Ağ Günlükleri
Krizin, Savaşın, Vahşetin, “YDD”si
I.1) ASYA-PASİFİK PARANTEZİ
I.2) UKRAYNA’DAN TİCARET SAVAŞI’NA
II. AYRIM: SÜRDÜRÜLEMEYEN -KAPİTALİST- KRİZ
II.1) DURUM
III. AYRIM: KAPİTALİST BARBARLIK EVRENİ
III.1) EŞİTSİZLİK
III.2) ZENGİNLİK
III.3) YOKSULLUK
III.4) SİLAHLANMA
III.5) VAHŞET KARELERİ
III.5.1) ÇOCUK…
Marksizm ve Kadınların Kurtuluşu
kurtuluş derecesi,
özgürlüğün en temel göstergesidir.”[2]
“Marksizm ve Feminizmin Mutsuz Evliliği”; Heidi Hartmann’ın 1979’da yayınladığı makalesinin başlığı buydu. Bu makalenin yayınlanmasından bu yana, Marksizm’e yönelik feminist eleştiri, aşağı yukarı aynı argümanları öne sürmektedir. Şöyle özetlenebilecek argümanlar:
’’pasaklı kontes’’ tamer dursun
hava daha tam aydınlanmadığından önce o kocaman gözleri, sonra dikkat edince de hırpani kıyafetler içinde, elleri yüzü kir ve yara bere içinde bir kadın gördüm. hiç hareket etmeden ağzımda dolandırdığım lokmaya bakıyordu. o baktıkça ağzımdaki lokma büyüyordu sanki. yerimden kalktım, yanına gittim. şaşırdı. ona vuracağımdan korkup elleriyle yüzünü kapattı. yavaşça elini tuttum. bu kez de ellerimize bakıyordu. gülümsedim ve içeriye getirdim.
Mazlum Kürt Gafur’un Haykıran Kanı…
Çekya’da bir düzine ticari şirketim vardı. Türkiye’den ithal ettiğimiz malların çoğunu, Kürt iş adamlarından almak hep önceliğimdi. Beni davet eden şirketler konaklama yeri olarak Hilton, Sheraton, Mavi Marmara Otellerini yeğlerlerken ben kendim gittiğimde kadim dostum Dr. Kazım Taşın Aksaray’daki otelinde kalmayı yeğlerdim. Nihayetinde gençliğimin bir bölümünü geçirdiğim sokaklardı oralar. Lise öğrencisiyken kaldığım Diyarbakır Talebe Yurdu, DDKO’nun merkezi, Pertevniyal Lisesi ve daha nereler...
Doyumsuzluk Nedir, İnsanda Nasıl Oluşur?
Yiyecek, içecek, para vb. maddi varlıklara ihtiyacın dışında sahip olma duygusunu gösterip, sınırsız hareket etmek doyumsuz ve aç gözlülük demektir. Bu güdünün insanda oluşum şeklini özetleyerek şu şekilde ifade edebiliriz.
İnsanın bilinç havuzundaki doğal açlık güdüsü maddi, görsel ve işitsel araçlarla gereğinden fazla uyandırılıp etkinleştirilmesiyle, doyumsuzluğa giden yol açılmaktadır.
Öykücülükte Yeni Bir Soluk- Necmettin Yalçınkaya
“Bir yazarı eleştirmek veya övmek için önce kitaplarını ve yazarın başka yerlerde yayımlanan yazılarını okuyacaksınız, yazarla konuşacaksınız, ondan sonra eleştirebilirsiniz veya övebilirsiniz!”
Politik Sinema İhtiyacı Büyürken[*]
Yunanca kelime kökü “hareket” anlamına gelen sinema, 1895 yılında Fransa’da bir sanat dalı olarak ortaya çıktı. “Fabrikadan Çıkan İşçiler”, “Akdeniz’de Tekne Gezisi”, “Trenin Gara Girişi” gibi birkaç dakikalık kısa görüntüler, bugünün devasa yapımlarının ataları olarak ilk kez seyirciyle buluştu. Bu görüntüler o dönem için oldukça etkileyiciydi, her şeyden önce fotoğrafa kıyasla “canlıydı”. Daha sonraları belgesel diye adlandırılan bu filmlerin bazılarını gören sosyalist yazar Maksim Gorki, film için “yaşamdan doğuyor” demiştir.
AKP, İslam, Faşizm ve Kadınlar [*]
Günümüz Türkiyesi’nde siyasal durumdan söz ederken “faşizm” kavramına müracaat etmek, muhalif çevrelerde giderek yaygınlaşan bir eğilim hâlini aldı.
Rojhılat Yolunda-1
Fransa Dışişleri Bakanlığı’na özel bir mektup gönderdim. Mektupta bana vermiş oldukları araştırma-ihtisas bursu ile sunmuş oldukları imkanlar için teşekkürlerimi sunmuştum. Ayrıca Fransız devletinin barınma ve bilimsel çalışmalarım için vermiş olduğu imkanların oldukça önemli olduğunu, fakat ülkemin bir bölümünün yani Doğu Kürdistan’ın içinde bulunduğu şartlardan dolayı vicdanen artık Paris’te kalamayacağımı ve bilimsel çalışmalarıma devam edemeyeceğimi belirttim. Humeyni İslam Rejimine karşı verilen mücadele ve çatışmalardan dolayı Kürt köy ve şehirleri her gün bombalanıyordu.






