Son Yazılar

Balad Şiir Vakfı ile Ali Gümüş Söyleşi

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ali Gümüş: 12 Şubat 1954 yılında Hozat’a bağlı olan ve Hozat’ın da en son erişilen köyünde dünyaya “merhaba” dediğimi resmî evrak söylüyor. Benim yaşımdakilerin söylediği gibi ben de arkasından bir ama ile devam etmek istiyorum. Bilirsiniz çocuklar doğunca okuma yazması olan bazı insanlar onları bir yere kayıt ederler. Okuma yazması olmayan insanlar da doğduğu günü ve ayı aklında tutmak için bazı yöntemlere başvururlar. Örnek vermek gerekirse “Falan kişi (önemli şahsiyet) ölünce veya falanın oğlu evlenince sen doğdun,” derler.

Devrimci Sosyalistlerin Che’si[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

her zamankinden daha güncel.”[1]
“Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin, Savaş naralarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle ve de savaş ve zafer naralarıyla, cenazelerimizde ağıt yakacaksa, ölüm hoş geldi sefa geldi!” diyen ve sözlerini tereddütsüzce yaşama geçiren birisinden yani Ernesto Che Guevara’dan söz etmek kolay olmasa da, post-Marksist vazgeçişin “modern zamanlar”ında kaçınılmazdır.[2]

HUKUK SUSTU, GÜÇ KONUŞTU

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Venezzuella’da sevinç gösterileri yapıldığına ilişkin haberler de geldi .  En azından ülkesindeki insanlar hiçbir şey olmamış gibi yaşıyorlar; şöyle veya böyle başlarına geçmiş insanın dünyanın zorbaları olduklarını Gazze’de on binlerce masum insanın, binlerce masum çocuğun, kadının katili İsrail’i destekleyerek, Irak’ta “kimyasal silah” yalanını uydurarak, Afganistan’da kendi kurdurdukları dinci terör örgütlerini hâkim kılarak kırk kere kanıtlamış birileri tarafından baskın yapılarak kaçırılmasına neden hemen hiç sesini çıkarmaz? 

1968'den Günümüze Türkiye Solu, Aleviler ve Kürt Hareketinin Geldiği Nokta:

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Lütfen sonuna kadar okunmasını rica ediyorum. İnsan denen canlı; düşünce ve zekâ yeteneğini kullanmaya başladığı günden bu zamana kadar, gücü eline geçirenler diğer halklara sürekli saldırarak bazılarını yok ederken bazılarını da sömürgeleştirmiştir. Değişmeyen bu insanlık ve dünya tarihi, 1900 yıllarda da acımasız şekilde devam ederken, toplumların eğitim ve kültüründe meydana gelen gelişmeler sayesinde, ulus devletleşmelerden tutalım, özerk ya da federal gibi siyasal idari yapılarla, çoğu halklar kısmi şekilde de olsa birtakım özgürlükler elde etmişlerdi.

BİR GÜN BAYRAM OLACAK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kavruldu topraklar, ağaçlar susuz
Bu nasıl bir devran! Temeli koftur
Haneler harabe, yürekler yanık
Yanan yüreklere merhem yoktur

Kimi saray yapmış, kimi de evsiz
Ağa-patron, paşa, bey hepsi arsız
Güçlünün her sözü, bir ferman olmuş
Kodamanda kürk var, yoksul urbasız

Tahammül kalmadı, sabır tükendi
Adalet yok, buna vicdanlar tanık
Gayrı bu düzende bir nebze tat yok
Canlar perperişan, yürekler yanık

Mavi Yeşil dergisinin 157. sayısı çıktı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yirmi yedinci yılın ilk sayısında zengin bir içerikle edebiyat okurlarımızın karşısına çıkmaya çalıştık. Umarız, bu ülkenin giderek çoraklaşan edebiyat dünyasının güzelleşmesinde Mavi Yeşil’in küçük bir payı olur. Veysel Çolak, Evin Başer, Melih Elhan, Nilüfer Uçar, Dilek Bayram ve Uğur Olgar, bu sayının şairleri. Dilek Altundağ, Ebru Adıgüzel ve genç Esma Zeynep Türk, yeni yıla başlangıç sayımızın öykücüleri. Hikmet İlhan ve Şeyma Sarı, yeni yılda dergiye dikkat çekici yazılarıyla eklenen iki yeni isim, umarız dergiyle olmaya devam ederler.

YENİ YIL

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Eski dostlarım gibi çok bir anlam yüklemeden karşılayacağım bu kez seni... 
 
Onun getirdikleri bir yıllık valizinde saklıydı ne de olsa... 
 
Hayatıma 365 günde serpiştirip gidecekti vakti geldiğinde...
 
Ve ben de nasibime düşeni kayıtsız şartsız kabul edip onu ağırlayacaktım bu süre zarfında... 
 
Üzgünüm dostum sevgili 2026 seni kuru bir "HOŞ GELDİN”LE karşılayacağım bu sene... Diğerleri gibi caf caflı sözler söyleyip, beylik laflar edip, kırmızı halılar sermek gelmedi bu kez içimden nedense. 
 

GARİBANLARA GÜNEŞ DOĞSUN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Garibanlara güneş doğsun
Uçan kuşlar yuva kursun
Çiçeklensin tüm umutlar
Kara toprak güller koksun

Yağsız kazan bulgur görsün
Aç insanlar biraz doysun
Geçsin gitsin bu karanlık
Yeter artık şafak söksün

Tüm acılar, dertler dinsin
Acıların sonu gelsin
Sevgi dolsun yüreklere
Kötülükler hiç olmasın

Sevdam bende bir ülküsün
Zorbaların boynu kopsun
Tüm dünyada her ülkede
Savaş değil barış olsun

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...