç bin yıl birikerek bekledi seni gönlümün ocağında
ey yolcu
al bu ışığı ve gittiğin karanlıklarda
beni anımsa
 

KARS ÇOCUĞUNA AĞLIYOR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dal kırıldı
Gül kurudu
Bahar yasta
Umudun
Sevginin
Büyüdüğü yer, büyüdüğü şehir
Hiç böyle acı böyle ıstırap görmedi

Acının ensesinde
Vakitli, vakitsiz
Dur durak bilmiyor
Öfke
Binler yürüyor
Kars ağlıyor
Kars yaralı
Güneş yaslı
Gök kubbe kapkara
Çığlıklar yükseliyor, çığlıklar sessiz

Cellâdın
Yüreği taş
Vicdan kör
Cehaleti de fırsat bilmiş
Densiz, arsız
Vurdukça vuruyor soysuz
Kars böylesi acı böylesi ölüm görmedi

Ay Yiyen Yalnızlık

ADNAN DURMAZ kullanıcısının resmi

gemisiz korsanım 
bir sal yap düşlerini 
bütün denizlerde yurdunu ara 
yalnızlığım benim 
sevgilim ve celladım 
sal beni denizlerin en derinine
 
şimdi yarasalar barınan yürek 
hiçlik uğuldayan dipsiz mağara 
özlemin iğne geçmez gecesi yırtık 
dalgaların kitabında mor menevişler 
yalnızlığım benim 
çöllere atılmış teknem 
bekleyişin yelkenleri rüzgarsız 
ayın gülüşü yara 
öyle bir çöl denizi zaman 
ölümden sonrası-candan öncesi
 

GÜL KOKULU YÂRİM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Gerdanından
Yasemin, ıtır
Avucuma dökülen
Gülümsemelerinden
Gül kokladığım
Döndüm, dolandım
Şimdi pervaneyim ateşine
Bana güneşi aratmayan yârim ak içime

Sende yaşadım
Sevdamı
Heyecanı
Şiirleşen
Gülümsemelerini
Unutmam sevdiğim
Teni kekik kokan
Yüzü güleç yârim
Sen aşk dolu koca bir derya oldun
Bende bir gemi, demirlendim limanına

BİZ SENİNLE

ADNAN DURMAZ kullanıcısının resmi

kaynar kazanlarda kanamış kök boyayız
biz seninle ayrı renklerle boyanmış iki çile ip
aynı çulun nakışında sarmaş dolaş
ziyade kucaklaşmışız
ışıklar kamaşmış yedi kat yer altında
gök gerneşip kişnemiş özgürlükten
seninle
çürümüş kemiklerin arasından geçerek
en diplerde buluşan
kök ve suyuz
zaman aşkta parçalamış kozasını
seninle biz
dallardan fışkıran aşkız
bu zamanda paham aşktır bağlamaz diba beni
bulut bildim
yel okudum
yol hatmettim
çöl dokudum
üç beş günlük bir konukluk

kızıl derili

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

efsane değilim,
gerçekten daha gerçektim
vardım,yaşardım
gök yüzü altında
gerçek kadar çıplak
yıldızlar kadar özgürdüm

pazarım yoktu
sermayem yoktu
ne alır ne saterdım
ne kar bilirdim ne zarar
bir parçası idim doğanın
yaşamın bir parçası
cümle varlıklara komşu,dost idim

beslenmek için avlanırdım
avıma büyük bir saygıyla dokunurdum
bana yaşamayı bahşeden bir tanrı gibi bilir
gelişini kutsal törenlerle karşılardım

paranın sopası

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

ne siperim var ne silahım
ne yana gitsem ensemde zulüm
her sokak başında keser yolumu
bir yandan karın ağrısı açlığın
büyüyememiş bedenime iner paranın sopası
kafa göz kırılırım hergün
bu gün kaç çocuk öldürüldü kim bilir
daha delikanlı olmadan
delikanlıların başı küçükten ezilir
yılanın başı küçükken ezilmeli dercesine

isyan ateşi

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

İsyan ateşidir
Volkanlaşan, nehirleşen
Akşamlara
Şafaklara
Kan kırmızısı
Renkler taşıyan
Ellerden
Toprağa süzülen
Tohum
Şahit olsun
Dertler küllenmedikçe
Kana susayanların
Tankları, topları uçakları olsa da
Durmayacak artık süren halk kavgası

İsyan ateşidir
Doruklarda
Yücelerde
Tüm ülkede
Diktatörlüğe karşı
Hiç sönmeyen özgürlük meşalesi olan

TUTSAK ŞAFAK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ateşten gömleğimiz
Dağlar, taşlar şahit
Dikenler, çakıllar
Ayaklarımızda
Acımasız hâldir
Yaralarımızdan
Kan damlıyor
Yüreğimizde gitmiyor
Acı
Zehirli yılanlar, çıyanlar
Çöreklendiler yolumuza
Zaten güneş çoktan terk etti
Dünyamızı
Karanlık çepçevre sardı
Ülkemizi
Suratımızda
Zalimlerin şakırdayan
Şamarı, tokadı
Soframızda, lokmamızda gözleri var
Ellerimizden isyan ateşi yükseliyor bizim

SEVMEK BİR GÜNAHSA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Eğer sevmek
Cehennemlik
Bir günahsa
Bir dalın başında
Gövdesi bahar olan
Gülü
Sanki Mazlum Doğan’ı
Yakan ateştir
Bir şafak
Sinemde büyüdü
Masum yüreğimi sardı, bırakmıyor beni

Tüm boyutları aşan
İçimdeki ateşte
Sevda buldu beni
Her soluk alışverişimde
Arzuladığım, istediğim gülüm gel bana

Kana susamış
Zalimler
Amansız bekliyorlar
Kıymak istiyorlar bana
Sevmek cehennemse eğer
Beni yakan ateş, sevdalıyım sana
Sen hep kal tenimde, sen hep yan içimde

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.