Son Yazılar

BARIŞ (İLE SAVAŞ) GERÇEĞİ[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Bir tek evren var, o da kanayan bir evren.”[1]
 
Barış (ile savaş) gerçeğine ilişkin genel/ beylik laflar etmek yerine; barışı (ve savaşı) hangi zeminde ve tabloda konuştuğumuzu belirlemek, meselenin özü açısından kilit önemdedir.
Emperyalist/ kapitalist bir dünyada ve coğrafyada yaşa(tıl)dığımız veriliyken ve de “Genel olarak kapitalizm ve özel olarak emperyalizm, demokrasiyi bir hayal hâline getirir”ken[2] sistemin sürdürülemezliği hiç kimse için “sır” olmasa gerek.

Mazlum Yoldaşın Ardından

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Taklit yeteneği çok iyiydi. Gırgır ve şamatayı sever öykündüğü yoldaşlarını bire bir taklit ederken dernektekileri gülmekten kırar geçirirdi.
Çalışkandı; tam bir görev adamıydı. “Teoriden anlamam, ben pratik adamıyım!” derdi. Kızdı mı hemen parlardı, ama çabuk da sönerdi.
Bir gün dernek basıldı. Gözaltına alındı, sorgusundan sonra da tutuklandı. Buca Cezaevi’nde mahpus yattı. Çıktıktan sonra birkaç yoldaşıyla birlikte Meriç’ten Yunanistan’a geçmiş, oradan da Lavrion Kampı’na…  

SEN YAZAR OLAMAZSIN!

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

-Ne yazarsın?
-Martıları, denizi, maviyi, ufku, kelebeği, çiçeği, umutsuzluğu, aşkı, barları, meyhaneleri, aldatılmışlığı...
Ben yazarım; güzel kadınları, düşleri, fantezileri, dört kıtaya hükmeden şanlı tarihimi, Anadolu'ya sıkışmış son ulusumu...
 
Sen yazar olamazsın! Evinden, toprağından, kapısındaki ağaçtan, inciri, üzümü, zeytini işleyen tezgâhından, teknesinden, oltasından, düşlerinden koparılan Alenayı, Adonisi, Gergoru, Dimitri'yi yazdın mı?
 
Yazmadım!
 

NE ÇOK MERMİ YAĞIYOR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şehrin tüm sokaklarında yürünmüyor
Diyarbakır’a ne çok mermi yağıyor
Oy soğuk ölüm namludan çıkageldi
Tüm insanların ciğerini yakıyor

Nicedir devlet halka aman vermiyor
Diyarbakır’a ne çok mermi yağıyor
Tankla-topla tüm etrafı kuşatmışlar
Yuvalar, evler yakılıp yıkılıyor

Bu halk eşkıyayı, katili tanıyor
Diyarbakır’a ne çok mermi yağıyor
İsyan direnişi onurdur, özgürlük
Anneler kazmalı, kürekli bekliyor

Burun Ameliyatı

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Bir sabah kalkıp İranlı arkadaşların çalıştığı bir mağazaya gittim. Orada beş İranlı çalışıyordu biliyordum.  Önce Darüş'le karşılaştım. O yüzünün yarısını sargı beziyle kapatmıştı.  Gözlerinin altı morarmış, çökmüştü.
'Bu adam ya birisiyle kavga etmiş, ya da bir yere çarpmış.' Dedim kendi kendime.
-Darüş Bey hayrola birisiyle kavga falan mı ettiniz? Geçmiş olsun.
-Yok, dedi kavga etmedim, burun ameliyatı geçirdim.
-Gözlerinin altı çökmüş, morarmış.
-Burnumu çok küçük yaptılar.
-Hayırlı olsun yeni burnun.
-Sağol Ali Ağbi.

DEVRİME (VE CİZRE’YE) DAİR[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Murat Uyurkulak’ın, “Vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi,”[2] notunu düştüğü; Cornelius Castoriadis’ün, “Önce bir tahayyüldür,” dediği devrim, radikal sosyalistlerin indinde güncelliğini yitirmeyen -“olmazsa olmaz”- “Tek yol”dur; dünyayı değiştiren devrimci praksistir; engellenemezdir; gereklidir.
Sadece bu kadar da değil: Egemenlerin kâbusu, ezilenlerin şölenidir; Prometheus’un takipçilerini var eden tarihsel eylemidir; bilimden sanata, beşeri münasebetlerden sosyal hayata, ekonomiden politikaya “ilerleme”nin yegâne sebebidir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...