Ağ Günlükleri

Sanat Sokağın Sesi, Başkaldıran Çığlığıdır

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 

ondan sonra artık her şey karşı’dır.”[2]

 

Sürdürülemez kapitalist vahşetin üretimi ve üreteni değersizleştirdiği hiçleş(tiril)me kesitinden geçiyoruz.

İnsan(lık) için birçok şey kapkara geleceksizlikte ifadesini bulurken; insan(lık)ı insanlaştıran/ yapan değerler aşınıyor.

Kapitalizmin koşullandırdığı çıkara temelli ilişkiler, insan(lık)ın içini boşaltırken; devasa bir yabancılaşma/ yozlaşmayla yüz yüzeyiz.

Bensen O? Bizsiz Onlar

Celalettin Baylan kullanıcısının resmi

 Üzerinde bin ton ağırlığında bir beton yığını var da hareket edemiyor. Karabasan gelir de sesini çıkaramazsın, elini kaldıramazsın ya aynen öyle. Gözlerini açmaya dermanı yok. Aslında gözleri açık, göremiyor, farkında değil. Şimdi yavaş yavaş bir şeyler değişmeye başladı. Vücudunda dolaşan kan sanki azgın ırmaklar gibi şimdi, her tarafına hücum ediyor. Önce kalbinin güm güm attığını hissetti kulakları uğuldayarak. Sonra o uğultu boğuk bir sese dönüştü. "Nuol, Nuel…" gibi sesler duydu, sonra bir ışık belirdi. Işığını engelleyen bir silüet gördü. Görüntü yavaş yavaş netleşti.

Bu gün dərsə gəlməmisən

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Sənin yerin boş qalıbdır,
Bu gün dərsə gəlməmisən.
Ürəyimi qəm sarıbdır,
Bu gün dərsə gəlməmisən.

Ucdan tutub ucuzluğa,
Yol gedirik sonsuzluğa.
Dözəmmirəm yoxluğuna,
Bu gün dərsə gəlməmisən.

İtirmişəm özümü mən,
Söhbətimi, sözümü mən.
Silləm yaşlı gözümü mən,
Bu gün dərsə gəlməmisən.

Yaşamağa yer tapmıram,
Bir ölüyəm, gor tapmıram.
Yoxsa əlac var, tapmıram?
Bu gün dərsə gəlməmisən.

BİYOLOJİ KADER Mİ? ya da “FITRAT”A DAİR...[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Soru, hem ahlâk felsefesi ve ondan kaynaklanan sosyal bilimler, hem de doğa bilimleri açısından oldukça eski. Antropolojide ise, 20. yüzyıl başlarında ABD antropolojisinin kurucularından Franz Boas, yanıtını net bir biçimde veriyor, insanın “kültürel” bir varlık olduğu, biyolojisini çevresi/kültürü aracılığıyla dönüştürebildiğini öne sürüyordu - Boas’ın ünlü deneyi, ABD’ye göç eden Avrupalıların kafatası ölçülerinin ikinci kuşakta değişime uğradığını göstermekteydi! O zaman sosyal çevreye, yani kültüre ilişkin süreçler, biyolojimizi etkiliyor olmalıydı...

Öncesi, sonrasıyla Suruç Güzergâhı…

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Görebildiğiniz yere kadar gidin.
Oraya ulaştığınızda daha
uzağı da görebileceksiniz.”[1]
 
Charles Dickens’ın, “Zamanların en iyisiydi ve de zamanların en kötüsü,” saptamasıyla betimlenen bir kesitte; öncesiyle Suruç Katliamı, sonrasındaysa coğrafyamız ve Ortadoğu açısından sarsıcı sonuçlara yol açan ve Ceyda Karan’ın, “Cehennemin kapılarının aralanması”; Nilgün Cerrahoğlu’nun “Ateş çemberi” olarak betimledikleri bir realiteyle yüzleşiyoruz…

Savaş doğuda değil batıda

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Bu kanlı gelenek bu topraklarda hep vardı. Bu görüntülere bakarken, sanki 1915'e üç gün kalmış gibiyiz,
Sanki Madımak'ı izliyoruz gibiyiz.
Ve sanki 6-7 Eylül'ün sabahına son gecenin sabahındayız.. baltalar bilenmiş, kılıçlar kınlarından çekilmiş ve kim hangi mahalleyi tarumar edecek çoktan bellirlenmiş gibi..
Kürt ve Türk'ün bin yıllık İslam kardeşliği dünyanın en kanlı sokak savaşıyla son buluyor....

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.