Son Yazılar

“Dinen Bir Fırtına”yı Anla(t)mak[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Aldatmak mühim bir azap.”[2]
“Aykırı” -olarak nitelenen- kafalardan biriydi.
13 Mart 1910-21 Nisan 1973 kesitinde yaşamış romancı, yazar, düşünür, senaryocuydu; hayatının önemli kısmını Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya hapishanelerinde geçirmişti.
Yazınımızda tarihsel roman, Cumhuriyet dönemi öncesi [Osmanlı] ve sonrası [TC] denince, akla gelen, gözlemci-araştırmacıydı.
Marksistti. Aziz Nesin ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın yakın arkadaşı. Harp Okulu Olayında, Nâzım Hikmet’le beraber 15 yıla mahkûm edilmişti.[3]

Devlet

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Yıllardır emiyoruz da gıkı çıkmıyor
Yüreğinde zaruri bir şefkat
 
Kapışmışız alanlarda mazlumların namına
Emekçi mahiyetinde
Sırtımızda ağır bir gürz darbesi
Sol yanağımızda saçma sapan bir tokat
 
Çekilip köşemize
Usluca kapatmışız dosyamızı
Ve kaybetmişiz hükmümüzü saçak altlarında titrerken.
Sen iyisini, en iyisini bilirsin
Mühür sende devlet
 
Gürül gürül marşlarıyla direnişçilerin yıprattığı
Haydut denizin sığ sularına
Cılız bir kelime dökülüyor toplum nehirlerinden:

Bir Tutam Ot

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

İşçiler, emekçiler, memurlar için hayat gerçekten zordu. Çocuklarını iyi yetiştirmek isteyen anne babalara daha çok çalışmak, daha çok ezilmek düşüyordu. Bütün bunları düşünürken bir otomobil yakınımızda durdu.
Otomobilden inen iki kişi bize doğru geldi. Selam alıp selam verdik, birbirimize hâl hatır sorduk.
 “Biz öğretmen İsmail’i arıyoruz.” dediler.
“Aradığınız kişi benim, hayırdır, niçin beni arıyorsunuz?” dedim.

Gezi/ Haziran Hakikâti[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

Görüp de görmezlenerek?
Cevabı dostum esen yeldedir
Cevabı esen yeldedir.”[1]
 
 “Zaman kıyısı olmayan bir nehirdir,” der Marc Chagall; hiçbir şeyin “mutlak” olmadığının altını çizerek.
Siz bakmayın Coronavirüslü bugünlere; O(nlar) da Deniz’lere, Gezi Park(lar)ına, Haziran(lar)ına gebedir.
Boşuna mı demiş, “Günün her doğuşu yepyeni ayrı bir gün getirir,” diye Ernest Hemingway.

“Modayı Bilip de Ona Kapılmayan”dı Ahmet Oktay[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

;ölüme yargılı insan doğumda;
yeraltı mı daha korkunç bilmiyorum,
dünya mı? Yaşadım yaşadığımca.”[2]
 
Şair, yazar, sanat-edebiyat eleştirmeni ve gazeteci Ahmet Oktay Börtecene, 3 Mart 2016’da 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Edebiyatın en üretken kalemlerinden şair, yazar, gazeteci ve eleştirmenlerindendi.
21 Ocak 1933’te Ankara’da doğan Ahmet Oktay’ın şiire olan tutkusu erken yaşta başladı.

Kültür Disiplini Nedir?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Disiplin; kısaca insan topluluklarının belirlenen kurallara göre hareket edip yaşamsını ifade eden Fransızca ve Latince kökenli kelimedir. Terbiyede aynı anlamı taşıyan Arapça bir kavramdır. Toplumların disipline ihtiyaç duymasındaki esas neden, insanın hem hayvan hem de insani karaktere sahip olmasının bir sonucudur. Aslında çoğu toplum ve devletler, insana hakaret olur düşüncesiyle, insandaki hayvani karakter üzerinde bilinçli olarak çoğu zaman durmazlar.

“Kadın(lık) Bilinci” mi? (Genç Bir Kadın Arkadaşın Sorusuna Yanıt)[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

başkaldırmazlarsa da bilinçlenemeyecekler.”[1]
Öncelikle, kavram bence oldukça tartışmalı. Bir cinsiyete, üstelik de tarih-aşırı bir bilinç atfetmek, bırak Marksizm ile, düz mantıkla dahi mümkün değil. Örneğin Kleopatra da kadındı, onun cariyesi de, sen de… Üstelik ataerki (patriyarka) o günlerde de vardı, bu günlerde de… Şimdi buna dayanarak, Kleopatra’yı, Hürrem Sultan’ı, onların cariyelerini, ırgat kadınları ve seni-beni (bir de Angela Merkel’i) kapsayan bir “kadınlık bilinci” varsayımı, en yalın deyişiyle anakronizm olur.

Özgürsün Sen

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Bir buğu inceliğinde sızabiliyorsan
Kanatlanabiliyorsan uçurum kenarında
Köklere inerken göklere de çıkabiliyorsan
Yanmadan sarılabiliyorsan ateşe
Hapsetmiyorsan yüreğini göğsünün daracık kafesine
Güneşten de su içebiliyorsan
Taşlara kök salıp yeşerebiliyorsan çatlaklarda
Koruyabiliyorsan içindeki el değmemiş yeri
Rengârenk rüzgâr apak aydınlıksan
Kendinden uçup kendine konabiliyorsan
Kıpkızıl kızarabiliyorsan utançtan
Ulaşmak için değil yakınlaşmak için yürüyorsan
Bataklıkta da tertemiz kalıyorsa vicdanın

Türkiye'nin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Tablosu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dünya ülkelerinin yaşam kalitesi ve mutluluk tablosunun derecesini doğru anlamak için, “Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi Kriterleri” esas alınmalıdır. Bunun dışında yapılan çoğu analiz ve araştırmalar, birçok eksik ve de yanlışı içeriyor. Örneğin Avrupa ülkeleri içerisinde nüfusu az olan devletlerin yaşam kaliteleri çok yüksek olmasına rağmen, mutluluk noktasında ciddi problemlerin varlığı çoğu zaman gözden kaçırılıyor. Onun için en sağlıklı ölçüm evrensel kriterlerdir.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...