Son Yazılar
Suruç’un 33’leri ve Onların Çağdaş Aydın’ı
Katliam ve “Neden”i
Devlet(İle Marifetleri)!
Şaşırtıcı Değildi; Çünkü!
Tanıklıklar/ Taraflıklar
Trajedi(leri)nin Devamı
33’lerin Çağdaş Aydın’ı
Onları Anlamak
Hayal (Ya Da Düş Gücü)
Umut
Ölümsüzlük
Nihayet
“ve kuytularda, dağlarda, alanlarda
akıtılan ve akıp gelen kanlarda
Kadınlar “Savaş Ganimeti” mi?[*]
her zaman tehdit altındadır.
Mutlak belirlilik, her defasında da,
özgürlük yoksunluğudur.”[1]
Tesadüf olamaz… Önce muhalif kadın gazetecileri, CHP’li kadın siyasetçileri vb. aralarında “paylaştılar”! İslâmî savaş kurallarına göre öyledir ya: Düşmanın kadınları “savaş ganimeti” sayılır ve evli olanlar dâhil, Müslüman savaşçıya helâldir!
Mendil Sen Kokuyordu
17 sene boyunca ayrı kaldığı, sarıp koklayamadığı evladının, mendildeki terini koklayarak hasret gidermesini anlatan öykü yazarın açık, yalın ve akıcı anlatımıyla okuyucuya büyük bir haz veriyor.
Kitapta birbirinden güzel 29 öykü yer almaktadır. Öykülerin tadı okuyanın damağında kalıyor ve tekrar okumaya itiyor. Yazarın kitapta yer alan dört öyküsü Almancaya çevrilmiş, “Bir Gün Mutlaka” adlı öyküsü ise Tavkirar.com sitesinin şiir ve hikâye yarışmasında birincilik almıştır.
Türkiye'de Demokratik Eylemlerin Etkisizliği
Eylem; kelime anlamı olarak herhangi bir olumsuzluk karşısında kararlı duruş göstermektir. Ortaya çıkan olumsuzluklar türüne ve yapısına göre değiştikçe, eylemlerin şekli de değişir. Aynı zamanda olumsuzlukların yaşandığı toplumların kültür yapısı ve devlet yönetiminin niteliği, eylemlerin nasıl şekil alacağını belirleyendir. Adaletli, çağdaş, ileri kültüre sahip toplum ve yönetimlerde, istisnaların dışında demokratik eylemlerin büyük çoğunluğu olumlu neticelenir.
Giderken
GİDERKEN
Giderken güze bahar değdirdiğin günlerde, meşe ağaçlarından derlediğin, beyaz gelinlik giyen zemheri gecelerini şenlendirin, kuzine sobada pişen palamutların kokusunu bıraktın.
“Her gidiş vuslata yazgılı.
Bekle beni geleceğim bir gün. Daha yaşanacak nice baharlarımız var” diyerek sırra kadem bastın.
Senden geriye ne bir ses, ne bir ışık…
Şimdilerde her mevsim hazan bana.
Filistin’e Ağıt
Aklında vatan yüreğinde aşk
Burası Filistin barış ister
Çocuklar ana ile yâr ister
Kurşuna karşı taş atar
Düşmanlar vatanında cirit atar
Dostum diyenler yan gelip yatar
Dünyalar buna gözü kapalı bakar
Analar her gün hüzünle ağlar
Acı ağıtlarla karalar bağlar
Ateş düşer yürekleri dağlar
Elinden bir şey gelemez bakar
Hitler Yahudi’yi fırına attı
Yahudi bütün olanları unuttu
Düşman olup Filistin’i yuttu
Haklıymış gibi dünyayı uyuttu
Hancı
Yolum uzadıkça uzar dağlarda
Geçerim ıssız sessiz bağlarda
Yolcuyum gidiyorum buralarda
Bu yollarda bir huzur ararım
Mutluluğu yollara yıllara sorarım
Olmayacak bir hayal kurarım
Belki bu yollarda olur kalırım
Bu yolda ben yolcu sen hancı
Buradan geçen bilmem ben kaçıncı
Bunu sen bilirsin söyle be hancı
Sen de mi yabancı oldun be hancı
Benim halim senden acı
Başımda keder kalbimde sancı
Ben gidiyorum buralardan hancı
Hoşça kal kendine iyi bak hancı
Sosyal Bilimlerde “Evrim” Düşüncesi[1]
ona inansın inanmasın,
gerçek değişmez.”[2]
Kaçırmış olabilirsiniz. Reuters’ın 22 Ocak 2020 tarihinde Brezilya’dan geçtiği haber şöyleydi: “Brezilya’nın 200 yerli kabilesini temsil eden ana örgüt ABIP, yerli halkın ‘evrildiğini’ ve daha fazla insanlaştığını söyleyen aşırı sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya karşı dava açacağını duyurdu.”[3]
Sorumluluğuyla Yazmak ve “Ödül(lendirilmek)” Meselesi[*]
konuşmak onu hazırlar,
yazmak ise olgunlaştır.”[1]






