Ağ Günlükleri

Göçmen Kuşlar

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Ne havaya
Ne suya
Ne toprağa
Sen de gelmemiştin
Kulağım çınlasa
Gözlerim seğirse
Yüreğimde pürtelaş
Ha geldi ha gelecek
Kapı çalsa elimde kap kaşık düşmekte
Özlem bu ya nereye sığar ki
Her yanım özlem kokuyor
Yüzüm gözüm özlem akıyordu
Taşıyor köpük köpük
Topluyorum
Her zerreyi misali
Gözlerim bulutta
Gözlerim aykaranlığı
Buğusundan gecenin
Güneşi beklemekte
Sırasını şaşırmış hava ve su
Önce cemre düşmüş toprağa
Karıncalar yuvasından çıkmış

Nice Nice 100’lerce Nüshaya[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

o sözlerin söylenişindedir.”[2]
 
‘Güney Dergisi’, -benim için- “Tavır + Duruş + Tutum” sözcükleriyle tanımlanan düşünce ve davranış bütünlüğünün etik ve estetik halidir…
İlk sayısından beri hiç vazgeçmediği değerlerine bağlılık, güven, yaratıcılık, merak, empati, istek, doğruluk, hoşgörü vd’leri ile “Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir,” diyen Sokrates’in kararlığını anımsatır ‘Güney’…
Lev Nikolayeviç Tolstoy’un, “İnsanın gerçek gücü sıçrayışlarda değil, sarsılmaz duruştadır,” sözündeki hâldir.

30 Yıldır tutsak olan Sona Mengütay'dan bir şiir: "AVLUDAKİ SIZI"

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Özgür zamanlardan buluşmamıza biraz daha zaman var. Şimdilik seslerimiz, sözlerimiz ve renklerimizle buluşacağız. Yanımda da Kandıra duvarlarını direnciyle eskiten sevgili kadın arkadaşlarımı da getiriyorum…

Selam ve sevgilerimle

15 Ağustos 2022

Sona MENGÜTAY

1 Nolu F Tipi Hapishane a 1/3

 

***

Kandıra/KOCAELİ

İÇERİDE DIŞARIDA...

Adil Okay kullanıcısının resmi

 
 
 
İÇERİDE DIŞARIDA…
 
“Ana rahmine şarkta düşmüş çocuklar / Lastik ayakkabılarıyla / ‘Korkma sönmez bu şafaklarda’ / 126 Elif / Pamukta öğretmenim / 127 Berivan / Tütünde / 128 Uğur / ‘Meçhul öğrenci anıtında’ / 129 Deniz / hapiste…/ 130 Roza / Göç yollarında / Ya sen niye geldin 131 / Ben üzümcüydüm öğretmenim…”[i]
 
 

“Halkın Sıradan ve Gariban Ozanı”: Ahmed Arif[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Toplar dağların rüzgârlarını
Dağıtır çocuklara erken.”[1]
 
“Sosyalist Türk şairi”[2] tahrifatına karşın TKP’li, baba tarafından Kerküklü, ana tarafından Erbil Kürdû; şiirindeki derinlikle; dizelerinde hesap soran; öfkenin, inceliklerin şairidir O…

Türkiye Solu ve Aleviler Neden Gerçek Tarihleriyle Yüzleşmezler?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Tarihle yüzleşmek; halkların etnik, (Dil) din, (İnanç), örf, adet, aile, insan ilişkileri, ekonomi, kültür, eğitim, ulus ve emek sermayeye bakışlarını, enstitü ciddiyetiyle inceleyip ucube olanları atmaktır. Sıralananlarda temel değişimler yaratılmadan, çağdaş ulus ve sınıf kültürünün bir toplumda oturacağını düşünmek, ham hayalciliktir. Sol ve Aleviler, toplumsal sorunları bilimsel, bağımsız ele alıp halkları tarihleriyle yüzleştirmeyi, zaman kaybı ve gereksiz uğraşı gördüler.

DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI XII

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI
XII
Madde 111: Dünya bir kitap diye alınırsa şayet, o kitap en çok şiire yakışırdı. Ama ben müsaadenizle dünyayı hikaye kitabı olarak ele alayım. İnsan yaşamı da yolculuktur. Yolculuk, dünyanın hikaye kitabını okumaksa, o vakit hikayenin öznesi olup çıkarsın. Okumanın yetersiz kalacağı hâller de kuşkusuz var. İşte o dil yetersizliğinde de yazma edimi devreye girmekte ve zenginleşmekte dünya…
 
Madde 112: Sözlüklerde Anafor veya Anafora’nın farklı anlamları olsa da bu kavramın Edebiyattaki karşılığı bambaşkadır.

Bir Nefeste İmtihan/ Özlem Yener

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Özlem Yener, 1985, Antep Araban doğumlu. Sekiz çocuklu  bir ailenin tek kız evladı. Yedi abisi ve annesi ile 14 yaşına kadar Araban’da yaşamış. 14 yaşında anne ve iki abisi ile babalarının yanına İsviçre’ye gelmiş. Ve 23 yıldır İsviçre’de yaşamaktadır.

Özlem Yener,  genç bir kalem ve “Bir Nefeste İmtihan” ilk kitabı. İçinde geçtiği zamanı, yaşadığı hayal kırıklığını, sevinçlerini, üzünçlerini kâh düzyazı ile kâh şiirle sade, akıcı bir dille anlatmış.

Çakıl Taşları

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Yarım bırakılanları
Yere saçılanları
Kırılıp dökülenleri
Topluyorum
Sonra su yatağına gidip
Onları bir güzel yıkıyorum
Kurusun diye
Kimisini güneşe asıyorum
O kadar hasret ki güneşe
Küflenmiş, buruş buruş olmuş
Yerleri çiçek gibi açılıp
Buzları çözülüp
Su olup akıyor oluk oluk
Dereye karışıp gidiyor.
Kimisi öyle narin
Öyle ince ki
Üflesen uçup gidecek
Öyle hasret ki güneşe

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.