Türkiye'de Kamu Yöneticilerinin Karakter Yapısı
Oturmuş bir devlet düzeninde ideolojik kalmak adamcılık, yolsuzluk, ayrımcılık, ötekileştirme, zıtlaşma, kıskançlık, çatışma ve yalancılık demektir.
Oturmuş bir devlet düzeninde ideolojik kalmak adamcılık, yolsuzluk, ayrımcılık, ötekileştirme, zıtlaşma, kıskançlık, çatışma ve yalancılık demektir.
Demek ki metafizikçi felseciler, her şeyi biliyorlardı, çıkarları için görmezlikten geldiler. Bu makalede insanlığın hayvani karakterle yaşamasına katkı sunan, idealist metafizikçi felsefecileri ve işbirlikçilerini deşifre etmeye çalışacağız.
Sana insanca bakmayana, senin ona insan gözüyle bakman, onu cesaretlendirirken senin korkaklığını ifade eder.
Adil Okay
KINA HAZIRLAMIŞ UĞUR’UN ANASI
“Uğur Özkan şahsında Suruç katliamında hayatını kaybeden 33 düş yolcusunun anısına.”
Kına hazırlamış Uğur’un anası. Niye ki? Böyle bir gelenek mi var acaba? Birazdan toprağa verilecek oğlu. O, elinde kına tepsisi, öylece uzaklara bakıyor. Şok geçirmiştir muhtemelen. Kolay mı evlat acısına katlanmak?
Ne kadar çok insan gelmiş.
Hani derler ya , “İğne atsan yere düşmez”. İşte öyle.
Sıcak. Toz. Toprak.
Eylem; kelime anlamı olarak herhangi bir olumsuzluk karşısında kararlı duruş göstermektir. Ortaya çıkan olumsuzluklar türüne ve yapısına göre değiştikçe, eylemlerin şekli de değişir. Aynı zamanda olumsuzlukların yaşandığı toplumların kültür yapısı ve devlet yönetiminin niteliği, eylemlerin nasıl şekil alacağını belirleyendir. Adaletli, çağdaş, ileri kültüre sahip toplum ve yönetimlerde, istisnaların dışında demokratik eylemlerin büyük çoğunluğu olumlu neticelenir.
konuşmak onu hazırlar,
yazmak ise olgunlaştır.”[1]
Saplantı ve geriliklerini görmeyen hiçbir düşünce kendine yakın gördüğü yapılarla gerçek bir bütünleşme yapamaz. Bu yüzden sosyalistler ile Aleviler birbirine çok yakın kültüre sahipken somut, gerçekçi bir birliketlik oluşturamadılar.
Kapitalizm; merkantalizmin ilk ataları olan Tanrı Krallar ve Tek Tanrılı dini peygamberler tarafından, insanlık yaşamına ok gibi yerleştirildi. Bunun uzun tarihsel evrelerine girmeden, özellikle 1700’lerden itibaren toplumların tüm hücrelerine kadar etkisini gösteren modern tekelci kapitalizm, günümüzde iğne ucu kadar insani duygu bırakmamıştır. Kapitalizmin etkisi bu şekildeyken doğru, yeterli marksist felsefeyi kavramayan ya da bazı amaçları için, bu düşüncede yer alan sol ve solcuların çoğunluğu, bundan en ağır şekilde etkilenip en çok yolunu şaşıranlardır.
Kaleminde keramet vardır Cengiz Hocamızın. Onu kıymetli kılan da duruşuyla müsemma bu “keramet”tir zaten. Bunun son kanıtlarından biri de, ‘Kapital’in Mantığı-Maddeci Diyalektik Mantığa Giriş’[2] başlıklı yapıtıdır.
i) “Kapitalizmin Genel Görünümü”; ii) “Kapital’i Anlamanın İlk Koşulu”; iii) “Diyalektik Mantık”; iv) “İşçi Sınıfının Konumu”; v) “Hegel’de Diyalektik”; vi) “Maddeci Diyalektik” başlıklı 6 bölümden oluşan eser; Kapital’in diyalektik materyalist yorumunun olgun bir örneğidir.