Güncel

Mizahın Ferhancası[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

takılın, çünkü sadece bir gülümseme
karanlık bir günü aydınlatabilir.”[1]
 
Bulaşıcı ve dayanılmaz özellikleriyle gülmenin bir tepki olduğu kadar, yaşama bir katkı olduğunu ve gülmekten daha güzel bir eylem varsa onun da güldürmek olduğuna inanırım.[2] Çünkü gülmek/ güldürmek iki insan arasındaki en kısa mesafeyken; mizah duygusundan yoksun otoriterlik koşullarında gülmek, yaşam ve ölüm karşısında hakiki bir zaferdir.

Yağmur Yağdıran Dizeler[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

söz etme bize.
O yağmuru yağdır.”[1]
 
Alphonse Daudet’nin, “Şairler, dünyayı hâlâ çocukların gözünden görebilen insanlardır,” sözünü anımsatır, mahpustaki mektupdaş(ımız) Hasan Şeker’in ‘Halesinde Ay Gözleri’[2] başlıklı çalışması.
‘Yitik Ozan’ı (s.15), ‘Sevdalı Yürek’iyle (s.19) onun şiiri -vaaz vermez ama- vaat eder.
Çünkü ‘Seviyorum Seni’ (s.28), ‘Hasret Kokulum’ (s.32), ‘Hatıra’daki (s.33.) üzere şairimizin hayatı şiirine dâhildir.

Hümanist Bir Yazar: Stefan Zweıg[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

daima itilir, dışlanır ve
yalnızlığa mahkûm edilirler.”[1]
 
Kalıcı olabilmiş, kadife üslûplu çarpıcı bir yazardı. Devasa bir gözlem gücüne sahipti; müthiş bir dille anlatırdı yazdıklarını.
Kurgusu yormayan, okunması rahat tarzıyla insan(lık)a (ve zayıflığına, zaafına dair) yazarken; okuyucusunu alıp götüren zarif, entelektüel, “telaşlı”ydı derin duyguları kaleme döken ustalığıyla…
‘Amok Koşusu’nu andıran yaşamıyla müsemma Zweig Nazilerin kitaplarını yaktıklarındandı.

Sinema Büyüsü (ve Büyücüleri)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
V. İ. Lenin’in’in, “Sinema tüm sanatların içinde bizim için en önemli olanıdır”; Luis Buñuel’in, “Sinema, duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır,” notunu düştüğü hâl ya da Kıvanç Sezer’in ifadesiyle, “Sinema, bir büyü”[2] ise; elbette onun büyücüleri de olmalıdır; vardır da…
Olması gereken açısından Yılmaz Güney sinemasında somutlanan büyü ve büyücüdeki, süreklilik içinde kopuş pratiğiyle “olabilmeye çalışmak”; hâlâ ve her zaman tüm zamanların en güzel ve en devrimci şarkısıdır!

“Bizim Hikâyemiz” (!): Pontos Meselesi…[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hoşlananlar çoğaldıkça,
‘Doğru’ sayılmaya başlar!”[1]
 
İbn-i Sina’nın ifadesiyle, “Kuşku duymayan kişi bakmaz, bakmayan görmez, görmeyen kör ve şaşkın kalır”ken; gerekli ve vazgeçilemeze ilişkin olarak, “Düşünülebilir olmayanı düşünebilmeliydik,” diye uyarır Ludwig Wittgenstein de…
Hepimize “Ne olursa olsun kendinle yüzleş, çünkü seni değiştirecek şey asıl kendindir,”[2] diye fısıldayan “susturulmuş” Pontos meselesi de bu kapsamda ele alınması gerekenlerdendir.

Sınıf Mücadelesinin Geldiği Çıkmaz Nokta

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Proletarya diktatörlüğüne dayanan bu komünist teori, 1848’den itibaren Karl Mark ve Friedrich Engels tarafından bilimsel şekli verilerek, dünya emekçilerinin kurtuluş anahtarı olarak benimsendi. Bu işçi sınıfı mücadelesi 1980 yıllarına kadar dünyanın her yerinde önemli derecede etkisini gösterdi. Fakat her türlü fedakarlığa rağmen 1980’lerden itibaren, işçi sınıf teorisine dayanan mücadele, sürekli zayıflayarak etkisini yitirmeye başladı. Günümüzde ise neredeyse itibar edilir teori olmaktan çıkmış durumda. Peki bunun teorik felsefi sebepleri nelerdir?
 

MÜZİK, MÜTHİŞ ÖNEMLİDİR[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

müzikten başka
bir şey değildir.”[1]
 
Her fırsatta ısrarla ifade ettiğim gibi hayatı, onun lisanı müziği müthiş önemser[2] ve AKP’li Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’la birlikte çalan Erkan Oğur’un, “Müzik unutulmaya yüz tutmuş bir dil gibidir. İnsan giderek ondan uzaklaşmaktadır,”[3] saptamasını ciddiye almam…
Müziğin, hayat gibi -onu bırakıp, boşlamadıkça!- insan(lık)ı hiçbir zaman, asla terk etmez; hatta zindanda, işkence de dahi…

ABD ve Avrupa, Rusya'yı Savaş Suçlusu Olarak Yargılayabilir mi?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
ABD ve AB’nin NATO olduğunu herkes biliyor. NATO; dünyada yaşanan tüm soykırımların başlatıcısı ve en büyük suçlusudur. Bunu tüm dünya bildiği halde bazıları korkudan sesini çıkaramazken, diğerleri NATO ile birlikte suç ortağıdır. NATO’nun dünyadaki en büyük katil olduğu, tarihi belgelerle kayıtlı ve kanıtlıdır. Kirli bir geçmişe sahip olanların, bir başkasından hesap soracağız demesi, yalancılık ve karaktersizliğin tavan yapmasıdır. Emperyalistlerin istemedikleri kişi ve devletleri cezalandırmaları, tek bir şekilde mümkündür. O da şöyle.
 

Ressam(lar)ın Yaratıcılığı[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“İnsan elleriyle değil, beyniyle resim çizer,” diyen Michelangelo Buonarroti eklerdi etkileyici mütevazılığıyla: “Hâlâ öğreniyorum.”
Ardında da, “Herkes gibi yaşamak ve düşünmek istemiyorum. Fabrikasyon bir yaşamın dayatılması rahatsız ediyor. Kendim olmalıyım. Şartlanmış beyinlerin ürettiği kavram, fikir ve davranışlardan arınmalıyım,” notunu düşerdi.
Ressam yaratıcılığı bu olsa gerek; “Silahı fırçasıydı,”[2] dedirten İtalyan Barok ressamı Artemisia Gentileschi gibi…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.