
Kars Kağızman’ın Şaban köyünde doğdu bir fidan
Ailesi yoksuldu, nasırlıydı elleri
O elleriyle toprağa
Umuduyla özgürlüğe sevdalı
Dili Kürtçeydi
Yüreğinde büyüyen en kadim ses
Yasaklara karşı yükselen
Devrimci bir nefes.
Cezaevinde geçen o uzun
Soğuk günler vardı
Dört duvar arasında inanç
Demir parmaklıkları aştı
Unutmadı yoksul günlerini, unutmadı ana dilini, unutmadı özünü.
İstanbul’da her tutuklunun, her kimsesizin uzanan eli oldu
Mehmet Zeki Kılıç
Devrimci duruşunla
Özgürlükçü ruhunla yürüdün bu yolu
Baskılara, yasaklara karşı sevgiyle doldurdun soluğu
Sen bu kavganın en önünde bir siper, bir can
Bizim için her zaman
Mehmet Zeki Kılıç
Kardeşimizdin
Unutulmaz bir yoldaş
Unutulmayacak bir dost
Bir ahbap
Tam bir yıl pankreas kanserine karşı direndin amansızca
O sıcak ve güzel gülüşünü
Eksik etmedin o ağır hastalıkta bile tek bir an
İstanbul’da, Yenidoğan’da veda ederken
Yolculuğun başladı
Işığa olan yoldaşlığa
Sonbahar rüzgârı taşıdı
Özgürlük çığlığını sonsuzluğa
Ey devrimci, özgürlükçü Mehmet Zeki Kılıç kardeşim
Sen ölmedin
Ölmeyeceksin
Yaşayacaksın yüreklerde
Bize bıraktığın
Bu onurlu miras
Bu tükenmez meşale
Aydınlatacak karanlığı
Fısıldayacak özgürlüğü daima
Yoldaşım, kardeşim; uğurlar ola, sana uğurlar ola
Mehmet Çobanoğlu
22.10.2026
İstanbul






