Ağ Günlükleri

Çocuklar Benim Yıldızım

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Sandıkta saf ipekten kumaş çıkardım
Uzunca bir etek yaptım
İncilerle süsledim
Güzelliği göz kamaştırdı
Koşun çocuklar koşun
 
Kuş gibi uçarak geldiler
Her biri bir yanımdan
Elimden, eteğimden
Çeke çeke tutuştular
 
En zarif hareketlerle 
Yavaşça döndüm döndüm
Ben balerindim, onlar kelebek
Mutluluk dolu çığlıklarla 
“Atlıkarınca da istiyoruz” diye 
Sesleri çınlamaya başladı
Yavaşça yükselip havada
Heyecanla alçaldık 
Öyle mutlulardı ki 
Bitmemeliydi bu oyun
 

Mustafa Güçlü'den yeni şiirler: Sizden Önce Geçtim

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Mustafa Güçlü’nün Sizden Önce Geçtim isimli şiir kitabı geçtiğimiz günlerde İzan Yayıncılık tarafından okura sunuldu. Şiirlerini toplumcu damarda kuran Güçlü, yeni kitabında yaşam deneyiminden, ideolojik prizmasından yansıyan dizeleri izlenimci bir edayla şiir bütünlüğüne kavuşturuyor. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde, çağ ve insan eleştirisi yaparken daha genel bir şiirsel atmosfer oluşturuyor şair. İkinci bölümde şiirinin alanını daraltarak “işçi şiirleri” yazıyor Güçlü. Kitabın son bölümünde ise doğu izlekleri ağırlıkta...

Taşır mı Kanatların

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Boşlukta dolandı
Gelip elinin üstüne kondu
Diğer eli ile alıp kalbine götürdü.
 
Ne arıyorsan burada
Ne alacaksan
Götür yüreğimi
Aklımın yoldaşına
 
Onu nasıl özlediğimi
Nasıl sevdiğimi
Taşır mı kanatların
Gözleri buğulandı sesi titredi
 
Uğur böceği şöyle bir doğruldu
Yüzünde gözünde dolandı
Sana dokunan her bir sızıyı ver bana
Uzağa uzaklara atacağım
 
Yeter ki ıslanmasın kirpiklerin
Yüküm sırtımda benim dedi.
Öyle bir söz etti ki
Gün akşama dönerken

Türkiye Aydını ve Sorumluluk Duygusu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

                              
Aydın Kelimesi: Türkçe ay, ayıd kelime kökünden türetilmiştir. Ay ışığının dünyayı aydınlatmasıyla bağlantı kurularak, bilgili insanın çevresini bilinçlendirmesi demektir.
 
Aydın Sorumluluğu: Bilgi ve ahlaki yeterliliğe sahip kişi veya kişilerin, haklı olan her düşünce, kültürden insanların yanında olmayı, kendisine doğal görev sayan insani duruştur. Basit, bireyselci çıkar çevrelerine öncülük yapıp akıl vermek, aydın değil bilgi ve maddi tüccarlıktır.
 

Bir Kumru Hikâyesi

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

Son günlerde iyice küçülen adımlarıyla, terliklerini sürüye sürüye lavaboya gitti. Yüzünü yıkarken aynaya takıldı yaşlı gözleri:
"İyice yaşlandın artık Raziye!" dedi.
Eski güzelliğini anımsadı. Kınalı saçlarını ıslak elleriyle sıvazladı.
Aynı küçük adımlarla mutfağa doğru yürüdü. Çayın altını yaktı. Dolapta kalan tek yumurtayı aldı, tereyağı tabağına uzandı. Anımsadı. Tereyağı iki gün önce pilav yaparken tükenmişti.
"Unutmuşum..." diye mırıldandı.
Son günlerde çok unutkan olmuştu.

“Kapitalizm ve Ataerki” Üzerine Notlar[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

mutfaktan çıkıp
ülkeyi yönetmesidir.”[2]
 
√ İşe “ataerki”ni tanımlama girişimiyle başlayayım: Tarihin verili bir momentinde (bu momentin ne olduğu ya da önce hangi coğrafyada biçimlendiği burada tartışma konusu değil), belirli tarihsel koşullar altında biçimlenen yaşlı ve otorite sahibi bir erkekler grubunun kadınlar ve gençler üzerindeki sistemli, kalıcı yaptırım gücüne dayalı iktidarı.

Aren’e Masallar (3) - Çocuklar Ülkesi

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Ülkenin birinde bir hükümdar yaşarmış. Bu hükümdar ülkesini kötü ve zalimce yönetirmiş. Sadece kendi ülkesini değil etrafında bulunan diğer ülkelere de zarar vermek istiyormuş.
İçerisinde bulunduğu zenginlik onu daha da kötü yapıyormuş. Kendinden başka hiç kimseyi düşünmüyor ve herkese zalimce davranıyormuş.
Bu hükümdarın komşu ülkelerinden biri de Çocuklar Ülkesi’ymiş. Bu ülke zalim hükümdarın aksine, sevgiyle, hoşgörüyle bir yaşam sürerlermiş. Bu Çocuklar Ülkesi’nde hükümdarlık ya da zorbalara yer yokmuş.

BİR RESİM İKİ HAYAT

Görülmüştür kullanıcısının resmi

***
Yıldızlarla bezeli, lacivert örtüsüne bürünmüştü gökyüzü. Birkaç sokak lambasının aydınlığında çıkacaktı yola.
            Öncesinde kapının eşiğine bir süre önce asmış olduğu çizime takıldı gözleri. Yüreğinde gökyüzünün derinliğini hissedebilenler, yıldızların yürek atışındaki pırpırlığını görebilenler, çizimin anlamını kavrayabiliyorlardı. Neyse ki sevmediklerinin sorularına yarım ağızdı cevapları. Olmadık sorular soruyorlardı nihayetinde. Ve onlar; yüreği fesatlıklarla, hainliklerle dolmuş olanlardı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.