#gkzbm.blogspot.com

Yaşadığınızda

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Yol yorgunu otobüsten
Ray düşkünü trenden
Ve ilk limanda atladım
Deniz bezgini gemiden
Fazla karamsarım diye
Uçaklar almadı beni
Mavilikte umutsuzluğa yer yokmuş.
 
 
 
Yüksek dağların zirvesine çıkıp
Bol miktarda alkol aldım
Kırık kanatlarımla uçmak için
Beceriksizliğim,
Elime yüzüme bulaştı
Ağlamayı istemedim,
Ağlayamadım
Kalbim dolup dolup taştı
 

Lepiska

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Katilim olmanın bin farklı yolu var.
Bir de lepiska saçlarını önüme sürme habersiz
Hazırlanmama müsaade et,
Göreceksin, bak bu yol daha sağlıklı.
 
 
Diyelim ki uzlaştık,
''Şimdi gidelim,'' desen 
En az on yıl sürer yola koyulmamız
Beni buralara bağlayan bazı şeyler var,
Başka da hiçbir şeyim yok.
 
 
Sözüme itimat edersen şayet,
Sana bir tek eski öykülerimin
Siyah tortularını verebilirim

Bir Yerlerde

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Kılıç kınından çıkıyor
Kinle bileniyor kelimeler soğuk törpülerde
İnsanlık, ağır ağır can çekişiyor
Usta manevralarla hızla uzaklaşıyor merhamet
İnsanlık, insanlığından utanıyor
İntikam yeminleri karışıyor soğuk havaya
Bir tren kornası yarıyor geceyi
Baykuş ötüşleri bölüyor uykuyu
Bugün bir yerlerde, karanlık mekânlarda
Kötülük pusu kurmuş, bekliyor
 
 
Bugün, bir yerlerde masumca bakıyor gözler

Gurbet

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Akıl ermez ölümcül yalnızlığıma.
Kurtulmak için yüksünen karanlığımdan
Mazbut adımlarımı kararlılıkla atıyorum kalabalıklara
Dışarısı hazin bir gurbet,
İki sokak ötesi yabancı
Hiç kimseyi sevmez mi insan,
Sevmez mi cumartesi günlerini,
Yaz yağmurunu,
Baharda yeşeren bir ağacı?
 
 
 
Nerden bileceksiniz
Belirsiz bir hüznün kiracısıyken
Acı acı gülümsüyorum 
Ağlarken içim

Mutluluk

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Sende çoğunluk
Ama hiç eşit değil ki şartlarımız
Birbirinden çok uzak
Etrafı süzen bakışlarımız
Sen bakışlarınla ışık saçıyorsun ışık
Benim bakışlarımaysa herkes alışık
 
 
Mutluluk neden hep bende azınlık
Sende çoğunluk
Ama hiç eşit değil ki şartlarımız
Senin gülüşlerin bile bir başka
Benimkiler ise sıradan kahkaha
Sen neşe saçıyorsun etrafa neşe
Benim, gülüşlerim bile düzmece
 

Savaş Çığırtkanı

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Hedef zenginliğimiz iştah kabartıcı
Siz yeter ki parmağınızı şaklatın bol yıldızlı bayım
Zira sözünüzü bekleyecek kadar sabrımız kalmadı
Çok değil, yalnızca birkaç milyon masum etkilenecek
Top atışlarımızdan
Ama hak verirsiniz ki sizin değerli naaşınız dahi
Bir gün konulacak katafalka
Hayatta kimsecikler baki değil yani
Pardon, ne konuşuyorduk amirim
Karşı dağları hava harekatıyla mı dövüyorduk?
 
 

Zaman, Irk Ve Çocuk

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Köprübaşı'nda yere değmez ayaklarım
Tabanı olmayan bir yerden bakarım 
Tepemdeki mavi tavana
Siyahî işportacılardan saatler alır, takınırım
Hiçbirisi ayırt etmez beyazlığımı
Ve saniyesi şaşmaz saatlerin
Zamanın ırkı olmasa gerek
Geçmekten yana bir an olsun tereddütü yok
Çocuklar da dert etmiyorlar renklerin farklılığını,
Güzelim kızı işportacının:
Tam insanlığı ve  yarım Türkçesi ile;
Bana ''İyi günler'' dedi, gülümseyerek.
 

Aralık

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Tül aralık,
Perde aralık
Odamda dağınıklık almış yürümüş
Bir ben eksiğim odada
Odam hâlinden şikâyetçi, odam hâlinden yakınmakta
Odam dağınık
Bir yalnızlık dolaşmakta koridorda
Her hâlini görüp gözetlemekteyim aralanmış kapıdan,
Kapım aralık
Noel baba erken atmakta baca deliğinden
Bu seneki hüznümü
Ve bu hüzün ötekilere hiç benzememekte
Aslında kapıdan da verebilirdi hediyemi
Çünkü, kapı aralık

Liman

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Bir yaz akşamı sahil kenarında
Halatını bilinmeze koparıp
Uğurlanmanı bile beklemeden giden bir gemiydin.
Karışınca hayatın akışına
Göçmüş saymıştım seni dünyadan
Yok oluşundan sonra
Dudaklarıma başka isimler ezberlettim.
 
 
Ben...
Bulut bulut umutlarımı
Ve nice hayallerimi üleştirmişken kimsesizlere
Bir kez daha bana geri dönüp de 
Ağlamanı bekleyecek bir liman değilim.
Gözlerimde son seferin,

Memleketin -Biz Hâli

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
İçmediği şey için
Tütün tarlalarında çalışır 
Fatma kadın.
Geçim derdinde 
Metin Efendi
Didinir durur
El işlerinde
Ücretin asgarisine.
Ozan, adının anlamını bilmezken
Hayatın zorluğunu bilir
Çocuk yaşında.
Okurken kekeler,
Bir ökçesi kırılmış
Yürürken topallar
Ozan, on birinde adam,
Sıcak soğuk ayırmadan
Çıkar sokaklara,
Avuç açmaz,
Dilenmez,

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
#gkzbm.blogspot.com beslemesine abone olun.