Ağ Günlükleri

SAQELENGE Ümran Düşünsel’in Yeni Eseri ‘Ayağı Kırık Turnayım Katarda’ ya Dair

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
SAGELENGE
Yüzyıllara dayanan sözlü geleneğin halen canlı ve başat yaşandığı Kurdîli coğrafyada ses (deng) erbaplarınca dile getirilmiş stranlar (şarkı) da hayatın farklı yönlerine değinen ezgilerden mürekkeptir.

Türkiye'de Toplumsal Zeka ve Akıl Tutulması

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Arap ülkeleri ile Türkiye'nin basit ticareti dışında kültürel bağı olmadığı halde, Türkiye'nin İslam yozluğuna sarılıp her türlü ağır bedeller ödemesi, zeka ve akıl tutulmasının bir sonucudur. Bunlar siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel her alanda yaşanmaya devam ediyor. Peki neden devlet ve toplum olarak öz değerini inkar edip, hiçbir faydası olmayan İslam bataklığının arkasından gidiliyor? Sorunun doğru cevabı insan, zeka, akıl ve öz kültürün diyalektik bağı incelenerek verilebilir.
 

Kavgadan Beslenip; Onu Çoğaltan Şiirin Şairi: Adnan Yücel[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

soluğumu soluklarına kattım.”[2]
 
Şiirleri için, “Yazana değil, yazdırana bakın” diyecek kadar mütevazı; yayımlanmış son şiiri, “Bu Gökyüzünde Grev Var” olan bir “Kutup Yıldızı”ydı O…
Sakin, sessiz, derin bakışlı biriydi. Genellikle klasik takım elbisesi ve elinde sigarasıyla görülürdü. Hep biraz dumanlı bakardı…
Dizeleri okundukça yüreğinizi kabartan; şiirleri nefes aldıran ve yüreğinizin çarptığını hatırlatandı; şiire coşku kazandıran aşkın ve kavganın komünist şairiydi…

Vasiyet

Sırrı Ayhan kullanıcısının resmi

 
Birkaç gün içinde birçok dostunu görüp özlemini giderdi.
Birkaç gün geçtikten sonra eski bir arkadaşının evine gece yemeğine davet edildi.
Eve vardığında yirmi yılda seyrek gördüğü beş altı dostunu bir arada gördü. Uzun yıllar önce birlikte cezaevinde kaldığı Kel Mahmut’u görmek onu ayrıca memnun etmişti.
Yemekten sonra sohbet aldı başını gitti. Arkadaşlarının merak ettikleri birçok konu vardı. Cendere Köprüsü’nü ilk kitabının kapağına alarak memleketinin tanıtımına katkıda bulunduğu için, ona ayrıca memnuniyetlerini belirttiler.

Gerçek Adalet, İnsan ve Fahişelik

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Özenti, saplantı, ukala, ırkçı, doyumsuz ve çeşitli kutsallıklarla eğitilen her insan, gerçek adaleti kaldıracak karaktere sahip değildir. Çünkü gerçek adalet; bilgi, sınır, ölçü, ciddiyet, samimiyet, eşitlik ve yüksek ahlak ister. Bu da sorgulayan düşünce, kültür, doğruluk ve dürüstlük demektir. Sıralanan insani ölçüler, hükmetmek isteyen ve yetersiz kişilere ağır geldiğinden, karakterlerindeki hazır negatif egoist fahişeliği tercih ederek yaşarlar. Ve dinle devletin yol göstericiliğine sığınılıp, kullanılmak vatan severlik olarak görülmekte.
 

YOLUN SONU

Hüseyin Habip Taşkın kullanıcısının resmi

 
Dünyamızın bir bölgesine akbabalar çullanmış. Teknoloji dedikleri iki kanatlı, kanatlarının arasından geçen upuzun demir yığını, gökyüzünün hâkimi ‘benim’ dercesine mavilikler içinde şekilden şekle girerek gözdağı veriyor insanlara.
İnsanlar nerede? Yeryüzünde, yeryüzünden gökyüzüne endişeyle bakan insanlar. Gökyüzünden fırlatılan çeşit çeşit bombalar, adres sormadan, davetsiz misafir gibi dalıyor insanların, evlerin, işyerlerinin arasına.

Güneşin Altında Çarmıha Gerilenler-Börklüce Mustafa*

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bu vesileyle bu yolculuğun bizlerde yarattığı titreşimleri paylaşırken, bu ürünü; “BENİM OLAN SENİNDİR” ütopyasını irdeleyenlerle ya da ona gönül verenlerle paylaşabilmeyi de umut ediyoruz...

***

Çeviri; ya bilmediğimiz şeyleri keşfetme, ya da bildiklerimize farklı bir gözle bakma imkânı bulduğumuz bir yolculuk... hatta daha da fazlası...

Sürgünde su yaralıdır

Fetih Koç kullanıcısının resmi

Tepemizde bulutlar, sis sarmış her yeri. Mülteci yürekler de akşamdır.

Apansız bir tedirginlik iner mağrur hayatlara. Yüzler solgun, acı acı inliyor dudaklar.

Nasırlı ellerinde bin yıllık acının tarihi var. Sofralarda yoksulluğun kokusu vuruyor geceyi. Ateşin tutuşturduğu ezgilerden ince bir melodinin sesi dolaşıyor sokaklarda.

Sürgünde yürek yaralıdır

Düşen yağmurların sesinde akıp gidiyor zaman. Zaman kırık bir sazdır vuruyor hayatın tellerine.

Her acı bir öykü yazdırır kayalara. Her dağ ağıtlarla uyanmıştır. Her çığlık bir vadiye gömülüştür.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.