Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên xwe li ser newqa  xwe girêdabûn. Destên wî hişk û bi damarên mor  nixumandî bûn. Devê wî yê bêdiran vekirî bû û weku şikeftek tarî dixuyayî.Her carê ku bêhna xwe dikişand , dengekî fîtikî ji qirika  wî derdiket.Nexşên rûyê  wî tev qermiçî bûn û gepên wî  çûbûn xwarê.Enîya wî fireh û  xetên kûr lê bûn.Du birîyên stûr weku devîyan ketibû ser  çavên wî. Ew çavên hişîn û bêronî ku ketîbûn kortê.

Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis tereyağlı(!) yemekler pişiririz, zorla yediririz. Üstüne de sunarız ekşimiş ayran, kurtlu kiraz. Çalar teneke orkestra, söyler kurbağa solist; deriz buna caz!

Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

                                                    çözemiyor içindeki soruyu…
 
     Parkın ortasından, ağaçların arasından geçen suyolunun kenarında, yoldan geçerken görülebilen bir bankta oturuyordu Filiz. Elinde bir sigara… Gözleri dalgın, saçlar darmadağın, birbirine karışmış, sanki yılların yorgunluğunu taşıyordu üzerinde. Görünürde yalnızdı ama içindeki büyük bir kalabalıkla kavga ediyordu. Hava serindi. Yapraklar usulca, mahcup, suçluymuş gibi sararıp, kızarıp düşüyordu yere. Kağan yanına yaklaştığında, başını çevirip baktı.

Dar Gök/Fabl/ Uğur YILMAZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kuzgunlar, kayaların en sivrisine tüneyip göğe baktı.
“Tek gök var.” dedi yaşlı kuzgun. “Rüzgâr da birdir. Herkes payına düşene razı olsun.”
Aşağıdan bir doğan seslendi: “Rüzgârı gördün mü de böyle konuşuyorsun?”
Kuzgun, gagasını taşın serinliğine sürttü. “Görmeye gerek yok. Düzen dediğin, görünmeyene inanmakla kurulur.”
Doğan güldü. “Görmediğine düzen diyorsan, gördüğüne ne diyeceksin? Kanadımız birbirine çarpıyor.”
Bir başka kuzgun araya girdi: “Çarpışma hayatta kalmadır. Gök daralırsa kanatlar da daralır.”

80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu.
Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın…
Emeklilerin tercih ettiği bir yerleşimdi ve her ne sebeple ise çok kere kocalar ölüyor, ardında bıraktıkları üç kuruş emekli maaşı ile kadınlar ileri yaşlara kadar yaşıyorlardı.
Kışın görüntü terk edilmiş insanlar kasabası iken yazın çok daha başka oluyor, tatilcilerin gelmesi ile denizle alakasız bu insanlar adeta kalabalıkta kaybolup gidiyorlardı.
***
O sonradan, yani eşi emekli olup da buraya gelip yerleşenlerden değildi.

ZİNE/ Nazir Atila

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı.
“Korkma Zine, okulun reviri var, doktoru var… Hadi bana eyvallah.”
Yeni yeni atıştıran kar tanelerini havada tozutan, buz gibi esen poyraz yeli, adeta ıslık çalıyordu.
Hüso, kafasına örttüğü ceketini çenesinin altında elleriyle birleştirmiş bir halde hızlı adımlarla yoluna devam etti. 
 

"BİZ BAŞKA TÜRLÜ SEVERDİK BİRBİRİMİZİ" t a m e r d u r s u n

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Derken, Galata Yokuşu'nun oralarda, yeni kurulmuş bir ajansta iş buldum. Burada getir götür işlerine bakacak ve Tünel'den başlayıp, Levent'e kadar süren güzergah üzerinde, kapı kapı gezip, önemli kişilere ve kurumlara, ayda bir basılan derginin dağıtımını yapacağım.

Aksilik o ya, daha ilk dağıtım günü, dergileri sırtlayıp yola çıkmıştım ki, hava bozmaya başladı ve ben Nişantaşı-Teşvikiye'ye vardığımda, sağanak yağmura tutulup, sırılsıklam oldum.

Bana zaten olan olmuş. Tek derdim dergiler ıslanmadan sahiplerine ulaşsın.

Mivan’ın bakışı Bahri’nin ağıdı/ Uğur YILMAZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Neyse bir ihtimal dedik, başladık isteklerimizi sıralamaya: “Bahri arkadaş sen kuzeninin çok güzel saat yaptığını…” daha sözümü bitirmeden, “Tamam Uğur sana öyle bir saat göndereceğim ki bir ömür boyu ona gözlerin gibi bakacaksın.” dedi. Aynı samimiyetle Ozan arkadaşa döndü:
“Sana ne göndereyim Ozan arkadaş?” dedi.
Ozan davudi sesiyle,
“Bana sürekli ağladığın, ağıt yaktığın felçli çocuklarının fotoğraflarını gönder.” dedi.
“Eyvallah!” dedi Bahri.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Konuk Yazarlar beslemesine abone olun.