Ağ Günlükleri

Mevsimlik Ölüler Geçişi

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Tıka basa dolu koltuklar, otlu peynir, turşu kokuyor koridor. Minibüs, sırtında yatak yorganla emek koşusunda kısık farla ilerliyor. İple bağlanmış naylon yalnızlıklar sarkıyor üstündeki balık istifi bagajdan. Rüzgârın önünde uçuşan naylon leğen, plastik maşrapa görüntüsü yol boyu. Peşi sıra öndekileri çok yakından kovalayan otoban korosu ritmini arttırıyor. Karnaval havası değil sanki ölüm mangasının hedefinde çığlık yankısı artan kalabalık.
 

Anlayana Çok Şey Anlatan Hikâye(Ler)[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir toplumun çığlıklarını duyabileceği
tek kürsü edebiyat kürsüsüdür.”[1]
 
Mahpustaki mektupdaş(ımız) Hasan Şeker’in ‘İsyandır Her Gülüşün’[2] başlıklı hikâyeleri okunduktan sonra insana ister istemez; Friedrich Nietzsche’nin,“Her sözcük bir ön yargıdır,”[3] ile Albert Camus’nün, “Bir insanın yapıtları, çoğu kez, onun özlediği, heveslendiği şeylerin hikâyesidir,” saptamalarını anımsatıyor.

Yıldızları Aşan Sessizlik

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Tatil ya
Bırakın uyuyanlar uyusun
 Hatta dünya uyusun döne döne
 Uyusun yer gök
Çulu çektiklerinde herkes uyanır nasılsa
 
Korkularımdan sıyrılıp
Şöyle etrafıma bakınmak için
Yürüyorum
Dümdüz bozkır önüm
Tek tek duran ağaçların
Direnişini çalacağım
Yele karşı
 
Hani şu
Masallarınızın
Sonundan gökten düşen
Üç elma var ya
İşte onlar hep anlatanların
Ağzına düşüyor nedense
Dinleyenlerin değil
 
Gidip
Şehrin ortasına
Bembeyaz bir çadır kurup

Zamanın İzi/ Sidem SAMSUN

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Neyse ki gülün yapraklarını yolmadan yetiştin,” dedi Murat, eliyle banktaki gül yapraklarını yere attı, yana kayarak yanında Berna’ya yer açtı.
“Keşke gülün yaprakları yerine dikenlerini koparsaydın,” dedi Berna gülün sapındaki dikenlere dokunmamaya çalışarak. “Dikenler batarsa acıtır.”
“Onları sen gelmeden törpüledim. Mesela, neden buluşmamıza geç kaldığını sormayacağım.”
“Bütün gün somurtmanı istemem Murat. Evde taşınmadan önce son bir işim kalmıştı onu hallettim. Sinan’ın eşyalarını koliledim, sonra da kapıcıya bıraktım, çünkü yeni evimde onları istemiyorum.”

DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI VI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
 DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI
VI
Madde 51: Stefan Zweig yazdığı biyografik eserlerde Freud, Jung ve Adler’in psikolojik, psikoanalitik yöntemlerinden çokça yararlanmıştır. Montaigne, Fouché, Erasmus, Marie Antoinette gibi biyografik metinlerdeki psikolojik çözümlemeler derinlikli ve başarılıdır. Novellaları güncelliğini korumaktadır. Zweig savaşa karşıydı. 2. Dünya Savaşından ne kadar kaçsa da açığa çıkan kaotik ortam onu nefessiz bırakır. İçselleştirdiği kozmopolit kültürün yıkıldığını ve bir daha inşa edilemeyeceğinin veisindeydi.

BANGA MIN JI DAYIKAN RE HEYE

Ozan ŞİAR Ağdaşan kullanıcısının resmi
Bangamin heye ji tevahî dayikên cîhanê re

Dayik bixwazin dê şerê rawest

Êşe her roj di dilê min de dikizkize

Bav bixwazin dê şerê raweste
Zengilê demjimara aştiyê lêbixe

Bila neherike rondikê çavê dayikan
Nebêjin kezeba min û li riya nenêrin
Çek û rextan hilnegirin, pênûs bigirin
Dayik bixwazin dê şerê raweste

Anlamak, Hatırlamak Zamanıdır Şimdi[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

- Koro: Nasıl bir deva buldun bu derde karşı?
- Prometheus: Kör umutlar saldım içlerine.”[1]
 
O sadece kasketli değil; kasketin en çok yakıştığı insandı.
Benjamin Franklin’in, “Bazıları 25’inde ölür ama 75’ine kadar gömülmezler,” saptamasını tekzip eden bir mücadelenin, direncin, tarihin -ve elbette acının- adıydı.

Bozuk Düzen

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Karanlığından faydalanarak gecenin
Kökü tarih öncesine uzanan ağaçları kestiler
Etnik kökenlerine inerek böldüler insanları
Barikatlar ördüler önüne sevmenin
Boğdu mazlumları debisi yüksek nehirler
 
 
On yerinden bıçaklandı mücadele
Bıçak tuttu,
Yıllarca kalem tutan kahpe eller
 
 
Bozuldu düzen
Bitti adalet
Analar ağlar, oğullar ağlar,
Soysuzlarsa durmadan güler.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.