Ağ Günlükleri

İsmel Enişte

Münevver Ongun kullanıcısının resmi

Sonbaharın başlangıcıydı sanırım. Çardaktaki büyük asmamızın yaprakları geniş avlumuzu kaplar, biz de sık sık temizlemek zorunda kalırdık. Hemen hemen günümüzün tamamı evimizin avlusunda geçerdi. Annem nakış ustasıydı. Her yaz öğrencileri olurdu. Onlara bir aylık nakış kursu verirdi avluda.
 
Beş altı öğrenci makineleriyle gelir, annemden nakış öğrenir giderdi. Bu yüzden kayrak taşlı avlumuzun her zaman temiz olması gerekirdi. Fakat sonbaharda bahçemizdeki yıllanmış koca badem ağacıyla asma, bizi her zaman uğraştırırdı.
 

Turnusol

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Çoğu şarkılaştı şiirlerin
Bakışlar uzak artık samimiyetten,
Başkalaştı
Davetsiz süzüldü bahçemize zaman
İp atladı çocukluğumuzla, seksek oynadı
Yapraklar sarardığında acı sonu hatırlattı sararmak
Yaşama umudumuz sönmesin diye kar yağdırdı Tanrı
Yaşamdaki her şey değişik şekiller aldı
Değişik şekiller verdik 
Yüne, kumaşa, taşa-toprağa ve hatta demire ve çeliğe
Devrimsel bir başkaldırı değişim
Bulaşıcı bir hastalık, aldı esaretine

İnsan, Kültür, Felsefe, Siyaset ve Aleviler -2-

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

               
Kültürlü insan demek her bireyin, Kültür Bilimcisi (Filolog) olması demek değildir. Kültürlülük her şeyi sorgulayan, farklı tüm düşünceleri okuyup doğruya en yakın bilgilerle, kültürel disiplin içerisinde yaşamaktır. Bu istendiği zaman her toplumda en az %80’leri rahat bulacak bir durumdur.
                                                                                         

TUTSAKLIK ÇAĞI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
TUTSAKLIK ÇAĞI
 
artık bizler kolay kolay yara almayanlarız
yine de ne tanrı ne de onun gibi bir şeyiz
tepeden tırnağa et ve kemik
gelecek bizlerin değil
yaratıyor olduğumuz yapay tanrılarımızın
Gılgamış’ın düşü ardı sıra koşarız
ve belki yıkıma ulaşma an meselesi
 
 
güç kaderi,
tatminsizlik bedeli
her  şeye sahip olmak ister tanrı-insan
tahakküm koymak.
hüküm sürmek sonsuz çağa
 
bizi biz olmaktan alıkoyan hastalık
kendi karanlığımıza sürgünlük
bu tutsaklık çağı

Alihan DEMİR ’in "YA STAR - Tanrıça uyandı" adlı romanı hakkında

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
               Alihan DEMİR ’in Sis Yayınları’ndan çıkan romanı, moderniteye dair uzun bir eleştiri diye nitelendirebilir. Karşılaştığım ve okuduğum tek kitabı yine de bir değerlendirme yapacak olursam: YA STAR! Bir çığlık, bir tanrıçanın iç dökümü… Bir kadının çaresizliğinden, çare yaratan yürüyüş anlatısı. Zamane insanının, kadın şahsında kendini; tarihin başlangıcı sayılan Sümer’de Tanrıça İştar kimliğinde bulma arayışı. Özgürlük haykırışı!

“Şiir sızlanmayı değil, şikâyet edilenlerden kurtulmayı, bireysel ve toplumsal kurtuluşu işaret eder.”

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

 “Şiir insanı varoluşsal düzlemde bireysel ve toplumsal bütünselliği içinde yakalayarak ele almalıdır. Kuru bir ideolojik söylem şiire bir şey kazandırmaz, bütüncül bir yaklaşımla şiirini kuruyorsan yeni insanın estetiğinin oluşumuna bir katkı sunuyorsun demektir.”

Müzikte, Sinemada ve Edebiyatta 2000 Sonrası Arabesk Yeniden

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

NotaBene Yayınlarından çıkan derlemede 17 yazar; 2000'li yıllarda arabeskin edebiyat, sinema ve müzikte nasıl yenilendiğini ve mevcut ekonomik/politik iklimden nasıl beslendiğini ele alıyor. Çalışmada “İsyanın dili arabesk mi? Arabesk, rap müzikle nerede tanıştı? Nostalji arabesksiz yapamıyor mu? Müslüm filminin üstünü çizmeden altını çizmek mümkün mü? Neden edebiyatın sokaklarında ‘Bangır Bangır Ferdi Çalıyor?' Behzat Ç. çilekeş mi, çaresiz mi, Che mi?” gibi sorulara yanıt aranıyor.

İs Karası

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Büyük yıkımdan aklımda kalan
İs karası kareler

Yanık yün kokusu geliyor burnuma
Oysa ne itina ile dizerdi yüklüğe anam

Yerlere saçılmış yataklar yorganlar
Savrulmuş dört bir yana kitaplar defterler
Eğilip alıyorum yarısı yanmış defterimi
Göğsüme bastırıp haykırıyorum
Her yer is karası

Salonun çökmüş tavanından
Gökyüzüne bakıyorum
Küme küme yağmur bulutları geçiyor
Yağacaksınız biliyorum

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.