Ağ Günlükleri

Mücevher Hanım

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

“Önce şunu bilmeni isterim, benim hayatım hiçbir kadının hayatına benzemez. Gül dalında avaz çeken bülbül neyse, ben oyum. Çok şey yaşadım, hiç kendimde kalamadım. Eğer hayatımı iyi kaydeder de romanlaştırırsanız bütün kadersiz kadınlar okur, ibret alırlar. Bu arada senin hayatın da kolaylaşır. Eğer karar verirsen, bugünden anlatmaya başlarım.”

Besbelli ki kadın, varlığını gösterebileceği bir araç arıyordu. “Hayatını dinlemeden karar veremem,” dedim. “Roman yazmak kolay değil.”

XAMZE ÇALA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ez rêketim yar bê haye     
Qet kêfa min jî tuneye
Bi rojan e xwîn dikuxim
 Arîşena min nemaye
Gul, kulîlkên ser deştan e
War,wargehê her geştan e
Hêvîdar im yar bê ba min
Ew bax- baxçên bihuştan e  
Pir xemgînîm ev çi hal e  
Ez ça bikim? Ev zor sal e
Xezela min ji min dûr e
Ew lêv sor û xemze çal e
Derd û xemên min rê nedan
Qîr, qetran ser min de berdan
Ax  jan ket nav dilê  min
Gulên baxên min venedan
Kewa min, can  xezala min
Çima pirsnakî rewşa min

Yıkıldı Kent/Sustu Çocuklar

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Yakıp yıktılar kenti
Sustu çocuklar
Yerde yatan insanlara
Gözleri
Çanaklarından çıkacakmış gibi baktılar
Kanları göllendi başlarının altında
Kimi öldü
Kimi çırpındı
Kalkamadılar yerlerinden
Ağıtlar yükseldi/ alçaldı
Benzemedi artık
Hiçbir şey eskisine
Çocuklar da gülemedi
Eskisi gibi yine
Ne başlarında anaları kaldı
Yar gibi
Ne de
Bağdat göründü artık
Eşsiz bir diyar gibi

Bir Yasaklı Sevdayım'dan

Gejo

Erdinç Şener kullanıcısının resmi

Adını kimse bilmezdi belki. Küçücük bir kulübede dört adımlık bir yerde oturur gün boyu gazete ve dergi taşırdı. Onu ilk gördüğümde yarım yamalak Türkçesi ile yüzümüze bakıp konuşan bu adam içimi ısıtmıştı. Kısa boyu ve kara kuru suratıyla, Dağ Kapı meydanında baraka-büfe karışımı yerde otururdu. Elinde bozuk paraları ile oynar meydandan gelip geçen kızlara kaş altından gizli gizli bakardı.

Kadın

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi
Yarım adamsın kardeşim yarım
Yaşam nasıl devam eder sevilmezse kadın
Bir bildiği vardır elbet, eşiyle uçan turnaların
 

    Bana şarap sunma meyhaneci esrarengiz olmama gerek yok. Sarhoşluğuma sayıp heba edecek zamanım da yok. An bir daha yakalanmayacak kadar uzak ve an yaşanmazsa, zehir olan bir tuzak ve her tuzak, kendi ellerimizle hapsettiğimiz mutluluklardan oluşur.

Bir Yanım Eksik Kalır

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Bir yanım eksik kalır hep 
yalnızlaşırım 
omuzlarıma karanlık çöker... 

yokluğunda 
iyisi mi diyorum 
seni içimden koparıp atmalıyım 
sonra vazgeciyorum... 

kurtulmak olası mı senden 
sen yine de 
gitmek istiyorsan hadi git 
çok uzaklara... 

mutlu olacaksan eğer 
üzüntü(m)n bende kalsın 
sen kokan gülüşlerin 
saklı bende... 

sen giderken baharım soldu 
gözlerin bende battı 
sevinçlerim yok oldu 
sensizliğinle soldum...

Söğütler...

ADNAN DURMAZ kullanıcısının resmi

Bilmem ki bekleyen var mı yolumu 
Bir yanda savaşlar olurken 
Dövmeye devam etti denizler umursamazca Kıyılarımı 
Ve su başlarında serin serin savrulur salkım 
söğütler 
Ben yürürüm katliamlar kan akıtır içimde 
Bülbül sürdürür türkülerini 
Diriltir eski coşkularımı kin halinde 
Haksızlıklar-haksız yere düşenler 
Her solukla kanayan sızım sızım zindanlar 
Yüreğim isyan bombası yara yara giderim.. ''

bir ben kalmışım

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Bülbülüm:
altın kafeslerde değil,
salmıştım semaya
özgürlüğün hatırına
uçsun, yücelerde süzülsün diye
alır başını giderdi
kim bilir ne zaman gelir diye
yolunu beklerdik
hiç bilemezik
birgün gelemez diye
cenneti ararken
yorgun argın
kanadı kırılır
koca dağların öte yüzünde
kim bilir hangi uçurumda
tutuna bilir mi yalnız başına?
 
gülüm:
hayalci, uslanmaz
güneşlere uzanır
açar dallarını 
her dalında üç tomurcuk
aşk, kavga, özgürlük için

zulüm

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Zulüm:
ciğerlerin yerinden sökülür gibi
ölümcül değil ama
koca bir demprem de
yıkıntılar altında can çekişmekmi?
ölümü tatlı bir hayal gibi beklemekmi?
ruhun cenderede
hayat kan revan içinde
en sevdiklerin
silahların nişangahındayken
çaresizce umut etmekmi?
zulüm karabasan uykulardan
hiç uyanmak istememek  mi?
kuzularını kurt boğazlamış
silahsız, savunmasız ceylan gibi
uzaklardan seyretmekmi ?
geride kalan yavrularını bırakamayıp  
yollara düşmemek,
günlük hayatın cenderesinde

DOKUNMAYIN

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

bırakın,
dokunmayın, 
eliniz yanar
kor ateşlerim, 
değmesin size
ben yanarken için için
başka yüreklere su serpemem
güvenemem kendime
gülmeyen yüzüme nasıl bakarsın?
yüreğim titrer, 
ellerim titrer, dokunamam
bırakın kendi ateşlerimde kavrulayım
kömür karası ruhum
yangınlarımın isi bulaşmasın 
değmesin sevdalarınıza
elimde değil
kime dokunsam Canı yanar
yazıktır size.
 
öyle alıştımki acılarıma
hiç eskimez
hergün tazelerim
acılarımı yedirirken ruhuma

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.