Ağ Günlükleri

Türkiye Sineması ve Sinemada Algı

Osman Tatlı kullanıcısının resmi

Sinemada, eğlence adı altında propaganda ve algı çalışmaları sistemli yapılarak toplumlar eğitilerek bir değişim ve dönüşüme tabi tutuldu.
 
Türkiye sineması da kendisine düşen propaganda ve algı operasyonlarında ciddi çalışmalara imza attı, atıyor. Türkiye’de sinema, Türkiye’nin batılılaşması ve Kemalizm’in yaygınlaşmasını kolaylaştırma görevi üstlendi. Yıllarca aynı alt metinler ve kurgularla toplumu yönlendirmeye ve siyasi gelişmelerden uzak tutmaya çalıştılar.
 

ÖTESİ BERİSİYLE HÂL(İMİZ)[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
W. Shakespeare’in ‘Macbeth’indeki, “En büyük acılar, kaygılara döndü, ölüm çanları kimin için çalıyor soran yok. Doğru insanların ömrü tükeniyor. Başına takılan çiçeklerden daha çabuk. Hasta olmadan ölüveriyor insanlar,” satırlarıyla betimlenmesi mümkün olan bugünün Türkiye’sinden söz etmek kolay değil…
Çünkü N. G. Çernişevski’nin, ‘Prolog’unda, “Zavallı bir ulus; tepeden tırnağa köleler ulusu; hepsi köle” sözlerini çağrıştıran bugüne ilişkin olarak; Ulvi Arı’nın, “Türkiye’de en çok icra edilen sanat mimdir. Çünkü kimse konuşmuyor,” demesi boşuna değildir! Her neyse…

Hiç düşündünüz mü biz niye böyle olduk?

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Bizim en büyük eğlencemiz sokaklardı; kapı önlerinde hep beraber oyunlar oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. O zaman Caferlerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, yine güle oynaya dönerdik… Servis aracımız yoktu. Gerçi servise verecek paramız da yoktu. Lükstü bizim için.   Çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna öyle dalardık. Annelerimiz ya da aile büyüklerimiz bu durumu bildiklerinden bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

 

Emerikın Kahvesi

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

Geçenlerde birkaç dostumla birlikte yemeğe gittik. Yemek deyince, -hele akşam yemeği- deyince tabi ki yanında içki de bitiveriyor. Rakıya da yeni zam gelmiş. Çivi çiviyi söker örneği tatlı söz, güler yüz ve sohbetle içkinin buluştuğu güzel bir gece yaşadık. Güzel bir müzik içinde bulunduğumuz ortamı daha da renklendirmişti.
 

Gözəl! (Qarğışnamə)

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Qız adın daşımaq səninçün deyil,
"Qızlıq dünyası"na ləkəsən, gözəl!
Görüm bu dünyada ömrün uzunu
Kədərli olub dərd çəkəsən, gözəl!

Kar olsun qulağın, lal olsun dilin,
Tökülsün saçların, əyilsin belin.
Getsin, qayıtmasın geri sevgilin,
Gözünü yollara dikəsən, gözəl!

Bütün bədənini bürüsün irin,
Uzaqdan "gəl" desin qartmağın, kirin.
Ağlaya-ağlaya əzizlərinin
Ağ kəfənlərini tikəsən, gözəl!

Yeşil Zeytin

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

“Söyle Suzan Abla” dedi dernekten bir arkadaş. “Yapabileceğimiz bir şey varsa, neden yardım etmeyelim” dedi bir başka arkadaş.
“Salonumun badana zamanı geldi.” dedi, sargılı elini gösterdi. “Ben yapamıyorum, oğlum da burada değil… Ya bana bir boyacı bulun ya da siz kendiniz yapın”
“Suzi Suzi “ dedi annem, “gençler hallederler, meraklanma yardımcı olurlar ”
“Peki, boya badana yapabilirler mi?”
Annem kahkaha attı. “Hele sorduğun soruya bak!” dedi. “Duvarları yazan kim? Bunlar. Ellerinden fırçaları hiç eksik olmuyor ki. Suzi Suzi, antrenmanlı bu çocuklar…”

Eski bir dost

Cengiz Kosan kullanıcısının resmi

Gecenin karanlığı ay ışığı altında
Ilık bir yaz gecesi deniz kenarında
Agora meyhanesinde tahta masada
Rakımı yudumluyorum mezemin ardında

Yanımda eski bir dost benden hüzünlü
Fondip yapıyoruz eski yıllar gibi
Mangaldaki balıkları parmak yalatıyor
Tıpkı denizin kayaları yaladığı gibi

Geçmiş günleri anıyoruz, anlatıyoruz
Ayın her bulutun arkasına saklandığı gibi
Bizde gecenin karanlığında rakı şişesine saklanıyoruz
Kadehler sohbetler ardı ardına geliyor

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.