Ağ Günlükleri

“Özgürlük” mü Dediniz?![*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir şey yoktur.”[1]
 
Havaya benzer, varlığı anlaşılmaz, yokluğu dayanılmazdır özgürlüğün, ya da Özdemir Asaf’ın deyimiyle, “Varlığı kaybedilince anlaşılan”dır.
Albert Camus’nün ifadesiyle, hem olasının, hem olanaksızın tanımlandığı bir dünyada bulunabilen özgürlük; Nâzım Hikmet, Sait Faik okurken bariz hissedilen duygudur; kaybedildikçe değerlenir…
Bazen 2 kere 2’nin 4 ettiğini söyleyebilme cüretiyken; ona dair “Özü şeytani olan etik bir ilkedir,” diye ekler Emil Michel Cioran.

Umut Gömücüler/Mevlüt Âsar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Birden, omuzuna konan bir elin ağırlığını fark etti. Oteldeki iri taşlı altın yüzükten ve burnunu dolduran ağır losyon kokusundan, gelenin yayın evi sahibi Volkan Taşkın olduğunu anladı. Midesi bulandı, yine de gülümsemeye çalıştı. Adamın “Ne düşünüyorsun?” sorusuna karşılık bir an gerçekten ne düşündüğünü onun suratına haykırmak istedi, sonra vazgeçip kuru bir “Hiç”le geçiştirdi. Belleğinde canlanan bir önceki gece ye ait resimler midesindeki bulantıyı artırınca, iki elini birden karnına bastırdı. Adam, ”Heyecandan,” dedi kaygısızca, “Sakin ol!”

Ahmed Arif’ten Leyla’ya Aşkla Yontulmuş Dizeler

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

 
Türk edebiyatının en uzun soluklu şairlerinden Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplardan oluşan ”Leylim Leylim” kitabını okumaya başladığımda onun şiirine kaynaklık eden o büyük coğrafyanın vaveylasını bütün hücrelerimde hissettim. Anadolu baştan başa bir düş tacı olup sinmişti satır aralarına.
Dönemin karmaşasında işkencehaneler, yokluklar işsizlikler ve puştluklar ortasında direnmeye çalışan bir avuç aydının yaşam kavgası günümüzden baktığımızda aslında pek çok şeyin biçim değiştirerek devam ettiğini gösteriyor. Yani ülke gerçekliğinde değişen bir şey yok(!)

SELAHATTİNİN BABAANNESİ

Münevver Ongun kullanıcısının resmi

Nihayet onun da mürüvvetini gördü. Fakat kısa bir zaman sonra hayat arkadaşını kaybetti. Yalnız kalınca, torun sahibi olma arzusu gitgide tutkuya dönüşmüş ve bunu oğluyla gelinin yanında sık sık dile getirmeye başlamıştı. Bir gün küçük oğlundan torunu olacağını öğrendiğinde dünyalar onun olmuştu. Eski bir gelenek olmasına rağmen, genellikle kız toruna babaannenin, erkek toruna da dedesinin adı verilirdi. Erkek olursa kocasının adının konulacağından son derece emindi. Ne mutlu ki; aileye bir erkek torun gelmiş ve ona dedesinin ismi verilmişti: “Selahattin”

Aleviler Gelişen Gündemlere Nasıl Cevap Olmalı?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Global ve küreselleşmiş bir dünyada biyolojik, düşünsel, kültürel, siyasal, ekonomik, teknolojik, askeri açıdan, akıl alamayacak derecede hızlı değişimler yaşanmakta. Çoğu zaman teknolojik üstünlüğe sahip ülke ve toplumların dahi, bu hızlı değişimi yakalamakta zorlandıklarını görüyoruz. Yine de bu ülkeler insanlığın yaşamını belirlemeye devam ediyor. Mevcut gerçeklikten yola çıktığımızda her devlet, toplum ve bireyin aynı performansı göstermesi beklenemez elbette.

Gomidas’lı Halk Müziği(miz)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Gitsem de her yerde biraz vardır.”[1]
 
“Türküler acıların aynasıdır”;[2] isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı!
Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan ve bunu başkaldırıyla ifade eden halkın adalet arama serüveni gibi de görebiliriz. Neşet Ertaş’a ait olan “Nerede bir türkü söyleyen varsa, korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur,” ifadesi de bunu destekler niteliktedir.[3]

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.