Son Yazılar

Tek Ayaklı Hayri

Şenol Durmuş kullanıcısının resmi

Bastonlu, tek ayağı, bir kolu sakat, tek gözlü ihtiyar acınacak bir durumdadır. Ayakta güçlükle durmasının sebeplerinden biridir ihtiyarlığı. Bir neden de sarhoşluğudur. Ağzından yayılan alkol kokusundan irkilseler de kanında dolaşan diğer maddeleri hiç kimse tahmin edemez. Yanında oturan bir yolcu eğer topal Hayri'yi tanımış olsaydı, ilk durakta bu otobüsü terk ederdi. İstanbul'un muhtelif semtlerinden sabahtan akşama kadar otobüslerde yolculuk yapar. Haftanın bir günü bu otobüs bir semtte topal Hayri'yi indirir.

Halk Gelecek Bir Araya

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

 
Bu düzendir dert getirmiş,
Nice yaraları eşmiş;
Filizleri kırıp geçen,
Delidolu karayelmiş.
 
Yaram derin sinemdedir,
Sızıntısı her yerdedir,
Ne olur?  Bana ol çare,
Yiğidim umut sendedir.
 
Çok yıllanmış bir yaradır!
Her şeyi ayan-beyandır,
Öyle kötü bir halı var,
Maziden miras kalandır,
 
İşçi- köylü dert ağlıyor,
Halk perişan, can acıyor…
Cihan’a çakallar dolmuş,
Yoksula huzur vermiyor,
 
Bu düzenden aldım yara,
Ar û namus olmuş para,

Alevilikte inanç, ahlak ve hukuk sistemi

Ruşen Sarılı kullanıcısının resmi

Alevi hukuk sisteminin temelinde “Varlığımıza, birliğimize, dirliğimize” şiarı altında huzur, barış, kardeşlik (can cana olmak) ve dayanışma vardır; bir nefsin terbiyesine benzer olarak kin, düşmanlık, dedikodu ve bencillik yoktur. Alevi inancı, temel kaynağı olan insan sevgisinin temelinde yer aldığı “Gökte aranan yerdedir“ yani, “Tanrı insandadır“ mantığı içinde inançsal ve toplumsal yaşam tarzından dolayı diğer inançlardan farklıdır.

İki Adam ve Kazlar

Rauf Akar kullanıcısının resmi

Balıkçı barınağındaki kayıklar yan yana dizilmişler ve sabit bir şekilde duruyor gibi görünüyorlardı. Hava iyice kararmış ve uzaklardaki Sakız adasının kıyısı boyunca uzanan yerleşim yerlerinin ışıkları parıldıyordu. Arabanın önünde yayaların yürüyeceği kaldırım vardı ve kaldırımının deniz tarafında ise balıkçı barınağını oluşturan bir yol ileriye doğru uzanıyor, ilerde kesiliyordu. Kesilen yerin biraz ötesinden bir balıkçı teknesi barınağa giriyordu. Barınak dörtgen şeklindeydi. Bir sürü tekne sıralanmıştı.

“Oyunlarım kaldı kayalıkta anne”

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Anılarını alıp sadece
Bırakarak bütün alışkanlıklarını
Çıktılar köyden
Son kez
Kayalıklara baktı çocuk
Düşlerinin sızısı iki damla yaşla 
Süzüldü yanaklarına 
Komşu çocukların sesleri
Karışıp kuzu seslerine
Kayalıklara vurdu
Yankısı çınladı kulaklarında
Örtemedi karanlık 
Çocukları, kuzuları, kayalıkları 
Uzaklaştı kamyon
Annesinin eteğine gömdü yüzünü
Ağladı 
Sustu
Yutkundu
“Oyunlarım kaldı kayalıkta anne”
Dedi usulca

BARBARLIK VE UYGARLIK

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

 Kars sözcüğü, Türk milliyetçilerinin iddia ettikleri gibi Karsak Türklerinden kaynaklanmıyor. Kars adının, kentin Gürcistan Ermenistan sınırında olmasından dolayı, 'karis-kalaki' yani kapı kenti olarak adlandırıldığı iddiasına daha yakın olduğunu sanıyorum. Ulusların, coğrafyaların kimliğini ve kökeninin tek bir sözcüğe dayanarak "aydınlığa çıkaran" milliyetçilerin sayısı öylesine artmış bulunuyor ki, bunların kopardığı ve kaldırdığı toz bulutundan her dürüst kulak kendi gözüne ve ağzına inanamaz hale geldi. Ulusal bencillikler ve ön yargılar yeryüzüne inen ışığı kemirip duruyor.

Git(me)lerim 1

Yaşar Aksu kullanıcısının resmi

Sinekler yapışıyor vücuduma terden. Büyük marketlerin pahalı şampuanlarını hatırlamak bir yana sabunun bile kokusunu unutacağım bu gidişle. İçinde bulunduğum bu durum moralimi bozuyor, amacımı düşünmeme engel oluyor nedense. Geceden kalma halimle, sırtımda çantam, saçlarım dağılmış ve günlerin tozu birikmiş gözlüklerimin camında. Etrafıma tozlu bir pencereden bakıyorum bir kaç gündür. Dinlenmeye ihtiyacım var ve bol köpüklü sıcak bir banyoya da Sora sora gideceğim mıntıkaya daha epeyce bir yolum var.

Git(me)lerim 3

Yaşar Aksu kullanıcısının resmi

Heyecandan kapının açık olduğunu unutmuşum ve elimdeki rengârenk boncuklu anahtarlığa takılmış anahtarı deliğine sokmaya çalışıyorum. Odamın kapısı açılıyor, nefes nefese odaya atıyorum kendimi. Çantamı bir kenara bırakıp direk balkona koşuyorum. Etrafı müzeyyenli demirlerle bariye edilmiş bu mezar hacmindeki balkonda bir dünya genişliği huzur buluyorum. Huzurlanıyorum. Bütün şehir ve şehrin bitimindeki sarımtırak tarlalar, tarlaların da ötesindeki çölü bile görebilmek düşündürüyor insanı. Sessizce düşünüyorum.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...