İYİ Kİ YAZDILAR[*]
Günün ak ekmeğine
yazarım adını
Tarlalara ve ufka
Kuşların kanadına
Gölgede değirmene
Yazarım.”[1]
Günün ak ekmeğine
yazarım adını
Tarlalara ve ufka
Kuşların kanadına
Gölgede değirmene
Yazarım.”[1]
Almanya’dan uçakla İstanbul’a, İstanbul’dan otobüsle Muş’a, oradan da minibüsle Varto’ya, başımızın gözümüzün üstüne gelirdi babam. O gelince gün bahara dönerdi bizim için. İki gümrükten geçerdi babam. Birincisi, İstanbul Gümrüğü’ydü, doğal olarak takılırdı; ikincisi, Alican Amca’nın oğlu Hamdi’nin gümrüğü.
ARİFZADE: Asıl adı Abdülmecit ERDOĞAN’dır.
ANAHİTA'ya ÖNSÖZ
Yıllardır hapishanelerde yazmış olduğum şiirlerimin önemli bir kısmı 19 Aralık 2000 Hapishaneler operasyonlarında kayboldu. Bu kitapta yer alan şiirlerim F tipleri süreçlerinde değişik dönemlerde yazmış olduğum “Hapishaneden demli Şiirler” imdir.
Öncelikle, yıllardır varlığıyla bana her konuda destek olan ve şiirlerimi düzenlemede/emek süreçlerinde bana en büyük desteği veren arkadaşım, kız kardeşim Kıymet Erenler’e sonsuz minnet duygularımla teşekkürlerimi sunuyorum.
Günlük görevli olan arkadaş yemeğin hazır olduğunu söyleyince içeriye girdik. Arara’yı hemen yanımdaki sandalyeye oturttum. Yemek yemeyi hiç sevmezdi. Onu ikna etmek için türlü oyunlar gerekirdi. Elime aldığım kaşığa yemek doldurup, en klişe oyunla giriş yaptım.
“Arara! Arara! Bak uçak geliyor!”
Arara o zeka fışkıran gözlerini Nermin’e dikip, gülümseyerek “Aşlında mecajen uçak, diyol” demez mi?
O an anladım ki, şu yeryüzünde felsefe konuşacağım biri varsa o da Arara’dır.
SANAT MANAT HARAÇ MEZAT
“Zalimin parasını alan, O’nun kılıcını çalar…” Halil Cibran
MEKTUP
“Mektuplar alırım ayda, yılda bir/Bursa’dan, İzmir’den, ya Adana’dan/Yazanlar ne hısım, ne hemşeridir:/Bunları yedi kat eller gönderir,/Güç haber alırken oğul anadan/En yakın dostluğun, aşinalığın/İmtihan gördüğü ahir zamanda,/Hâl hatır soranlar çıkar bir yığın./Masaldır ey gönül, garip kaldığın/Bunca dert ortağın varken cihanda!”
Emirali, Ankara Eğitim Enstitüsü ve Paris 8 Üniversitesi Modern Yazın Bölümü’nü okudu.
1980 askeri darbesi ülkeyi karanlığa sürüklediği günlerde Emirali de siyasi nedenlerle tutuklandı.
Darbe yıllarında hak, hukukun olmadığı mimli bir cezaevi olarak bilinen, anılan Mamak’ta hapis yattı.
Cezaevinde yazmak gelenek midir?
Yazgı mıdır?
Tarihsel olarak bakıldığında, içeride yazarak sanata, edebiyata, müziğe katılan birçok değeri anlatmak mümkündür.
FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU II. BÖLÜM 3
Rengâreng bu aralar kafayı feminizm ile bozmuştu öyle böyle değil! Felaket bir erkek düşmanıydı bir süredir. Daha bu sabah Nermin’e yanlış kavramları, eril kelimeleri kullanıyor diye kızmıştı. Freud’a tekmeyi bastığı halde feminizm çözümlemesinde psikanaliz yöntemini kullanmaya başlamıştı yine. Çocukluğunu anlatmasını istediği Nermin, ona köyünden bahsetmişti.
“Köyümüz çok güzeldir,” diye başlamıştı Nermin.”
“Hımm. Güzellik dişiye mahsus. Köyünüz dişildir.”