Ağ Günlükleri

Altın Dişli Kalender Teyze…

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Tüpçü Şahin bir gün annesini bize bıraktı.  ‘‘Yapılacak işlerim var.‘‘ dedi. “İşim biter bitmez gelir alırım.“ Bir köşede sessizce duran annesine, “Meraklanma ana sen.” diyerek çekip gitti.
Hava güneşliydi. Bunu fırsat bilip evimizin arka bahçesine geçtik. Yere kilim serip oturduk. Kalender Teyze anlatıyor, biz gülüyorduk. Konuşmasının ortasında annem çıkageldi. 
“Hava çok sıcak; uyuyamadım,” dedi. Kalender Teyzeyi fark edince, ‘‘Bu kadın da kim?‘‘ diye sordu kulağıma eğilerek.
‘‘Kalender Teyze,‘‘ dedim. ‘‘Tanıştırayım annem.‘‘

İKİ YOLCU

Rauf Akar kullanıcısının resmi

Ben eski arabaları kullanarak çok şeyler öğrenmişimdir. Örneğin araba aniden istop etti. Hemen kaputu açarsınız ve akü başlıklarını kontrol edersiniz. Çünkü gevşemiş de olabilir. Ya da araba şarj etmiyordur ve şarj motorunun kömürleri bitmiş de olabilir. Bunlar biraz da teknik işlerdir, ama bir şoför tarafından bilinmesi gereken bilgilerdir. Arabalar genellikle, belli başlı arızalardan dolayı yolda kalırlar. Son model arabalar daha karmakarışık, beyinleri falan varmış güya. Eski eski arabalar beyinsiz miydi sanki?

İFTAR YEMEĞİ

Oya Uslu kullanıcısının resmi

Oturduğu banka çöker gibi kendini bıraktı, ellerini gevşek bir şekilde iki yana saldı. ‘Aç karınla da bu kadar yol çekilmiyor.’ diye bezginlikle düşündü. Yine de her an kalkabilirdi. Çünkü burada olmaktan çok utanıyor, kendini düşmüş hissediyordu. Bir yandan, ‘Ne arıyorum ki burada, gitmeliyim.’ diyordu iç sesi; diğer yandan, ‘Çok açım.’ Bir yandan, ‘Ben Engin Sezer, bir zamanlar ithalat ihracat firması olan, yanında on beş işçi çalıştıran, okumuş, iyi eğitim almış Engin.’ diyordu; diğer yandan, ‘Boş ver, burada nasılsa beni kimse tanımaz.’ 

DİVANÊ GİBİ

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

olmasaydım böyle, divane gibi
budala, abdal bir aşık
anadan doğma sırılsıklam
suya 
toprağa
çiçeğe
dağ başındaki ceylana
dere boylarında şelaleleri aşan bir balık gibi
dörtnala gider gibi
peşine düşmeseydim sevdanın
saçları karma karışık
toz toprak içinde
güneşin anlında yanmış
esmer yüzünde parlayan gözlerine
aşık olmasaydım
acı çeker miydim böyle.

DEWA XECE

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

YÜKSEK DAĞLARIN ARASINDA YOL GİTMEZ KERVAN GEÇMEZ, DERİN BİR DERE KENARINDA BİR BAHAR 
AYINDA, CANLANAN  CÜMLE HAYATLAR GİBİ BERRAK BİR GÜNEŞ VE GÖKYÜZÜ
ALTINDA YAŞAYAN ZAZA HALKINDAN KÜÇÜK BİR KÖY.
 
KAM ZONENO çon hazar sero qe ma sere nê hord de fetelim. ebe zone xo jubinde Qeskem, 
jubinde lâQo kem, jubinde dâm pêro, yem were, beme haşt, jubinde bem kewra, bem xınami, 
zewecim bem çe, domane ma bene, çene qo lace qo kem gırs, eqe pırnqa xo gônbô xo şaşkem 

Anketçi

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

İçeriye bir kız, bir de erkek girdi. Üzerlerinde bir tüp firmasının üniforması vardı. Anam buyur etti onları.

“Çay içer misiniz?“ diye sordu kibarca.

Başlarını “içeriz“ anlamında salladı ikisi de… Çaylarını içerlerken erkek olanı, kendini kısaca tanıttı ve ne amaçla burada bulunduğunu belirt­tikten sonra sorulara geçti;

“Evinizde hangi marka tüp kullanıyorsunuz?’’

XWEŞ BAJAR E QERS

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Tu pir rindî pir xweşî bajarê me
Raborîya te kevne welatê me
Gul, kulîlkên te şêrîn û rengî nîn
Evina hemû gelani Qers’a me

Diyarê geş qesra te jî bilind e
Tu şewq î tu şemal î bajarê me
Dorhêlên te çem û robar, newal in
Tu warekî pir şêrîn î Qers’a me

Qers’a rind wargehê kulîlkan î
Dorhêlên te zozan in, bajara geş
Gund û taxên te zehfin diyarê kesk
Tu rûmeta gelanî bajarê xweş

Uyan taş duvar!

Necat Orhan kullanıcısının resmi

Yaşadığım her anda
Baktığım tüm mecralarda
Benzerlik buldum senden
Sen yüreğimin vazgeçilmezi
Ne sevdiğin, ne sevmediğin umurumda
Zirveler tarih yazar
Kar üstüne düşmüş sığırcık
Ovada kekliğim aç olsa da
Esse de rüzgâr batıdan ihanet dolu
Aklıma gelen her şey gülümser
Kana doğranan ekmek
Gözyaşları seneleri sular
Onlar ki, ırmaktan denize,
Dertleri sürükler, tek çift
Tek şey yaşama bağlar
O sonbahar yağmuru kadar ıslak
Bir tomurcuk kadar kıpır kıpır
Ortadoğu’da can çekişir onca hayat…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.