Ağ Günlükleri

Bir Ayrılık Şarkısı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 Elinde kumanda aleti, başladı kanallar arası gezinmeye. Bu uğraşı bir müzik kanalında şimşek gibi son buldu! Onu yıllar öncesine davet eden bir şarkı çalıyordu... Dondu âdeta! Nefesi daraldı. Derin bir iç çekti. Şarkı onu birkaç saniye içerisinde kendinden kopardı aldı yıllar öncesine, yetmiş sekizli yıllara götürdü. Ve özlem dolu bir gezintiye çıkardı. Hani şu 18 yaşlarında olduğu; kabına sığmayan, enerjik dönemini yaşayan, yarın bakışlı, özlemleri deniz, hasretleri okyanus olduğu zamanlara.

Mario Levi: Ülkemde bunları yaşamak da varmış

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yapıtlarındaki hümanist söylemle tanınan Mario Levi, duyduğu üzüntüyü, “Gazze’deki bu acıklı savaşın ve masum çocukların ölümünün içimi nasıl dağladığını anlatmaya kelimeler yetmiyor. İliklerime kadar sevdiğim ülkemde bunları yaşamak da varmış" dedi, ''bu ölümlerin ‘edebiyatı’ yok” .

bombalanan çocuk

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

ağlamayı naz için!
gülmeyi doyasıya bilirdim
kucak kucak paylaşılamazdım
ne korku bilirdim ne kaçmayı
canım ne zaman istese sokağa fırlardım
bilirdim gözler hep üstümde
üzerime titrerlerdi
anneye, babaya, güvenirdim
ablalara, abilere duyduğum güvenle
pervasızca özgürdüm sokaklarda
yapılan telaşlı uyarıları hiç anlamadım
zira sizler varken yanımda,
neden korkacaktım?
bir anda oldu her şey
kulaklarımı sağır eden patlamaların ardından
kulaklarımdan beynime uğultular vururken

üç dilim

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

yüz yıllardır
deng bejler söylüyor
her acıyı bir fotoğraf gibi anlatır
Sesini duyarım
avazını duyarım ta derinden
öyle derinden ki 
ruhumun kapalı mekanlarında yankılanır
söylediklerinin çoğunu anlamasam bile
hepsinin karşılığı var bende
öyle tanıdık ki!
sanki dün söylenmiş gibi taze
benim için söylenmiş gibi
üzerime alınırım
kulak veririm
kendi acılarım dile gelir

Sevgi’nin Üvey Ninesi,

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

İki katlı sırça yapılı eski Rumlardan kalma geniş bir bahçesi olan, alt katta oturma odamız ve mutfakla bir salonumuz vardı, üst katta üç odamız, birinde annem ve babam, diğerinde erkek kardeşlerim,  ötekinde ben, kız olduğum için şanslıydım, tek kalırdım. Fato geldiğinde onun koynunda yatmayı çok severdim, tüm sıcaklığını bedenimde hisseder babamın anlatılarında onu daha bir başka severdim..

ACILARI DA, İSYANLARI DA GÜZEL TAŞIRSIN SEN.

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Yanı başınızda olduğunu bildiğinizde, o yaşından çok genç yüreğiyle düşmana çatan uzlaşmaz sesini duyduğunuzda, sınırsız bir gücün sizi sarmaladığını anlarsınız. Hüznün o garip ve sizi alt üst eden duygulanımıyla dolar taşarsınız.
Her cumartesi, bel ağrısını ve daha bir dizi hastalığına rağmen hiçbirini bahane etmeden İstanbul'un en uç semtinden şikâyetsiz biçimde gelip Cumartesi Anneleri Meydanında (Galatasaray Meydanı) bulunmayı bir yaşama nedeni sayan Güzel Ana'dır bahsettiğim.
 
O vakur ve biz çocuklarına, gözlerine yüreğini oturtarak bakandır Güzel anam. 

Bahçedeki Tuvalet

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Baktık derneğin kapısı açık, girdik içeriye. Kadınlar baş başa vermiş, aralarında neşeyle konuşuyor ve şakalaşıyorlardı. Birbirlerine takılmıyor da değillerdi bu arada.
Selam verip selam aldık ve bir köşeye iliştik. Kadınlar bizi görünce sohbeti kesip politik konulara girdiler. Kıymet Hala hararetle bir şeyler anlatmaya başlamıştı ki, annem sözünü kesti ve bize dönerek:
“Bakmayın siz bunun böyle sert konuştuğuna,” dedi. “Geçen sizden dergi almasın diye kızı Nesrin’i bahçedeki tuvalete kapatmış, üzerine de kapıyı kilitlemiş.”

Alevi’nin Kestiği Yenmez

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

“Varlığımın tek nedeni oğlum Savaş,” diyordu da başka bir şey demiyordu. Savaş’ın yirmi ay süren askerliği boyunca kendisine çektirdiği sıkıntıyı, çileyi, kimi görse yoldan alıkoyup zorla anlatıyordu. Anlatırken de yeniden yaşıyordu o günleri. Gözleri büyüyor, kaşları çatılıyor, renkten renge giriyordu. Böylece stresini atıyordu. Anlatmasa sanki çatlar giderdi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.