Ağ Günlükleri

Lepiska

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Katilim olmanın bin farklı yolu var.
Bir de lepiska saçlarını önüme sürme habersiz
Hazırlanmama müsaade et,
Göreceksin, bak bu yol daha sağlıklı.
 
 
Diyelim ki uzlaştık,
''Şimdi gidelim,'' desen 
En az on yıl sürer yola koyulmamız
Beni buralara bağlayan bazı şeyler var,
Başka da hiçbir şeyim yok.
 
 
Sözüme itimat edersen şayet,
Sana bir tek eski öykülerimin
Siyah tortularını verebilirim

İnsan Doğuştan Akıl Sahibi midir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Detaylarına girmeden makale başlığının cevabını vermek gerekirse, kesinlikle insan doğar doğmaz akıllı ve düşünceli değildir. Sadece akıl ve düşüncenin gelişmesini sağlayan milyarlarca hücre, bu potansiyele sahiptir. Bu demek insan doğar doğmaz akıllı ya da dört başı mahmur anlamına gelmiyor. Nasıl ki insan beslenme, iş ve hareketleriyle fiziksel olarak aşama aşama gelişip, güç kuvvet sahibi oluyorsa, akılda da aynı yöntem geçerlidir. İnsan koşullarına göre edindiği bilgi, tecrübe, deneyimlerle ya akıllı olabilmekte ya da zırdeli.
 

Gövdesi İçeride, Yüreği Dışarıda Bir Ozan: Hüseyin Yıldırım[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Çiçekdağ’lıymış Hüseyin Yıldırım. Kırşehir’in Kürt göçüyle nüfuslanmış bölgelerinden…
“Adı Çiçekdağı/ Sanmayasın ki/ Dört yanı çiçek kokar/ Sümbül taşar/ Oysa/ Eski bir uğrak, ibaret toz toprak/ Bir kaya dibinde, hırsız keçi saklar/ Çocuk/ Süt kokusuna ağlar/ Kim neyler aç havada/ Gül kokusunu/ Adı Çiçekdağı/ Ne çiçekten dağı var/ Ne de dağında bir çiçek…” (Çiçekdağı)

6 Mayıs 1972: Geçmişi de Geleceği de Yitirmeyen Ölümsüzlük[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hayatının yarısı
ilk yirmi yılındır.”[2]
 
Bugün -kimilerine göre-, “Ruz-ı Hızır/ Hızır Günü” olarak adlandırılan Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştukları düşünülen 6 Mayıs…

Ölümsüz(ümüz)dür Nâzım Hikmet[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.”[2]
 
“Ew çend giringî pê bide jiyana xwe ku di/ heftêyem de jî wek mînak çandina darzeytûnê bibe// Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,/ yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin,” dizelerinin hakkını bir komünist gibi yaşayarak verdi. Eylül 1961’in Doğu Berlin’indeki, “sözün kısası yoldaşlar/ bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da/ insanca yaşadım diyebilirim,” demeyi de sonuna kadar hak etti…
O Türkiye Komünist Parti’li Nâzım Hikmet’ti;[3] ölümsüzdü…

Kişiliğin Şekillenme Aşamaları ve Etkenler -3-

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Ana rahmindeki bebeklikten altı yaşına kadar geçen zaman diliminde, çocuk karakteristik özünü birinci sırada anne ve babandan alır. Belirleyici etkenlerse ailenin sosyal, siyasal, dinsel, kültür, ekonomik yapısı, doğrudan çocuğun insani temelini oluşturduğu daha öncede belirtilmişti. Esasında insan gerçek özünü, bu dönemde aldığı kadardır. Bizdeki önemli bir öz deyişle “Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur” ifadesi bu gerçeğe vurgu yapıyor. Halk icadı olan bu kavramı, kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür.
 

Akademi-Üniversite… “Çocuk Akademisi”… Mersin…

Kadir Can Aydemir kullanıcısının resmi

 
Yani üniversite ile akademinin anlayışları, işleyişleri farklı farklıdır. Fakat bu konular, bu yazının konusu değildir. Türkiye’de ise bugün için, akademi ile üniversite, aynı kavrammış gibi kullanılmaktadır. Çünkü tarihinde, akademi-üniversite ayrımının derinleşeceği bir çalışma disiplini, uzmanlaşması ve dolayısıyla geleneği oluşmamıştır.
 

Tutsak Yazar Seyit Oktay’ın Yeni Romanı "Kayıp Masal" Hakkında

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Seyit Oktay’ın, Ceylan Yayınları tarafından basılan “Kayıp Masal” adlı romanı, ilginç kurgusu, insan ruhuna ışık tutan engin bilgeliği ve şiirsel atmosferiyle okunması gereken bir eser.
                Kitabın kapağını açmak, bir hazine sandığının kapağını açmak gibi. Büyük bir ustalıkla oluşturulmuş kurgu, incelikle işlenmiş ışıl ışıl cümleler okuyucuyu, bir hazineyi adım adım keşfetmenin büyüsüne sürüklüyor.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.