Ayhan Çakmak

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi
Kullanıcı Adı: 
Ayhan ÇAKMAK
Hakkınızda: 

01.06.1957 TARSUS/MERSİN Doğumlu…
Adana Eğitim Enstitüsü. FKB Bölümü Mezunu… 
Bir takvim yaprağında yazılı birkaç rakam yalnızca değil bu. Bir annenin sancısı. Bir babanın sevinci. Bir bebeğin ilk çığlığı. Bir ömrün ilk adımı. Bir yaşam öyküsünün başlangıcı. Belki de henüz kimsenin farkında olmadığı uzun bir yolculuk.
Şimdi dönüp bakıyorum.
Ne çok yol geçmişim. Ne çok mevsim. Ne çok insan. Ne çok ayrılık. Ne çok kavuşma.
Ve ne çok veda…
Oysa çocukken sonsuz sanırdık zamanı. Bayramlar hiç bitmeyecek. Annem hep aynı yerde duracak. Babam hep güçlü kalacak. Kardeşler hep yanımda olacak. Dostluklar eksilmeyecek sanırdık. Bir gün herkesin kendi yoluna dağılacağını bilmeden yaşardık.
Ne büyük zenginlikmiş meğer bilmemek. Ne büyük mutlulukmuş. Şimdi yüzümdeki çizgilere dokunuyorum bazen. Bir yaş daha almanın değil bunlar. Bir ömür daha yaşamanın izleri.
Her çizginin altında bir öykü yatıyor. Bir kayıp. Bir bekleyiş. Bir sevda. Bir kırgınlık. Bir umut.
İnsan yaş aldıkça aynada yüzünü değil, geçmişini görmeye başlıyor.
Ve geçmiş…
Ne garip şey. Uzaklaşıyor. Ama eksilmiyor. İçimizde yaşamayı sürdürüyor. Bazen bir şarkıda. Bazen bir kokuda. Bazen de gecenin tam ortasında ansızın gelen bir anıda.
Kaç Haziran geçti üzerimden...
Kaç yaz sabahı. Kaç ikindi güneşi. Kaç akşam serinliği. Sayısını bilmiyorum artık. Ama her Haziran geldiğinde içimde aynı çocuk uyanıyor. Annemin sesini duyan. Babasının gölgesine sığınan. Geleceği bilmeyen. Ölümü düşünmeyen. Yalnızca yaşamayı bilen o çocuk... Belki de insan hiç büyümüyor. Yalnızca yıllar birikiyor üzerine.
Ve bir gün geliyor.
Ömrün kalanını değil… Geride bıraktıklarını saymaya başlıyorsun. İşte o zaman değişiyor her şey. Bir evin değeri başka oluyor. Bir dostun sesi başka. Bir telefon konuşması. Bir çay sohbeti. Bir torun gülüşü. Bir sabah güneşi... Küçük sandığın her şey büyüyor. Büyük sandıkların küçülüyor.
Ve anlıyorsun.
Yaşam aslında büyük olaylardan değilmiş. Küçük mutlulukların toplamıymış.
Şimdi bu Haziran gecesinde kendi içime dönüyorum. Sessizce. Bir hesap değil bu. Bir pişmanlık da değil. Daha çok bir teşekkür gibi. Yaşadığım her güne. Tanıdığım her insana. Sevdiğim herkese. Beni ben yapan bütün yaralara. Bütün sevinçlere. Bütün kayıplara. Çünkü hepsi birlikte yazdı bu ömrü. Hepsi birlikte çizdi bu yüzü.
Şimdi içimde sakin bir kabulleniş var.
Ne geçmişe kızıyorum. Ne geleceğe hükmetmeye çalışıyorum.
Yalnızca şunu biliyorum…
Bir gün geldiğim gibi gideceğim. Ama bugün hala buradayım. Hala gökyüzüne bakabiliyorum. Hala sevebiliyorum. Hala özleyebiliyorum. Hala yazabiliyorum. Hala okumaya devam ediyorum…
Bu bile başlı başına bir şükür sebebi.
Kaç Haziran daha yaşayacağımı bilmiyorum. Belki çok. Belki az. Ama her yeni Haziran geldiğinde aynı duyguyla fısıldayacağım içimden…
Haziranda ölmek zor derlerdi…
Ben ise Haziranda doğdum.
Her şeye rağmen…
Yaşamayı sevdim…
 
Ayhan ÇAKMAK

Geçmiş

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...