Ağ Günlükleri

‘Annemin gerçek adını bile bilmiyordum’

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Varter Tumacanyan, 1915’in savurduğu hayatlardan biri. 1900’lerin başında Dersim’de başlayan bu hayat, 1982 yılında Kayseri’nin Sarız köyünde sonlandı. Sürgün başladığında genç kızlığa adım atmak üzere bir çocuk olan Varter Tumacanyan, hayatta kalmayı başaranlardan biriydi. Sürgünden hemen sonra bir Alevi gençle evlenen ve hayatı ailesine hizmet etmekle geçen 11 çocuk annesi Varter, hikâyesini anlatamadan gitti öte dünyaya. Kara kefenle gömülen, derdi kendinden büyük bu Ermeni kadının yaşamından kesitler, şimdi en küçük kızı Şirin Tan’ın anlatımlarıyla yaşıyor.

MEMLEKETİMDEN MANZARALAR (1)

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Eskiden, ovanın ortası bataklıkmış. Bataklığın kenarındaki verimli araziler Ermenilere aitmiş. Sinemilli, Kılıçlı, Şıxraşanlı ve Atmalı köyleri bu arazilerin kıyısında, eteklerinde yaşar, sıcaklar çıkar çıkmaz da yaylalara çekilirlermiş. 1920'lerde Ermenilerin temizlenmesiyle ova yeniden pay edilir. Nüfus sahibi aşiret reisleri, halkın bilinçsizliğinden yararlanarak, binlerce yer çevirirler. Hayvancılıkla geçinen, okuryazar olmayan büyük nüfus, beş on, elli, yüz dönüm üzerinde çiftçilik yapar.

EN KÖTÜ ZAMAN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlığın körlüğünden
Ölüm çıka geldi
Erdemsizliğe
Barbarlığı yükleyenler
Göğü sarsan nidalar arasında
Kör vicdanlarını
Dehleyerek
Yürekli insanların yurduna saldırdılar
Til Koçer yanıyor
Zumar kanyor
Lime lime edilen bedenler kızıl kan revan içinde

Çeteler şuh ile
Hu çekerek
Allahtan gelen
Ayetler okuyarak
Kesip döktükleri
İnsanların kanını içerek
Mest olup
Namaz kılarak
En kötü zamanda
Umutları perişan ettiler
Şengal ovası tarumar,Rabiya’da kan kokuyor bu yaz

Canı Cehenneme

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Canı cehenneme rahat rahat uyuyanın
 Kapısını örtenin perdesini çekenin
 Cani cehenneme yüreği yalnız kendiyle dolanın
 Duvarları ancak çarpınca görenin
 Orda dağlarda birer birer mezarlık
Bulutlar kan salkımı sular toprakta
 Düğüm
Canı cehenneme
 Camlarında paramparça cesetler uçarken
Dünyayı tüketenin cani cehenneme
 Canı cehenneme
Ölüm hücrelerinde umutlarım sönerken
Aşkları tüketenin cani cehenneme
 Canı cehenneme başkasının yangınıyla ısınanın
 Evini ısıtıp yemeğini pişiren

Kaçak Gecekondu 2

Şenol Durmuş kullanıcısının resmi

Sonrası malumunuz çöküş ve geriye dönüş seferleri başlıyordu. İstanbul’un fethinde de köylülere söz verilmesine rağmen şehir alındıktan sonra hiçbir köylü şehre sokulmamış geriye memleketlerine davul zurnayla yollanmıştı. Bin yıllık bir krallık otoritesini yıkan mavi gözlü adam 1923’ten sonra İstanbul’un kapılarını köylülere açmıştı. Yüzlerce yıldır İstanbul hayaliyle yanıp tutuşan köylüler nihayet yola çıkıyordu. Yine padişahlık dönemlerinde olduğu gibi bir yolculuk başlıyordu. Ama bu defa ellerinde herhangi bir kılıç ya da balta yoktu.

DİLÊ ME XOPAN KİRİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Hawar zû werin stargehê me çêkin
Gundên me hilşandin malan avakin
Neyarên lawir çavberdan canên me
Dilê me birîn e derdê me pakin

Ketin nav perestgehan û nav dêran
Jiyanan gel xera kirin û hêran
Dîsa çax dîsa dan me herimandin
Stûyên zarokan jî dan ber kêran

Misilmanan dest-pîyê me jê kirin
Roja me reş dilê me xopan kirin
Wijdanê wan tune hemû kujtarin
Peneberên Mexmur’ê dan koç kirin

Uyandıran Mevsim

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yarınları yalnızlığında büyüten tutsak nehir
Hasta bir beden 
çağlayan bir beyin
direnir, üretir 
yaralı bir ülke beklemekte
bir düşman ki yeminli
-soğuk yürekler umursamaz-
ağlayan gözler umutlu
merihlere akan nehir soluklu
hapsedilebilinir mi bu nefes
bu deniz taşıyabilir mi 
çağlayan özgürlüğü bağrında
sığdırabilir mi sınırlarına
bu direnen asi yüreği
bu deniz yanılmaz mı
yanılır da boğulmaz mı
taşan nehrin sularında
adım adım büyüyen
yarının özgür ülkesinde 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.