Son Yazılar

Alevilikte Hak-Hakikat ve Gerçeklik Nedir, Ne Değildir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Süryanice, İbranice ve Arapça kökenli kelimelerden türetilmiştir. Her dört topluluğun dilinde metafizik felsefi mantıkla, Allah ve Allah adıyla oluşturulan en yüksek, en doğru kural, adalet anlamındadır. Bu dört topluluk mevcut kavramları gerçeklik olarak ta ifadelendiriyor. 

"Uzaklara Bakamamak" adlı oyunun düşündürdükleri: "Acaba Mehmet amca bir daha çıkabildi mi yollara?"

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Acaba Mehmet amca bir daha çıkabildi mi yollara?
 
Yine böyle bir kasım gecesi.
Hava soğuk.
İzmit kalesinde sobalar hâlâ kurulmamış.
Müdür bey beklesinler demiş.
Müşahade koğuşunda 24 mahkumuz.
En gençleri benim.
En yaşlıları Mehmet amca.
*
Mehmet amca, madde bağımlısı oğlunun aynı gün gerçekleşen 2 cinayetini üstlenmiş.
Herifler evi basınca çekmiş vurmuş çocuk.
Mehmet amca almış silahı, ben vurdum demiş.
Söylemiyor ama herkes biliyor.
Baba oğul yatıyorlar.
*

FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU VI b

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 “Vallahi iyi olur. Çünkü düşünmesizlikteyken çok güzel uyuyor insan. Rüya bile görüyor, böyle oturur vaziyette. Mesela sen takmışsın koanlara ama hiç demiyorsun nasıl bir rüya gördün. Zira rüyam çok felsefikti.”

      “Allah, Allah! İlginç! Sükut, ikrardan gelir. Susuyor ve dediklerini kabullenmeye hazır bir zihinle bekliyorum.”

      “Rüyamda bir kaplumbağa ile yarışıyordum. Ve o an kendi kendime ‘Varlık nedir?’ diye soruyordum. Sonra tam cevap aklıma geliyordu ki...”

      “Ee?”

Benim Adım Sıpa

Akman Gedik kullanıcısının resmi

Heybetullah‘ın aksine karısı Gülkibar etine dolgun, kalçaları ise birer araba tekerleğiydi. Bir beli vardı ki sormayın iki tane babayiğit el ele verse belini saramazdı. Değme bir pehlivanın belini andırıyordu. Belinin üzerinde de altını andıran, parlak tenekeden yapılma ucuz bir kemer olurdu çoğu zaman. Gülkibar yürüyünce yer gök zangırdardı yürüyüşünden. Ey insanlar seyreyleyin beni, yürüyorum derdi adeta.

Adın Yurdum Olur

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi

Saçlarının gölgesinde
Uzun uzun çiseleyen bakışların
Yüzünü yağmurlarla
Dudaklarını bulutlarla çizdim
Avuçlarında kimliksiz yıldızların rivayetleri
Kal desem geç kalırdın
Git dersem eksilirdim
Hüzmeleri serindi suskunluğunun
Yutkunarak bakardım ardından
Kala kala sayamadığım sen
Ben ise tükenirdim
Üstüm başım sen içinde
Adın yurdum olurdu kalbimde

FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU VI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

“Gemi yüzdüğü sürece fark etmez.” dedi Yayla.
“Tabi A, A’dır şeklinde formüle edilen özdeşlik yine de farklılık var. Her bir elma diğerinden farklı. Kendine has her bir varlık. Öte yandan ben ben ile özdeş olmalı. Yoksa düşünen bir özne olamam. Ben kendimle özdeş isem, ancak varlıkların özdeşliğini düşünebilirim. Fakat bir sorun var. İnsan sürekli değişiyor, dahası kendini tasarımlıyor her daim. O yüzden öz diye bir ey olmamalı. Kendimizle özdeşleşmemiz söz konusu değil”
 “Ben gidip şu tezgahtaki bulaşıkları yıkayayım.”

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...