Şiir

Seni Anlatmak

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Gece vakti, Beykoz sahili,
Kara denizin sesi geçer derinden!
Yüreğimde  Albatros sevdası
Boğazdan marmara ya doğru
Akarak geçer beşiktaş iskelesinden!.
Gel de seyret’ 
Martı kanadında çırpınan yüreğimi!
Sular sana böyle anlatacak aşk ı!
Adın nasıl titriyorsa dudaklarım da,
Bedenim öyle titremekte 
Rüzgar değmiş mum alevi gibi 
                     Tarabya sırtlarında….
                                            Abdullah Oral

Zarafatyana

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Evimizdən uzaq, qərib şəhərdə

Nə yaxşı var imiş dostlarım mənim.

Dostluğa qəlblərin verib şəhərdə,

Dostluğa and içmiş dostlarım mənim.

 

Universitetin yaxınlığında

Həmişəki yerə yığışdıq yenə.

Piyada gəzərək “Sahil” bağında

Olub-keçənlərdən danışdıq yenə.

 

Dostlarım narahat sordular məndən:

- Qorxmusan ki? Ağzın uçuqlayıbdır!

Dedim ki, dostlarım, bu olub dünən,

Qorxu məni yaman pis haqlayıbdır.

 

Qız tanışlığımı bilirdi onlar,

Təsadüfən olub bu iş, hadisə.

Kanser

Emel Kargaoğlu kullanıcısının resmi

Sinüs kanseri, lanet olası az bulunur cinsten
Güzel insandı
Adam gibi adamdı
Kış yaz elleri sımsıcaktı
Eski bir Rum evinde yaşardık
Bahçeliydi
Birlikte otururduk, annemden boşanmıştı
Yürekli adamdı şiir yazardı
Durmadan kitaplar okur, sonra dünyayı tartışırdık
Geceleri karardık kağıtları elli bir oynardık
Tavla arkadaşım
Ara sıra yenerdim
Çok güzel gülerdi
Önce öper, sonra 'bile bile yenildim bak' derdi
Bahar geldiğimi rengârenk açardı urfalar
Dağdan kızılcık toplar kaynatırdık

Ruhi Su ya

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Ruhi Su ya

Aşkın pazarına düşürdüm gönlü
Sevda alıp satan dükkân kalmadı!
Aşk için tükettim bu koca ömrü
Gayrı bu sevdayı çeken kalmadı

Gönül mağlup oldu aşk a yenildi
Söz söze eklendi şiir denildi
Aşık ile Ozan nerde yanıldı
Geleceğe türkü, yakan kalmadı…

Mızrapla savaştı sazının perdesi 
Kötülük bitirdi dostu kardeşi
Hainler satarken dostu sırdaşı
Sevgi tohumunu eken kalmadı

GURBET ÖMÜR BİTİRİR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlık gecelerde ışıldayan yıldızlar
Yüzlere süzüldükçe
Gönüllere rehavet akar
Eğer yıldızlar yoksa
Zifiri karanlık
İnsana endişe verir
Ah çektirir
Gurbette giden tren
Sıladan uzaklaştıkça
Yüreklere acı dolu bir arsız hüzün iner

Ayrılık yolu zulümdür
Zehirdir
Kahırdır
Her an büyüdükçe daha da büyür
Gurbet ömür bitirir
Acısı mutluluğu yok eder, acısı ölüm getirir

ARTIK UMUT ÖRÜYORUZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çok bedel verdik
Çok acılar çektik
Zindanlarda tutsak kaldık
Sevinç nedir yaşayamadık
Uğrunda öldüğümüz
Kendi topraklarımızda yılarca esir kaldık

Çok yakılan-yıkılan yerler gördük
Çok katliamlara şahit olduk
Kanayan yüreklere, dertlere, çığlıklara alıştık

Ağıtlara, hüzne rağmen
Özlediğimiz özgürlük
Yüreğimizde ki sevda boy verdi
Artık umut örüyoruz
Gelecek şafakla doğacak güneşi bekliyoruz

Qoca aşiqin ölümü

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Qar yağıb bircə-bircə

Göylərdən səpələnib.

Qar yağıb dünən gecə

Hər yanda təpələnib.

 

Soyuqdur. Qışdır artıq.

Beləcə açdı səhər.

Baxırlar yazıq-yazıq

Uzaqdan boz sərçələr.

 

Məzarlıq qapısından

İçəri keçib qoca.

Qəbirlər arasından

İrəli gedib qoca.

 

Bir qəbrə gəlib yaxın

Başladı hey öpməyə.

Başladı xısın-xısın

Uşaqtək hönkürməyə.

 

Qocanın qəm-qüssəsi

Çevrilib yaşa döndü.

Göz yaşı - nəm qüssəsi

Üzündə daşa döndü.

 

İçimdeki Deli

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

    İçimdeki Deli

Belki sen bensizliğe alıştın ya 
Ben hala sensizliğin ayazındayım
Varlığımı, sundum doğaya 
Tenimde buz tuttu aşk acıları!

Söyle ey sevgili’
 Kaç sefer daha ölecek bu sevda 
Sensizliğime alkış tutan ellerinde...

Senin gülüşüne kendini tutsak kılan’
Deli dolu düşünceler içindeyim!
Sensiz söndüremedi hiç bir şey bu yangını!
Kabuk tuttukça unutmayayım diye adını!
Kaldırdım kabuklarını, 
                    İçimdeki yaralı delinin

ŞİMDİ ÇOCUK OLMAK VARDI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şimdi çocuk olmak vardı
Devlet kurşunlarıyla
Elini, gözünü
Uzuvlarını kaybetmeden
Savaşsız bir dünyada
Refah düzeyi yüksek
Umudun boy verdiği
Kız-erkek çocuğu ayrımı yapılmayan
Duyguların yitirilmediği yaşanabilir güzel bir ülkede

Şimdi çocuk olmak vardı
Çöp toplayarak
Mendil satarak
Sokaklarda dilenerek
Hayallerle içinde
Yaşayarak değil de
Özgür bir vatanda
Açlık ve yokluk çekmeden
Çocukça
Emsalleriyle güle, oynayarak
Ağız dolusu kahkahalarla büyümek ne de güzel olurdu

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.