Ağ Günlükleri

Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu olarak açtığımız Fotoğraf Köprüsü adlı sergimizi e-kitap olarak paylaşıyoruz

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
2016 Yılında Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu olarak açtığımız Fotoğraf Köprüsü adlı sergimizi e-kitap olarak paylaşıyoruz:
İndirmek için: https://drive.google.com/file/d/1bXuzzjtr_yRbYfCCj6-qzsDkLjcOITCl/view?usp=sharing
veya

MayaDergi İlk Sayısıyla Yayında

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Maya Kültür Sanat Kolektifinin bir imecesi olarak hazırlanan MayaDergi ilk sayısıyla okuyucularıyla buluştu.
 
MayaDergi, “Sol ve Kültür Politikaları” başlıklı dosya konusu ile kapitalizmin kültür kodları üzerine bir tartışma açıyor. Sanatı kapitalist üretim ilişkilerinin öznesi olarak algılayan postmodernist sanat anlayışının ve tüketim çılgınlığı ile açıklanabilecek bir “kültür endüstrisi”nin sanat ve sanatçı üzerindeki yıkıcı etkisi, dosya yazılarının ortak olarak ele aldığı bir sorun olarak görülüyor.
 

Pir Sultan Abdal Şii miydi, Kızılbaş mı?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Kızılbaşlıkta tanrı yerine insanı yüceltme, ana, güneş, ateş, su ve toprağı temel almak, Poloteist doğacı dinsel inançlardan gelen bir kültürdür. Doğacı inançlar tek tanrıcı dini inançlar gibi radikal, yobaz, gerici ve bağnaz değildir, olamazlar da. Pir Sultan Abdal’ın Kızılbaşlığı ve Şiiliği bu temel gerçeklere göre değerlendirilmelidir.
 

Roman Yazma Teknikleri

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Ancak bir roman yazarken ihmal edilemeyecek bazı unsurlar bulunmaktadır. Bunlar:

1) Konunun bulunması;
2) Konuya uygun karakterlerin geliştirilmesi;
3) Yazacağınız roman türünde birçok kitap okunmasıdır.

Bununla birlikte biz yine de size romanınızı yazarken işinize yarayacak birkaç ipucunu yabancı yayınlardan derledik:

SEVGI SELİME

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi
 

Bugün evliliğimizin tam tamına 37. yılına adım attık. İyi günde de kötü günde de hep yan yanaydık seninle. Kızdık, kırıldık, anlayamadık birbirimizi bazı zaman ama bildiğimiz ve emin olduğumuz tek şey birbirimizi gerçekten çok sevdiğimizdi. Bir de bu evliliği daha güzel hale getiren iki güzel filiz, çiçek (Ayça Sinem, Ezgi Gizem adlarında) kızımız var.

Kızımız Ayça Sinem Açar evlendi, mutlu bir yaşama adım attı... Bir *damat oğlumuz İsmail Açar; bir erkek prens (K. Toprak) bir de kız prensesimiz (Doğa Masal ) olmak üzere iki de torunumuz var.

Gidenler ya da Kaybettiklerimiz[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

rüzgârın peşine takılan bir nefes gibiydik.”[1]
 
Onat Kutlar’ın, “Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin, unutmamak için. Çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz,” uyarısına değer veren biri olarak; gidenlerin, kaybettiklerimizin ardından unutmamak için yazmanın önemli olduğundan kuşku duymam.
Çünkü “Yazmak, geleceği görmek” ise, eğer Paul Valéry’nin işaret ettiği gibi; bugündeki geleceğin kayıt altına alınmasıdır.

Hallac-ı Mansur Alevi midir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Edilgenliğin Alevilere derin etkisi sonucunda, kendilerini kabul etmeyen düşünce ve öncülere sahiplenmeleri, içine düştükleri boşluğu doldurma psikolojisidir. Kime, neye inanılıp inanılmayacağına bakılmadan, birazcık duygularını okşayan kişilere sorgusuzca bağlanmayı, Aleviler marifet, evrensellik görmekteler. Halbuki öz değerleriyle öncüsünü yaratmayan toplulukların evrenselliği söz konusu olmayacağı gibi, bu tarz anlayışlara kimse itibar dahi göstermiyor. Kendisi olunmadan evrensellik gibi üst kültürel kavramları sahiplenmek, daha ağır sonuçlara yol açmaktadır.

“Boşluk”u Sonsuza Bağlar Ressam (İle Resim)[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

İnsan içindeki dehşeti,
dehşetin imgesiyle yenebilir.
Her ressam bir Perseus’tur.”[2]
 
Siz bakmayın Bursa Güzel Sanatlar Birliği Derneği Başkanı ve ressam Ayfer Demircioğlu’nun 15 Nisan 2019’da Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde açtığı resim sergisindeki eserlerin, “müstehcen” oldukları gerekçesiyle kaldırıldığına![3] Kimileri ısrarla kavramayıp, görmezden gelse de…

Bir Garip Bülbül Issız Çöllerde Çekiç Ali

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Yaptığım söyleşilerde şiirimin kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Akdeniz, göçerlik kültürü, yurtsuzluk, mekânsızlık vurgusu yapmıştım.
 
On yıl Kırıkkale’de yaşamıştım. Oradan tanıdığım Kırşehirli genç bir arkadaşım beni telefonla arayarak serzenişte bulundu. Muharrem Ertaş’ın öğrencileri; Hacı Taşan, Çekiç Ali ve Neşet Ertaş’ın temsil ettiği bozkır avazının, kültürünün hiç mi etkisi yoktu yazıp çizdiklerimde?
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.