Sorumluluğuyla Yazmak ve “Ödül(lendirilmek)” Meselesi[*]
konuşmak onu hazırlar,
yazmak ise olgunlaştır.”[1]
konuşmak onu hazırlar,
yazmak ise olgunlaştır.”[1]
‘’Haydar Haydar’’ isimli çalışmasıyla yüzyılımıza damgasını vurmuş rehber bir niteliktir, Ali Ekber Çiçek. Küçük yaşlarda dedelerin ceminde bulunması ve çocuk yaşında bağlamayla tanışması; hayat felsefesinin insanlık yolunda gelişmesine yön vermiştir.
Saplantı ve geriliklerini görmeyen hiçbir düşünce kendine yakın gördüğü yapılarla gerçek bir bütünleşme yapamaz. Bu yüzden sosyalistler ile Aleviler birbirine çok yakın kültüre sahipken somut, gerçekçi bir birliketlik oluşturamadılar.
DİLİNİ YİTİRMİŞ ZAMAN *
“Tüm dilleri bir fırçada bir kalemde topluyorum.
Bir yolcuyum, hep kendine çırak.
Biliyorum diyenler kirletiyordu dünyayı baktım.
Oysa sadece kimsin diye sormuşlardı…” Tuncay Akbaba
***
Kitabımı okuyorum sahile attığım hasırım üstünde, bangır bangır bin çeşit müzik olmadan… Akşamları üstümde hafif bir ceket, gün batımını izliyorum fenerin oradan… Hala açık balıkçı lokantalarından gelen ızgara balık, kalamar tava kokularını içime çeke çeke demleniyorum ‘Fahrettin Kerim’le… Rahmetli babam otuz beşlik rakıya “Fahrettin Kerim” derdi, bana da takıldı kaldı. Önceleri kimse anlamazdı, “Ne diyor bu?” diye, boş boş bakarlardı yüzüme. Anlatırdım. “Küpe kalsın kulağınıza.” derdim. “Size getir bir Fahrettin Kerim” derlerse otuz beşliği koyun önlerine.
sıra öfkenin”[1]
Bugün(ümüz)de geleceğ(imiz)i biçimlendirmek için Covid-19 pandemisi kadar, -hatta onun da ötesinde!- birlikte getirdikleri, kilit önemi haiz.
Çünkü coronavirüsün iyice açığa çıkardığı geçiş dönemi, “fetret devri” olarak nitelenebilecek bir “Yaklaşan Felaket” (tehdit + imkân) sanki.
elimden tut
elimden tut
sensiz bir şey yapamam.”[1]
‘Aşkla Sana’, ‘Gezgin’, ‘Ferhat’, ‘Sevdadır’, ‘Adak’, ‘Beyaz Ölüm Kuşları’, ‘Bir Gün Sevişmeyi Bana’, ‘Eski Bir Gün İçin Şiirler’, ‘Günler Perişan’, ‘Her Şey Tekrardır Biraz’, ‘Hüzün Mevsimi’, ‘Merhaba Canım’, ‘Orman’, ‘Pencere’, ‘Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası’, ‘Sığıntı Kuşu’, ‘Yeryüzü Ağacı’, ‘Kan Reçetesi’ndeki dizelerinden anımsayacaksınız Onu…
“alnını/ dağ ateşiyle ısıtan/ yüzünü/ kanla yıkayan”lardandı…
Ben büyürken yaşadığımız karşılıklı kırgınlıklar, kızgınlıklar bir yana, biz birbirimizde büyümüştük aslında; o beni büyütmüştü, ben onu… Anne Nisan’la çok iyi anlaştığım söylenemezdi, büyüdükçe kadın Nisan’ı sevmeye başlamıştım… Aram iyiydi Fatmazel ile son yıllarda. Beni ben olarak bırakıp değiştirmeye çalışmadığı, ruhuma zorla bir şeyler yüklemediği için saygı duyuyordum ona. Kendisi ne kadar öteki, farklı olursa olsun; benim kararlarıma dokunmadı, arkamda durdu hep aynı mesafede.
Kapitalizm; merkantalizmin ilk ataları olan Tanrı Krallar ve Tek Tanrılı dini peygamberler tarafından, insanlık yaşamına ok gibi yerleştirildi. Bunun uzun tarihsel evrelerine girmeden, özellikle 1700’lerden itibaren toplumların tüm hücrelerine kadar etkisini gösteren modern tekelci kapitalizm, günümüzde iğne ucu kadar insani duygu bırakmamıştır. Kapitalizmin etkisi bu şekildeyken doğru, yeterli marksist felsefeyi kavramayan ya da bazı amaçları için, bu düşüncede yer alan sol ve solcuların çoğunluğu, bundan en ağır şekilde etkilenip en çok yolunu şaşıranlardır.