Ağ Günlükleri

“Modayı Bilip de Ona Kapılmayan”dı Ahmet Oktay[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

;ölüme yargılı insan doğumda;
yeraltı mı daha korkunç bilmiyorum,
dünya mı? Yaşadım yaşadığımca.”[2]
 
Şair, yazar, sanat-edebiyat eleştirmeni ve gazeteci Ahmet Oktay Börtecene, 3 Mart 2016’da 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Edebiyatın en üretken kalemlerinden şair, yazar, gazeteci ve eleştirmenlerindendi.
21 Ocak 1933’te Ankara’da doğan Ahmet Oktay’ın şiire olan tutkusu erken yaşta başladı.

Kültür Disiplini Nedir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Disiplin; kısaca insan topluluklarının belirlenen kurallara göre hareket edip yaşamsını ifade eden Fransızca ve Latince kökenli kelimedir. Terbiyede aynı anlamı taşıyan Arapça bir kavramdır. Toplumların disipline ihtiyaç duymasındaki esas neden, insanın hem hayvan hem de insani karaktere sahip olmasının bir sonucudur. Aslında çoğu toplum ve devletler, insana hakaret olur düşüncesiyle, insandaki hayvani karakter üzerinde bilinçli olarak çoğu zaman durmazlar.

“Kadın(lık) Bilinci” mi? (Genç Bir Kadın Arkadaşın Sorusuna Yanıt)[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

başkaldırmazlarsa da bilinçlenemeyecekler.”[1]
Öncelikle, kavram bence oldukça tartışmalı. Bir cinsiyete, üstelik de tarih-aşırı bir bilinç atfetmek, bırak Marksizm ile, düz mantıkla dahi mümkün değil. Örneğin Kleopatra da kadındı, onun cariyesi de, sen de… Üstelik ataerki (patriyarka) o günlerde de vardı, bu günlerde de… Şimdi buna dayanarak, Kleopatra’yı, Hürrem Sultan’ı, onların cariyelerini, ırgat kadınları ve seni-beni (bir de Angela Merkel’i) kapsayan bir “kadınlık bilinci” varsayımı, en yalın deyişiyle anakronizm olur.

Özgürsün Sen

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Bir buğu inceliğinde sızabiliyorsan
Kanatlanabiliyorsan uçurum kenarında
Köklere inerken göklere de çıkabiliyorsan
Yanmadan sarılabiliyorsan ateşe
Hapsetmiyorsan yüreğini göğsünün daracık kafesine
Güneşten de su içebiliyorsan
Taşlara kök salıp yeşerebiliyorsan çatlaklarda
Koruyabiliyorsan içindeki el değmemiş yeri
Rengârenk rüzgâr apak aydınlıksan
Kendinden uçup kendine konabiliyorsan
Kıpkızıl kızarabiliyorsan utançtan
Ulaşmak için değil yakınlaşmak için yürüyorsan
Bataklıkta da tertemiz kalıyorsa vicdanın

Türkiye'nin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Tablosu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dünya ülkelerinin yaşam kalitesi ve mutluluk tablosunun derecesini doğru anlamak için, “Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi Kriterleri” esas alınmalıdır. Bunun dışında yapılan çoğu analiz ve araştırmalar, birçok eksik ve de yanlışı içeriyor. Örneğin Avrupa ülkeleri içerisinde nüfusu az olan devletlerin yaşam kaliteleri çok yüksek olmasına rağmen, mutluluk noktasında ciddi problemlerin varlığı çoğu zaman gözden kaçırılıyor. Onun için en sağlıklı ölçüm evrensel kriterlerdir.
 

Kül

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Hep benim,
Tek benim
Her kötü sonun sorumlusu.
Gün sunumu günahlarımın cezasıdır
Haylaz sırtımın arsız kamburu
 
 
Her sürüncemede
Bütün zamanlar bağ bozumunu gösterir bana
Birini sevince yeniden şekillenecek gibi olur evren
Kalıpları ancak sevgi bozar, inanırım
Tuhaftır, herkes şaşırır iyimser çabama
 
 
Aklımın dişlileri hafiften sıyırınca mili
Ve bocalayınca ellerim
Tekrar kapına geldim,
Sana sarıldım yalnızca
Benzersiz kadınlar doğurdu ağlamaların

Kurşun Yarası/Gülçin Yağmur Akbulut

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Murat gittiğinde an ağır kurşunla vurulduğunu zanneden Hülya, her gece korkuların eşiğinde Fatih’i beklerken yanıldığını anlıyordu. Dağlar üzerine devriliyor; güneş, her sabah kapkara doğuyordu penceresine. Murat’tan sonra Fatih de ellerinden hızlıca kayıp gidiyordu. Hülya’nın susuz bir denizdeki çırpınışlarını hiçbir balıkçı teknesi de görmüyordu.

Akıllı Feragatler/ Rıdvan Yıldız

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İnsan köhneleşmiş salonlarda yerleşik
Sular sıkışmış
Kemikler toprağa döşeli zincir
 
Kapıları açan kapılar da var
Dar insanlar için seyirlik
 
Maskesiz insan yok akıllı feragatler yüzlerde
Her yenilgi onarıyor insanı biraz
Bıçak hissizleşiyor şimdi kızıllığında güneşin
 
Uçurtmaların ağzından kan istedi toprak
Korkak şehirlerde reddedilen ciddiyet
Ve sesim yaşımdan uzaklaşıyor
Gidemez miyim ben de
Hiç uğranılmadık yerlere
 
Kirli siyaset temiz çocuklar ölü taklidi yapan halk

Roland/ İrfan Erdoğan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kaldığım Barış Derneği binasının önündeki seyyar tatil arabasının önünde duran kızıl uzun saçlı, kısa boylu adama selam verdim. Adamla tanışınca adının Roland olduğunu öğrendim. Roland Doğu Almanyalıydı ve sosyalist, komünist olduğunu iddia ediyordu. Tanışma faslının ardından beni derneğin içindeki çay ocağına davet etti; birlikte kahve içip sohbet ettik.
İlerleyen günlerde Roland’ın zaman zaman kendi kendine bağırıp çağırdığını ve psikolojik bir rahatsızlığının olduğunu fark ettim. Doğal olarak onunla arama biraz mesafe koydum. Çünkü sağlıklı birisi olmadığını anlamıştım.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.