Ağ Günlükleri

öylesine...

Sevda Zeynep Karadağ kullanıcısının resmi

 her deniz önce kendini boğar                    
 geçilmez sandığım tüm zamanlar için                          
geçtim…
 
uzağın ardı yalan kimse bilmez
bilmezdim ne gemiler geçer yalınayak
gemiler sessiz
gemiler alır beni kollarına çıplak
hayat varsa gök yalan
geçtim vakitsiz kalabalıklar
 
kapılar dar kapılar evsiz -deniz bu - odalara sığmaz
kaldım bir dalgınlık anı takvim
düş ağacımda kurt mevsimi
geçtim masum bir piçten ne farkı var

Göçme benden

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Göçme benden

gitme;
erozyona uğratma beni
çöle çevirme;
umudumu alıp götürme
sen gidersen dayanamam

yamaçlarım buz içinde
zirvelerim buzula kesti
fırtınalara dayandım
kayaları çatlatan kara kışına
cehennem ateşine dayandım
gitme;
sen olmazsan dayanamam

seni; göğsümde besledim
masallarımda uyuttum
uçurumda sakladım
kaç kurban verdim uğruna
kaç asır bekledim seni
kan ter içinde
doğum sancılarında
kaç asırda doğurdum

Eycan

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

ey can;
can dayanır mı buna
ruhum ile yüreğim 
çarpışan fay hattım
kaç şiddetinde çarpıştı
ölçüsü var mı

bırakın
kendi depremimin altında kalayım
yıkıntılarımın tozları altında
gelecekte fosil olurum belki
o zaman merakla incelersiniz
şimdi dokunmayın
bırakın 
yıkıntılarımın altında fosil olayım

Deniz Gezmiş

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Gürçeşme Ortaokulu olağan bir gün yaşıyordu, neredeyse tüm öğretmenler ve öğrenciler üzgündü. “Kahretsin!” diye isyan ediyor, “Deniz Gezmiş Sivas Gemerek’te yakalanmış” diyerek şaşkın bir hâlde okulun bahçesinde bir uçtan bir uca gidip geliyordu.  Aramızda “Asarlar onu, sağ koymazlar” deyip ağlayanlar, burnunu çekenler vardı.

ADAK

Sevda Zeynep Karadağ kullanıcısının resmi

birazdan öleceğim
benim içindir şehirler
cadı kazanı her sokak
ve şu çenesi düşük evler

cümle aleme ibret için
sözün zinasında basıldım
renkli beyaz demeden
bir güzel kaynadım
toplanıp gitti odalar
ardında kirli duvarlar bırakarak

II
babama göre eksik eteğim
çingene pembesi fırfırlı
anama göre sevmeli bir heykeli-ölesiye-
içkisi yok 
kumarı yok
kocamalı bir yastıkda
taştan huzur oymalı

Aynalı Düşler Çarşısı

Sevda Zeynep Karadağ kullanıcısının resmi

 
ovmakla silemezsin koynumdaki yazıyı
kırk kilit vurulmuş kırklar kapısından döndüm
her harfi çıkartıp koydum sofrana misafir
al onlardan bana bir masal yaz
bir tas şaraba değiş gözlerimin nazını
belki yeni baştan yaşanır midyat’ta ayıp bir aşk
sedef kakmalı kalpler çekilir karşılıksız
hiç sebep yokken durup aynaya bakılır belki
-ordayız- dışımız rahatlanır
 
yağmurdu yankısıydı eski bir eylülün
sesinde bölünüp suyunda azaldığım

ZERÎYA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çavreşa min zerîya min,
Ez daxwazim were ba min,
Ez hatina te ve şabim…
Ez te re bêjim gula min.

Delala min were ba min,
Ramûsanekî bide min;
Bila xewnên min jî rast be,
Agir berde nav canê min.

Yarê ez parsekê te me,
Bi mirinê re jî heme!
Bê te jîyana min re xem e,
Ez te maçkim gelo şerme?

Qemera min zerîya minî,
Gula minî roja minî,
Germehîya te daxwazim,
Stêrka nav şeva minî.

Dünya kaynıyor!... Seçim Senin Ey insan!... “Ya Barbarlık Ya sosyalizm!”

Vildan Sevil kullanıcısının resmi

 
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde,    insanlığın binlerce yıllık tarihinde, özgürlük, adalet, eşitlik özlemleri, umutları doğrultusunda,  ilk kez deneyimlediği Sosyalist Sistemin çöküşüne tanık olduk.  Sosyalist rejimler, kumdan kaleler gibi art arda yıkılıp gitti.
Bu çöküşün nedenleri,  kuşkusuz uzun ve ayrıntılı çözümlemeleri içeriyor. Burada, en temel özelliklerine kısaca değinerek geçeceğiz.

Rüyadan aşklar zamanıydı

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Rivayet o ki, eski Yunanda aynen Kral Oidipus’un girişinde Rahip Thelabi’nin yaktığı ağıt gibi bir dönem yaşanmış. O ağıtı hatırlayın, Rahip mezarın başına gelir ve şöyle derdi:
“Yaşam, yerin meyve veren tohumlarında,
Otlaktaki sürülerde
Hamile kadınlarda son buldu:
Çünkü artık hiç biri doğum yapmıyor.”
İşte Eski Yunan’da da öyle bir an gelmiş ki, yaşam son bulmuş. Ve tanrılar tanrısı Zeus hayatın böyle altüst olduğu bir anda kız kardeşi Hera’ya gönlü düşmüş. Öyle olmasaymış yaşam doğurganlığını toptan yitirirmiş. Dedim ya rivayet!  

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.