Ağ Günlükleri

Geçmişten (Bugündeki) Geleceğe[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gökten ayet inmedi bize.
Onu biz kendimiz
vaat ettik kendimize.”[1]
 
Belirsizliklerin, karamsarlıkların, yalnızlıkların, yabancılaşmaların hülasası kapitalist yıkımın “yeni normal” vaazlarıyla ambalajlanan pandemi günlerinde; umut(suzluk) ile gelecek(sizlik), üzerinde en çok konuşulan mesele ve elbette boşuna değil; hatta bir zaruret…

Kayboldum

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Altı üstü iki oda
Bir salondan ibaret yaşantım
Anlamlı bir anı bile yok hafızamda
Yalan bütün yaşanmışlıklarım
Üstelik sen de gittin
Beni terk ettin
Şimdi sağdan say bir
Soldan say bir
İşin yoksa durmadan kur kendini
Acılar biriktir
Ama sanma ki ben öldüm
Sanma ki yok oldum
Sadece bu kıç kadar yerleşkede,
Kayboldum anasını satayım,
Kayboldum. 

(İnsan Posası) Balkonumda kuş sesleri

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Güneş, kocadağ ile üç pınar tepesinin arasından evin balkonuna doğru ışığını usulca düşürürken yeni bir güne uyanışın huzuru vardı üzerimde.
Karadeniz dağları arasında Köyümün o eşsiz oksijen yüklü ter temiz havası öyle güzel gelmişti ki gün ağarmadan uyanı vermiştim

Türkiye'de Sendikacılığa Yüklenen Anlam

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Sendika kelimesi; Fransızcadan, Türkçeye ithal edilen on binlerce sözcükten sadece bir tanesidir. Sendika ve sendikacılık 1700 yıllarında Fransız, İngiliz, Alman, Rus ve diğer Avrupalı sosyalist işçi sınıfının ortak adı olan, komünlerin icadı siyasal, sosyal hukuksal yapıdır. Sendikacılık Marksist felsefi düşünce olduğundan, demokratik yapıya geçemeyen ülkeler, sendikacılığı sosyalist düşman olarak gördüler ve görmeyi sürdürüyorlar. Dünya emekçileri üzerinde etkisini her geçen gün yükselten sendikacılık, dinci ve ırkçı devletleri büyük paniğe sürüklemiştir.

İbrahim Yoldaşın Anısına

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

Fabrikalar bizim
Tarlalar bizim olacaktı
Birlikte üretip birlikte tüketecektik
Bire kırk kazanıp hakça bölüşecektik
Var gücümüzle emperyalizme direnecektik

Hani güneş kararmayacak
Geceler olmayacaktı
İnsanların ruhuna hüzün dolmayacaktı
Herkes okuyacak
Karanlıkta kalan olmayacaktı
Hayatın her alanında
Yolumuz aydın olacaktı
Soyguncuların vurguncuların
Her talanında
Tokadımız suratlarında patlayacaktı

İçimdeki Sancıya Soruşturma,

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

İçimdeki Sancı sorguda.

Gün ışığı perceremden içeriye usulca sızarak dokundu gözlerime,

kaldırdım başımı duvarda asılı saate baktım 07.58 uykum kaçmış içimde tarifi imkansız bir yangın..

Bir çırpıda kendimi lavobaya attım, idrar kanlı mesane boşaldıkca bedenimdeki sızılar da yerini Sükunete bırakıyordu.

30 Ocak'da Ankara üniversitesi Hastanesi'ne yattım porostatit denilen prostat kanserinden kurtulmak için.

Yapılan operesyon' sonunda porostatdan kurtuldum

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.