Şiir

irini'nin köyü

Mehmet Atal kullanıcısının resmi

terk edilmiş Rum köyünde
sokaklarda akar hüzün
sevinçle açar Rum kızları
önünden geçenlere ören kapılarını
perdeyi aralayıp pencereden
bakan anaları kuşkulu.

duvarlarında asılı durur göz yaşları
acılar sokak taşlarının yüzlerinde gizli
pılını pırtısını toplarken evin kadını
unutmuş sevinç kırıntılarını.

gözleri mavi miydi
uzun muydu boyu yoksa kısa mı
kim bilir hangi muhacir olmuş kişi diktiydi
en olgun çağında cevizin yaprakları şimdi.

“Oyunlarım kaldı kayalıkta anne”

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Anılarını alıp sadece
Bırakarak bütün alışkanlıklarını
Çıktılar köyden
Son kez
Kayalıklara baktı çocuk
Düşlerinin sızısı iki damla yaşla 
Süzüldü yanaklarına 
Komşu çocukların sesleri
Karışıp kuzu seslerine
Kayalıklara vurdu
Yankısı çınladı kulaklarında
Örtemedi karanlık 
Çocukları, kuzuları, kayalıkları 
Uzaklaştı kamyon
Annesinin eteğine gömdü yüzünü
Ağladı 
Sustu
Yutkundu
“Oyunlarım kaldı kayalıkta anne”
Dedi usulca
 

KÖYLÜ MEHMET

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

KÖYLÜ MEHMET

Soysuz olan hak çalıyor
Vurgunu vuran gidiyor
Yoksulların derdi çoktur
Köylü Mehmet hep ağlıyor

Eşkıyalar köşe olmuş
Koca ülke hep soyulmuş
Hangi kapıya gittiyse
Köylü Mehmet hep kovulmuş

Bakan çaldı, patron çaldı
Sağa-sola korku saldı
Her birinde bir uçak var
Hamal Mehmet yaya kaldı

Kadın-erkek herkes işsiz
Çalan hırsız, yiyen arsız
Lokması hep takır tukur
Köylü Mehmet fazla halsiz

DELALÊ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Destê te de elbike
Serê te de laçike
Bi meşî diçî avê
Nav elbik de tasike

Veke, çêke girike
Nanê zirav sivike
Firaq ê de hevrişke
Kêlekê de kizike

Virde, wêde dengneke
Jimin re jî şerneke
Delalê zehf bedewî
Were ba min şermneke

Şara te jî pir sore
Çibikî wele xêre
Germa canê te pire
Daxwazî min bihêre

Te pêsîra xwe vekir
Te dilê min pir şakir
Ber tenûrê ranebe
Wek hingivi wek şekir

Mehmet Cobanoglu
25.12.2013
Stenbol

AZADÎ Û AŞTÎ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ronahî bû siba me, şewq jî ket nav axa me
Bombe nereşin bese, agir nexin warên me
Pir xweşe zehf şêrîne, wele navê aştî yê
Mîna zozanên Muş’ê , mîna gula Wan’a me

Rizgarî her dem xweşe, evîne,-serbestîye
Îro me re dîlane, li bo gelan aştîye
Em rêketin, pêşketin walatê me jî geş bû
Werin qada Qoser’ê ji bo me serketîye

Hemû malan avakin, zîndanan jî valakin
Darazxwaran jî berdin, dilê Wan jî pir şakin
Û berva asîmanan, kevokan bifîrînin
Cilên zarokan lêkin, lamê wan jî tim maçkin

bir bir

Mehmet Atal kullanıcısının resmi

güneşinden sokak çocuklarına.
bir parça yetirebilseydin
gülücüklerinden
kendini yiyip bitirenlere.
zırnığını düşürebilseydin paylarına
düşlerinden
silah tüccarlarının nasırlı yüreklerine.
bir bir takabilseydin
kızıl karanfillerden
orduların tüfeklerine.
umutlardan, umutlarınızdan
birer parça
üleştirebilseydiniz düşsüz kalanlara
bir başka olurdu dünya.
mehmet atal (beş dalında kiraz'dan)

Hayat

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

bahar olur,yaz olur
zaman akar gider
çiçeklenirsin önce,
meyveye durursun sonra
olgunlaştıkça bal damlarsın
sen tatlı bir hayatsın
kelebekler açılır meyvende
arılar bal devşirir çiçeklerinde
meyvelerin taşlanır
canın yanar hoyrat ellerden.
sesin dokunur bana
kokun dokunur
kirpiklerin batar yüreğime
gözlerine takılır kalırım
ne yaklaşabilirim sana
ne uzaklaşabilirim senden
güneşin yörüngesine girmiş gibiyim.
namlulara göğüs gerdim
zulümlere baş kaldırdım

Deli yürek

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

coş deli gönül çoş 
engel tanıma
gah yeraltından volkan gibi yürü
gah bulutlar üzerinden rüzgar gibi es
setleri,statükoları yık
ayrıcalıkları ayaklar altına al
kutsal olana saldır
düşmanın çok dostun az olsun.
varsın şeytan taşlayıcılar seni taşlasın
bir efendinin buyruğuyla taş atanlar
sıraya dizilsinler.
bu dünyada insanca yaşadım diyebilmek için
bunu göze almalısın.
coş deli gönül
insanca yaşadım diye bilmek için
ter temiz alnında yara izleri olsun

Doğarken ölü fidan-Gezi Parkı...

ibrahim gündüzalp kullanıcısının resmi

milyonlarca türküyü armağan ederim
bir çayımın kızılına
bir de anamın avuçlarına

güneşe hasret bir fidan sevdamız
filizlense delecek gökyüzünü
ve can suyu korsan çam köklerince hırsızlama
fakat uzansa boylu boyunca dicleyi-fıratı birleştirir

ateşe versen ormana sığınacak kadar acemi
odun yapıp yakmasalar bin yıllık söğüt
ve sigarasını toprağa basıp söndürür
nefesi,ölmesin diyedir insanlık
ama bir düşse toprağa bedeni
aşıklar mezarlığı olur bu dünya
öyle ki sarmaşık olsa insanı insana kitler

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.