Ağ Günlükleri

Bir Dünya İstiyorum

Cengiz Kosan kullanıcısının resmi

Pencere kadar gökyüzü
Mum ışığı kadar güneş
Yağmur damlası kadar sevgi
Ve kuşlar kadar özgür olmak istiyorum…

Din, dil, ırk, sınır ayrımı olmayan
Memleket ana baba özlemi olmayan
Kardeş bacı hasreti olmayan
Sevgi dolu bir memleket istiyorum…

Kan ve gözyaşının olmadığı
Acının kederin yaşanmadığı
Aşk sevgi güzellikle dolan
Katıksız temiz bir dünya istiyorum…

 
Londra 4.3.2015

 

Gel de İzmir olalım

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Yanımda sen
Bakmalıydık surlardan
Mavisine denizin
Şöyle bir süzülmeliydik gönlümüze
Bir martı sessizliğinde
Avımız balık değil
Mutluluk…
Birlikte kulaç atmalıydık
Sevgi denizimize…
Asılı kalsın düşlerimiz
Bir akasya dalına
Ayak izlerimiz buluşsun istiyorum
Şirinyer kaldırımlarında…
Bu gece
Bir çocuk gibi
İçlenip içlenip ağlamak istiyorum
Senin yokluğuna…
Mendillerden bentler yapmaktan yoruldum artık
Gözyaşlarıma…
Yüzümden çıkarıp atmak istiyorum
Üzüntü maskesini

Seni Bağışlıyorum

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

İç sesim durmaz konuşurken, kirpik uçlarımda birer kurşun gibi duruyor gözyaşlarım. Biliyorum, birazdan göğsüme dökülüp vuracaklar beni. Bu duygunun pişmanlık mı yoksa kırgınlık mı olduğunu adlandıramıyorum...
Ani bir kararla askıda olan ceketimi alarak kendimi sokağa attım. Dışarıda sonbaharın bütün hüznü hâkim. Sarı yapraklar yol boyunca birikmiş, temizlik görevlileri ellerindeki çalı süpürgeleriyle çöp bidonlarına dolduruyor onları. Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar birkaç saate kadar yağacak yağmurun habercisi…

Son Vaaz Bölüm II

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Al yanakları pembeleşti. Fazla dayanamadı bıraktı kendini. ‘’Benim değerli kızım niye ağlıyormuş?’’

‘’Sevinçten ağlıyorum baba. Yaşamın boyunca kimseye zarar vermemişsin. Kimsenin kalbini kırmamışsın. Artık öldüğünde ruhun gidip bir bedene tutsak olmayacak. Ruhun, o ışık deryasında sonsuz sevgiyle birleşecek. O yüce ışığa karışıp sonsuzluğa akacaksın. Bundan daha büyük bir onur olabilir mi?’’

Məzlum yoldaşın ardından- Nəcməddin YALÇINQAYA

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Qısa vaxt kəsiyində hər kəsin sevgisini qazanmış və məhəllənin çilingər İbosu olmuşdu. Zarfatçıldı, parodiya istedadı çox idi. Çox sevdiyi dostlarını belə parodiya edər, dərnəkdəki hər kəsi güldürürdü.
İşgüzar adam idi. Ona ayrılan işi layigincə yerinə yetirərdi.
"Nəzəriyyədən başım çıxmır, mən praktika adamıyam"- deyərdi. Əsəbləşəndə üzü parlayardı. Amma əsəbi tez soyuyardı.
Dərnəyə bir gün basqın oldu. Polislər Məzlumu tutdu. Sorğudan sonra həbs etdilər.

Balıq və Melisa- Nəcməddin YALÇINQAYA

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kordonun*  tilsiminə buraxmışdı özünü. Kordon, sığınılacaq bir limandı onun üçün. Sahildə, çəmənlərə uzanır, saatlarla eləcə qalır, gəlib keçənləri seyrə dalardı. Ən çox da gözünün qarşısında uzun növbələr meydana gətirən Alman konsulluğunun gözləmləyirdi. '' Ümid yolçularını '' izləmək keyf verici bir şey idi. Hələ Viza almağı bacaran birinin sevinci onu da bir başqa həyəcanlandırırdı.
Yatdığı yerdən qalxdı. Getməkdə çətinlik çəkirdi. Ayaqları uyuşmuş bir halda idi. Yanında, tilovuna böyük  bir balıq ilişmiş  bir balıqçı, həyəcanla kömək istəyirdi. Qaçdı dərhal köməyinə.

YENİ YIL -2016- İÇİN

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Coğrafyamızda tehlikeler, imkânları çoğaltarak büyütürken;

Karl Marx’ın, “Tarihi üreten onun kötü yanıdır,” saptamasının altını ısrarla çizip:

“1. Köpürerek koşuyordu atlarımız/ Durgun denize doğru.

2. Bu uçuş, güvercindeki,/ Özgürlük sevinci mi ne!

3. Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz,/ Düşünmek yasak,/ İşgücünü savunmak yasak!

4. Ürünü ayırmışlar ağacından,/ Tutturabildiğine,/ Satıyorlar pazarda;/ 

Emeğin dalları kırılmış, yerde.

5. Işık kör edicidir, diyorlar,/ Özgürlük patlayıcı./ Lambamızı bozan da,/ 

Neden O Mavi Düşler Yok Ediliyor

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Neden Fırat’ın batı kıyısın da fırtınalar esiyor
Neden mazlumların yurduna hor bakılıyor
Oysaki orası nice yüreklere sevdadır
Neden Mezopotamya toprağına
Kan döküyor
Hâlbuki orası yedi cihanda
Dillere destandır
Neden boydan boya bir sancı
Çöreklenmiş 
İnsanları şanlı, şerefli
Kadim şehir olan Diyarbakır’a
Ressamların hep gıptayla baktığı
Tanrılar kadar kusursuz; ay kadar güzel olan Mardin’e
 
Düşmanın, işgalcinin canı cehenneme
Botan’ı, Habur’u, Zap suyunu
Geliyaşin’i

Eski Yıla Elveda, Yeni Yıla Merhaba!

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

"Edebiyat Bahçesi Blog" ailesinde olmaktan mutluluk duyduğumu bilmenizi istedim. Ve sizlere “Merhaba” diyorum. Yeni bir dost eli gibi uzanır sanki size...
Daha bir gün evvelinde sarmaş dolaş olduğunuz eski yılınızda eski bir dost gibi veda eder sessizce...
Tıpkı daha önceki yıllarınız daha önceki dostlarınız, arkadaşlarınız gibi...
Yaşımız kadar dostlarımız oldu bu hayatta...
Ve sizin kaçıncı bilmem ama benim tam 53... dostum 2016'im... Eski dostlarım gibi çok bir anlam yüklemeden karşılayacağım bu kez seni...

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.