Ağ Günlükleri

ESKİ CEKET

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Başka bir şair lafa karıştı:
-Bu ceket o lanetli ceket midir?
Bir başkası:
-Hayır, bence bu beyaz cekettir.
Arkadaşlarım böyle söyleyince ceketime baktım. Ceketimin hiçbir kusuru yoktu. Sadece biraz eskiydi ve rengi kaçıktı.
Arkadaşlarımın gözlerine bakarak:
-Evet. Dedim.
Şairler toplantısından sonra, binadan dışarı çıktık. Bir sigara çıkarttım. Arkadaşım onu benden aldı, kendisi yaktı.
Sinirli bir şekilde:
-Sen başka bir sigara yak. Dedi.

ŞİDDET NEDEN KAPİTALİZMİN “OLMAZSA OLMAZI”DIR?[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Son beş gündür burada nelerin tartışıldığına bakıyorum da... Soykırım, holocaust, savaş, katliam, faşizm, şiddet, işçi kıyımı, hapishane, göç, ekolojik yıkım, kentlerin çöküşü, imha, sansür, kriz, işsizlik, ataerki, seks ticareti, etnik çatışma, kavimkırım... Yaşadığımız günlerin düşünce ve tahayyül dünyamızı bir karabasana dönüştürdüğü aşikâr...

15-16 HAZİRAN’DAN GÜNÜMÜZE İŞÇİLER

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
II) AKP VE İŞÇİLER
II.1) İŞÇİLERİN HÂLİ
II.1.1) MADENLERDEKİ -KAPİTALİST- “REALİTE”
II.1.2) İŞ CİNAYETLERİ
II.1.3) DEVLETİN MARİFETLERİ
II.2) DERİNLEŞEREK, YAYGINLAŞAN EŞİTSİZLİK
II.2.1) KATMERLENEN ZENGİNLİK
II.2.2) VE YOKSULLUK!
II.2.3) VE DE İŞSİZLİK!
III) İŞÇİLERİN -SENDİKAL- ÖRGÜTLÜLÜĞÜ
 

Otobüs/ Yavuz Aközel

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yol boyu arabalar gelip geçiyor, kadınlı-erkekli insanlar bisikletler, motorlar, seyyar satıcılar çocuk arabalı anneler, omuzuna boyacı sandığını asmış boyacılar,  tüm acı ve kederleri - çok az da olsa- sevinçleri yüklenmiş bir dünya gelip geçiyor. Adam kederlerinin sessizliğinde öylece sonsuzluğu gözler gibi, bir ağıtın gizemli vokalini dinler gibi tezgâhının yanı başına oturmuş ve bu resmigeçit yapan dünyaya dalmış, gitmiş.

Metinleri Bilgisayara mı Yoksa Kâğıda mı Yazmalı

Osman Tatlı kullanıcısının resmi

Ancak eski kuşağın kâğıda yazmalı önerisi ve ben kâğıda yazıyorum söylemi yazar adayların zihnini karıştırmaktadır.
 
Peki, kim haklı? Aslında iki taraf da haklıdır. Eski kuşak yazarlar kâğıda yazsa da sonuçta yazdıkları bilgisayar ortamına çekilmektedir. Yani bilgisayardan kaçış yoktur. Peki, sorun nereden kaynaklanmaktadır.
 

Kendini Aramak

İshak Budak kullanıcısının resmi

Bir varız…
Sadece bir nefesle…
Yok olabiliyoruz…
Ya da yok olmayıp;
Sonsuza kadar farklı birine dönüşebiliyoruz…
 
Ben Kader,
Kendimi Ararken o’nu buldum…
Onu bulurken kendi solumu bulmuşum meğersem …
                                                                     
                                                                                      Bir İSHAK BUDAK hikâyesi…
Destansı bir Aşk’a ithafen,
 
2014 yılı,
Gece 03. 30…

SAFRAN ÇİÇEĞİMİZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bakışında yıldızlar parıldayan, dilinde ezgiler dökülen
Yüreğinde güneş saklı
Gözleri
Su damlacıkları kadar berrak
Çocuksumu gülümsemelerle
Baharlara koşan
Gül endamlı
Ağaçlara
Çocuklara
Özgürlüğe sevdalı
Dilek Doğan bacımız
Armutluda bir kuşluk vakti
Devletin silahında çıkan
Mermi
Yalnız seni değil
Halkları da yaraladı
Şimdi sokaklar kan pınarı
Suskunluk değil, düzeni boğacak isyanımız sardı her yanı

Sahile Vuran kelebek

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Baba, Aylan’ı (Alan) anne de diğer çocuğu Galip’i kucağına almış, izdihamdan yıkılmış tel örgüleri geçerek Suruç’a ulaştılar. Ortalık mahşer yeri gibiydi. Galip dört, Alan iki yaşındaydı; güleç yüzlerinin yerinde ne olup bittiğini anlamadıkları bir korku vardı. Suruç’ta bir mülteci kampına yerleştirildiler. Günler sonra çocuklarının gülen yüzleri anne ve babanın çektiği tüm acıları bir nebze de olsa unuturuyordu.

7 HAZİRAN’DAN 1 KASIM’A HDP NOTLARI

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Kendini tanı.”[1]
1 Kasım 2015 seçimlerine ramak kala kaleme alınan bu yazı, bir hayli gecikti. Ekim ayı başında tamamlanması gereken yazımız, -öncesi ve sonrasıyla- Ankara Garı Katliamı’yla devreye giren alt üst oluştan nasibini aldı. Ancak “hiçbir zaman” geç değilse -ki değildir-, diyeceklerimizi, “Gerçek; anlamda altüst edilmiş bir dünyada doğru, bir yanlışlık, bir kaza anıdır,”[2] vurgusu eşliğinde aktaralım.

SEVDASI BÜYÜK YAVRUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sevdası büyük yolu güzel olan
Yüreği de acıyla yoğrulan
Teni gül kokan benim yiğit yavrum
Bir ahtır senden bana arda kalan

Yoksulluk, zulüm, savaş tükenmiyor
İçimizde yanan ateş sönmüyor
Kızım Ankara’da sana kıydılar
Yavrum gözyaşlarım, acım dinmiyor

Kan gövdeyi feryat gökleri sardı
Tüm Türkiye Ankara’da karardı
Yaralılar, ölüler paramparça
Anneler çocuklarını aradı

Tüm barış yollarını kapattılar
Halkın ortasına bomba attılar
Sıhhiye’den kan sel gibi akıyor
Yine ne çok yürekler yaktılar

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.