Ağ Günlükleri

Güzel Günler

Sedat Öncer kullanıcısının resmi

Neredeyse güneş tepemizdeydi ama dağın demiryoluna yansıyan serinliğini kıramamıştı.
Birkaç ağaç,çalılık ve kayadan oluşan dağ başıydı...
Ama bu vahşi yerin kenarındaTek başına çıkmış yalnız bir gelincik gibi duruyordu su deposu ve cendere.
Tarihi eserleri andırıyordu…
Adeta dağ başı dememişler,ince bir işçilik sergilemişlerdi ve bakmaya doyamıyordu insan…
Çocuk algılarımla dokunulsa kırılıverecek oyuncaklara benziyordu.
Çatır çatır yanarken ortalık rutubet kokusu yayılıyordu yakınlarına.

Kurt Ali

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Roman Ali Kurt, İstanbul 2002 başlığıyla hayat buluyor.

Kurt Fındıklı Bisküvileri fabrikasının dördüncü katında 25’inci yaş gününü kutlayan torun Ali Kurt arkadaşı İsmet ile dertleşmektedir. Ali Kurt sevgilisi Sema’dan doğaya olan bağlılığı ve dağlarda tatil yaptığı için ayrılmıştır. Çünkü Sema dağ yürüyüşü yerine alışveriş merkezlerini tercih eder… Ayrılmalarına rağmen, Sema yine de Ali Kurt’a doğum günü hediyesi olarak bir çift dağ yürüyüşü ayakkabısı gönderir. “Doğum günün kutlu olsun dağ ayısı!” demeyi ihmal etmez. Ali Kurt ve arkadaşı İsmet bu nota çok gülerler…

İnsan Dürüstlük ve İkiyüzlülük

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
İnsanın en güzel ütopyalarından dürüstlük, öleli çok oldu. İkiyüzlülük ise o günden bu zamana kadar insanlığı tamamen esir alıp, birbirine yabancılaştırmaya devam ediyor. Dürüstlülük sadece bazı felsefecilerin düşünceleriyle birlikte, istisna hümanist insanların davranış ve yaşamları sayesinde ütopyamızda yaşamıştı.

Bir Şiirin Varoluş Prosesi

Serkan Engin kullanıcısının resmi

 
Bir şiirin yaratılma prosesi, şair öznenin bilincinin ve bilinçaltının bileşkesinin ürünüdür. Önce, şair, yaşayarak, yaşamının her anıyla, okumak, izlemek, deneyimlemek gibi yaşamının tüm eylemleriyle ve kendisinin maruz kaldığı tüm eylemlerle şiire birikir. Bu proses, aylar boyunca da sürebilir yıllar boyunca da ve şiirin yazılma sürecine dahildir. Çünkü, bir şiirin yazılması birkaç saatlik bir süreç değildir, şairin o şiirin yazılması anına kadarki tüm geçmiş yaşamı artı birkaç saatlik bir süreci kapsar, - Picasso’nun kendi resimleri için dediği gibi -.
 

"ESKİ DEMİRLER ALIRIM..."KEMER İSTASYONU

Sedat Öncer kullanıcısının resmi

Alsancak yönüne doğru Kemer istasyonunu ve hemen ardından gelen geçidi geride bıraktığınızda,
Sağ tarafta ana hatta paralel rayların yanında çok eskilerden bir yapı görürsünüz.
Tarihi yüz yıldan daha eski bu yapı Kemer istasyonu ile aynı yaştadır.
Birlikte inşaa edilmiş ve istasyonun ambarıdır burası…
Yük vagonlarına öte beri yüklenir yüksek rampasından…
2004 yılında burada çekim yapmamış olmamım pişmanlığını yaşamaktayım…
Yıl 1967 iken ambarın yüksek rampasında bir kara vagon durmaktaydı.

Uğur Karaca’nın Dil’e Yaktığı Ağıt *

Adil Okay kullanıcısının resmi

Şair ve yazarların biyografileriyle ilgilenmeyiz pek. İlk ya da son sayfada genellikle özet olarak sunulan özgeçmişlere şöyle bir göz atar geçeriz. Kimi zaman çok sıradan görünen bir özgeçmişe sahip bir yazarın / şairin eserinde “bin ömürlük” biriktirmişlik sezilir. Anlarız ki düş gücü zengindir yazarın. Yaşamadıklarını da araştırarak, gözlemleyerek ve düş gücünü harekete geçirerek yazabilmiştir. Örneğin Behcet Necatigil’den Ali Yüce’ye kadar birçok başarılı şair – yazar ne hapse girmiştir, ne sürgüne yollanmıştır ne de savaşa.

Epiktetos Ders(ler)i

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Hangisinden tutacağınıza
karar verin.”[1]
 
Lakabı Yunanca’da “köle”, “satın alınmış” anlamını taşıyan ve gerçek adı bilinmeyen O, tarihteki en tanınmış adsızlardan biridir…
M.S. 55 yılında Frigya’da Hieropolis’te (Denizli-Pamukkale civarı) doğduğu rivayet edilir. Çocukken köle olarak satılır ve Roma’ya getirilir. Burada felsefeye merak sarar. M.S. 90’lı yılların başında imparator Domitianus felsefeyle uğraşanları Roma’dan kovunca, Epiktetos da Nikopolis’e yerleşir ve orada da ölür.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.