Son Yazılar

FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU V 1

Görülmüştür kullanıcısının resmi

     “Ha haa haa!”. 
  “Hoppala! Niye güldün ki!”
   “İşte bir filozofa hiç yakışmıyor şiir okumak.”
   “Peki. Onun felsefesini anlatayım bari. Ona göre bu karanlık dünya, sonsuz ışığın ülkesinde işlenen suçun cezasıdır.”

LEYLA ATABAY L TİPİ HAPİSHANE A11 ALANYA-ANTALYA

Esen rüzgara el uzatanların sergisi

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Görülmüştür Kolektifi, redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, 'Sınırsız Kütüphane' adlı sergiyle farklı cezaevlerinden 112 mahpusun ve dışarıdaki 34 fotoğrafçı, grafiker ve heykeltraşın eserlerine yer veriyor. Türkiye hapishanelerinde tutulmakta olan yüzlerce yazar, şair ve çizerin varlığını kamuoyuna hatırlatmak, eserlerini hangi koşullarda ve nasıl ürettiklerine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen sergi son 30 yılda içeride üretilmiş yüzden fazla edebi eseri, kitap, resim ve karikatürü bir araya getiriyor.
 

Kendimize Karşı Saygı!

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

 
Bunun aksine toplumumuzda diğer kişilere ve kurumlara saygı hep önde gelir. Zaten çocukluğumuzda hem anne ve babalarımız tarafından hem de öğretmenlerimiz tarafından bize dikte ettirilen şu söz bunu çok açık vurgulamaktadır: "Büyükler sever, küçükler sayar." Evet, büyükler bizi hep sever diye büyüdük, ama nedense saygı yerine "saymayı” da öğrendik ve buna zorlandık.

SEN GİDİNCE

Cengiz Kosan kullanıcısının resmi

Sen gidince...
Sonbaharda yere düşen bir yaprak gibi
Gözümde yanağıma düşen gözyaşı gibi
Anasız babasız sokakta kalan yetim gibi
Bırakıp gittin beni acımasız bir zalim gibi
 
Şimdi ben sensiz sessiz bir orman gibi
Karanlık gecenin sessiz çığlığı gibi
Yüreğimde iyileşmeyen yara gibi
Zayıf, güçsüz ve çaresizim.
                       By Cengiz KOSAN  22/12/2012

MAHKUMLAR ŞEHRİ ROMANI TANITIMI

volkancini kullanıcısının resmi

Etrafı surlarla çevrili bir şehir hayal edin. Bu şehrin tüm vatandaşları birer mahkûm. Yaklaşık on bin kişiye ev sahipliği yapan bu kutsal toprak parçasında geçmiş hayatınıza dair tek bir şey hatırlamadan gözlerinizi açtığınızı düşünün. Hangi suçun cezası için hapsedildiniz? Bu sıradışı durumda sizin için aşk, dostluklar ve düşmanlıklar, din ve insanların yaşantıları, özgürlük ve intikam ne ifade ederdi?

Karar 71 Oyun

Temel Demirer kullanıcısının resmi

tiyatro da bu faaliyetlerden biridir.”[1]
 
Cengiz Gündoğdu’nun yapıtlarını okurken; “Herkes kendi ışığıyla ışıldar. Hiçbir alev öbürüne benzemez. Büyük alevler vardır küçük alevler her renkten alev. Kimi insanların alevi öyle durağandır ki rüzgârda bile dalgalanmaz, kimi insanlarınsa havayı kıvılcıma boğan çılgın alevleri vardır,” satırlarını anımsarım Eduardo Galeano’nun…
Onun ikinci oyunu ‘Karar 71’i[2] okurken de böyle oldu.

SİYASET VE EDEBİYAT-1

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Fakir Baykurt’un romanları, Moskova Radyosu’nun yorumları, Pekin Radyosu’nun Büyük Proleter Kültür Devrimi’ne ilişkin yayınları, TİP’in faaliyetleri ve Yön dergisi, yaratıcı melaikelerimin harekete geçmesinde etken oldu. Siyasetle edebiyatın iç içe geçtiği makaleler yazmaya başladım. O zamanlar Atatürk’ü seven parlamenter bir sosyalist idim. Rize Öğretmen Okulu’nda romanlar okumuş, şiirler yazmıştım duvar gazetesine.

Uçan Turizm'in Şoförü

Akman Gedik kullanıcısının resmi

Fırsat buldukça birlikte kahvaltı ediyoruz. Kahvaltı sözcüğü aklınıza çok çeşit getirmesin. Köyden getirdiğimiz çökelek (ekşimik), biraz yağ, alabilmişsek zeytin... Bilenler bilir, gül reçeli vardı eskiden; tenekeyle satılırdı. Beş kiloluk gül reçeli alıyoruz paramız olduğu zaman. Somun ekmeğe katık niyetine... Bizim köylü bir abi var, köyden gelince çarşıya değil Batı Varto'ya geliyor. Soluğu bizde alıyor, ona çay koyuyoruz, yemek sinimize gül reçeli ve somun ekmek koyuyoruz. Abi bir yumuluyor, reçeli yarıladı, yarılayacak...

Dik Durup Diklenen Edebiyat(çılar)ın Önemi[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

kalesinin içindeki bilinmeyen
odaların anahtarları gibidir.”[1]
 
Yaşama mündemiç farkı, zenginliği görebilenlerin meselesi olarak edebiyata ilişkin soruyu yanıtlamak önemlidir: Dik durup diklenen yazarları olmasaydı, insan(lık)ın hâli nice olurdu, hiç düşündünüz mü?

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...